Sende Birşeyler Söyle…

Şub 19th, 2009
1.654 Görüntülenme | 6 comments

comment-box-okcancelBuraya nerden geldiğinin önemi yok sevgili okuyucum, ama memnun gitmen benim için önemli eleştirmen de benim için çok çok önemli.
Yani diyorum ki gelmişken birşeyler karalasan,yorum yapsan (:
Eminim seni ilgilendiren tek bir yazı dahi vardır, eğer yoksa söyle onuda yazalım.
Evet şimdi bunu okuduysan aşağıya bişeyler yaz bakalım. :)

Tasarımcılar İçin Mükemmel Araç: GiniPic

Şub 18th, 2009
1.874 Görüntülenme | 7 comments

2009-02-02_191319 Tasarımcı değilim ama daima bir kaç parça resim,fotoğraf,icon vs.  ihtiyacım olmuştur halen de oluyor, bende herkes gibi internette arıyorum işime yarayanları kullanıyorum. Bu işlem biraz uzun ve zahmetli bir işlem işte bu zahmetten bizi “ginipic” kurtarıyor.

Bu mükemmel araç sayesinde küçük bir arayüzde arama yapıyoruz, programımız internette bolca kaynakdan arama yapıyor ve görselleri karşımıza çıkarıyor, bize düşen ise sadece görseli tutup sürüklemek ve kullandığımız grafik programına veya herhangi bir yere atıyoruz hepsi bu kadar. Şimdi aracımızı kendi yaratıcılarının dilinden görelim;

Devamını oku…

5. Dünya Gençlik Kongresi

Şub 9th, 2009
2.779 Görüntülenme | 2 comments

wycDünyanın en büyük ve en prestijli gençlik organizasyonu olan Dünya Gençlik Kongresi’nin beşincisi bu yıl e-gençlik derneğinin büyük başarısının sonucunda Türkiye’de yapılacak. Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsünün ev sahipliğini yapacak olduğu kongre dünyanın dört bir yanından gelen  gençleri ağırlayacak.

Devamını oku…

Krizin Batsın

Oca 10th, 2009
2.669 Görüntülenme | 2 comments

Krizin Batsınimages

Birikti bankada tüm borçlar
Sayfa sayfa ihbarlar, oku için açılsın
Her günüm bakkal kasap atlatmakla başlar
Ahımı hak ettin, krizin batsın

Bilseydim isyana yer yok memlekette
Yıllardır uğraşmazdım muhalefet diye
Kan emici, siyonist dedim hükümetine
Zammı mı vermedin, krizin batsın

Devamını oku…

Köprü

Ara 29th, 2008
3.335 Görüntülenme | 3 comments

kopru

Bir zamanlar, birbirine bitişik iki çiftlikte yaşayan iki erkek kardeş vardı. Günlerden birgün bu iki kardeş arasında bir anlaşmazlık başgösterdi. İki kardeş arasında o zamana değin ilk kez görülen bu anlaşmazlık, giderek büyüdü ve kardeşler arasında ayrılığa neden oldu. İki kardeş, birbirlerine yalnızca küsmekle kalmadılar, yıllardır ortaklaşa kullandıkları tarım makinelerine değin sahip oldukları tüm araç gereçlerini ve mal varlıklarını da ayırdılar.

Devamını oku…

Yakamoz Nedir?

Ara 27th, 2008
6.783 Görüntülenme | 1 Yorum

yakamoz

Nedense herkes yanlis bilir, Yakamoz Ayin isiginin suya, denize savki
degildir. Onun adi ayin savkidir.Yakamoz aksine Ay olan
gecelerde olmaz..
Yakamoz bir canlidir, latince ismi Noctiluca Milliaris olan bu canli ayni
bir ates böceginin denizde yasayan versiyonudur. Limunisans maddesini
vücudunda barindiran bu canliya dokunuldugunda bir isik saçar.

Devamını oku…

Windows Live Writer – Windows Live Yazar

Ara 24th, 2008
3.920 Görüntülenme | 5 comments

wly2

Windows Live 9 ile birlikte gelen en güzel bileşeni paylaşmak istiyorum,yani Windows Live Writer microsoft sonunda blog yazarlarınıda düşünmüş.

Bütün bloglar ile uyumlu çalışan program ,Windowsun geniş Live ağı ile birlikte çok kullanışlı şekilde hazırlanmış.

Şimdi biraz inceleyelim;

Devamını oku…

Kurban Bayramı

Ara 7th, 2008
4.567 Görüntülenme | 1 Yorum


İbrahim ‘Ey Rabbim, bana iyilerden (bir oğul) ihsan et’ dedi. Biz de kendisine yumuşak huylu bir oğul müjdeledik. Oğlu yanında koşacak çağa gelince, ‘Ey oğlum, ben seni rüyamda boğazladığımı gôrüyorum, bir düşün, ne dersin ?’ dedi. (İsmail) Babacığım, sana ne emrolunuyorsa yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın.’ dedi. Her ikisi de Allah’a teslim oldular (Allah’ın emrine boyun eğdiler). İbrahim, oğlunu şakağı üzerine yatırdı. Biz de ona şöyle seslendik: ‘Ey İbrahim, rüyana gerçekten sadakat gösterdin, şüphesiz ki bu apaçık bir imtihandı.’ Dedik ve ona (İsmail’e karşılık ) büyük bir kurbanlık fidye verdik. Kendisine sonradan gelenler için de iyi bir nam bıraktık. Selam olsun İbrahim’e. İşte biz iyilik yapanları böyle ödüllendiririz. Çünkü 0, bizim mümin kullarımızdandır.” (1)
Görülüyor ki, Kur’an da Hz. İbrahim’in gördüğü rüyanın vahiy olduğunu teyit etmiştir. Çünkü Cenâb-ı Hak kendisine seslenirken: “Ey İbrahim, gördüğün rüyaya gerçekten sadakat gösterdin
.

Bayramınız Mübarek Olsun.

Bir Bilgi Denizinin Desteğe İhtiyacı Var

Ara 7th, 2008
1.553 Görüntülenme | Henüz yorum yok.

Yakın arkadaşım Ahmet güzel projesi için bilgisine güvenen arkadaşlara bir çağrıda bulunmuş.  En büyük ve tek özelliği Özgün Makale olan Makale Dünyasında yayınlanmak üzere özgün içerik yazmak ve paylaşım amacı güdülerek ortaya çıkan bu projenin deteğinize ihtiyacı var.

İnternet artık video izleme ve forumlarda geyik yapma aracının dışına çıkmalı, bu da ancak insanlara internetde aradığını vererek gerçekleşir. Hep birlikte bir bilgi denizi ortaya koyabiliriz sende bir yazı yaz internete katkın olsun.

Devamını oku…

Tıkandı Baba

Ara 5th, 2008
2.962 Görüntülenme | 4 comments

Sultan Mahmut kılık kıyafetini değiştirip dolaşmaya başlamış. Dolaşırken bir kahvehaneye girmiş oturmuş. Herkes bir şeyler istiyor.
Tıkandı Baba, çay getir!..
Tıkandı Baba, kahve getir!..
Bu durum Sultan Mahmut’un dikkatini çekmiş.
– Hele baba anlat bakalım, nedir bu Tıkandı baba meselesi?
– Uzun mesele evlat, demiş Tıkandı baba.
– Anlat Baba anlat! Merak ettim deyip çekmiş sandalyeyi.
Tıkandı baba da peki deyip başlamış anlatmaya;

Bir gece rüyamda birçok insan gördüm, her birinin bir çeşmesi vardı ve hepsi de akıyordu. Benimki de akıyordu ama az akıyordu. “Benimki de onlarınki kadar aksın” diye içimden geçirdim. Bir çomak aldım ve oluğu açmaya çalıştım. Ben uğraşırken çomak kırıldı ve akan su damlamaya başladı.
Bu sefer içimden “Onlarınki kadar akmasa da olur, yeter ki eskisi kadar aksın” dedim ve uğraşırken oluk tamamen tıkandı ve hiç akmamaya başladı.Ben yine açmak için uğraşırken bir zat göründü ve: “Tıkandı Baba, tıkandı. Uğraşma artık”, dedi. O gün bu gün adım “Tıkandı Baba”ya çıktı ve hangi işe elimi attıysam olmadı. Şimdi de burada çaycılık yapıp geçinmeye çalışıyoruz.
Tıkandı Baba’nın anlattıkları Sultan Mahmut’un dikkatini çekmiş. Çayını içtikten sonra dışarı çıkmış ve adamlarına:
“Her gün bu adama bir tepsi baklava getireceksiniz. Her dilimin altında bir altın koyacaksınız ve bir ay boyunca buna devam edeceksiniz” demiş.
Sultan Mahmut’un adamları peki demişler ve ertesi akşam bir tepsi baklavayı getirmişler. Tıkandı Baba’ya baklavaları vermişler. Tıkandı Baba baklavayı almış, bakmış baklava nefis.
– “Uzun zamandır tatlı da yiyememiştik. Şöyle ağız tadıyla bir güzel yiyelim” diye içinden geçirmiş. Baklava tepsisini almış evin yolunu tutmuş. Yolda giderken “Ben en iyisi bu baklavayı satayım evin ihtiyaçlarını gidereyim” demiş ve işlek bir yol kenarına geçip başlamış bağırmaya.
Taze baklava, güzel baklava!
Bu esnada oradan geçen bir adam baklavaları beğenmiş. Üç aşağı beş yukarı anlaşmışlar ve Tıkandı Baba baklavayı satıp elde ettiği para ile evin ihtiyaçlarının bir kısmını karşılamış.
Müşteri baklavayı alıp evine gitmiş. Bir dilim baklava almış yerken ağzına bir şey gelmiş. Bir bakmış ki altın. Şaşırmış, diğer dilim, diğer dilim derken bir bakmış ki her dilimin altında altın var. Ertesi akşam adam acaba yine gelir mi diye aynı yere geçip başlamış beklemeye. Sultanın adamları ertesi akşam yine bir tepsi baklavayı getirmişler. Tıkandı Baba yine baklavayı satıp evin diğer ihtiyaçlarını karşılamak için aynı yere gitmiş.
Müşteri hiçbir şey olmamış gibi: “Baba baklavan güzeldi. Biraz indirim yaparsan her akşam senden alırım” demiş. Tıkandı Baba da “Peki” demiş ve anlaşmışlar. Tıkandı Baba’ya her akşam baklavalar gelmiş ve adam da her akşam Tıkandı Baba’dan baklavaları satın almış. Aradan bir ay geçince Sultan Mahmut:
“Bizim Tıkandı Baba’ya bir bakalım” deyip Tıkandı Baba’nın yanına gitmiş. Bu sefer padişah kıyafetleri ile içeri girmiş. Girmiş girmesine ama birde ne görsün bizim tıkandı baba eskisi gibi darmadağın. Sultan:
– “Tıkandı Baba sana baklavalar gelmedi mi?” demiş.
– Geldi sultanım!
– Peki ne yaptın sen o kadar baklavayı?
– Efendim satıp evin ihtiyaçlarını giderdim, sağ olasınız, duacınızım.
Sultan şöyle bir tebessüm etmiş.
“Anlaşıldı Tıkandı Baba anlaşıldı, hadi benimle gel” deyip almış ve devletin hazine odasına götürmüş.
“Baba şuradan küreği al ve hazinenin içine daldır küreğine ne kadar gelirse hepsi senindir” demiş. Tıkandı Baba o heyecanla küreği tersten hazinenin içine bir daldırıp çıkarmış ama bir tane altın küreğin ucunda, düştü düşecek. Sultan demiş;
“Baba senin buradan da nasibin yok. Sen bizim şu askerlerle beraber git onlar sana ne yapacağını anlatırlar” demiş ve askerlerden birini çağırmış.
“Alın bu adamı Üsküdar’ın en güzel yerine götürün ve bir tane taş beğensin. O taşı ne kadar uzağa atarsa o mesafe arasını ona verin” demiş.
Padişahın adamları ’peki’ deyip adamı alıp Üsküdar’a götürmüşler.

Baba hele şuradan bir taş beğen bakalım, demişler.
Baba, “niçin?” demiş. Askerler:
“Hele sen bir beğen bakalım” demişler. Baba şu yamuk, bu küçük, derken kocaman bir kayayı beğenip almış eline.
“Ne olacak şimdi” demiş.
“Baba sen bu taşı atacaksın ne kadar uzağa giderse o mesafe arasını padişahımız sana bağışladı” demiş.
Adam taşı kaldırmış tam atacakken taş elinden kayıp başına düşmüş. Adamcağız oracıkta ölmüş. Askerler bu durumu Padişah’a haber vermişler. İşte o zaman Sultan Mahmut o meşhur sözünü söylemiş:
“VERMEYİNCE MABUD, NEYLESİN SULTAN MAHMUT!”