Kaz Göndersem Yolar mısın?

Eyl 5th, 2009
9.154 Görüntülenme | Henüz yorum yok.

Çok soğuk bir kış günü padişah, tebdil’i kıyafet gezmeye karar vermiş. Yanına başvezirini alıp yola
çıkmış. Bir dere kenarında çalışan yaşlı bir adam görmüşler… Adam elindeki derileri suya sokup,
döverek tabaklıyormuş. Padişah, ihtiyarı selamlamış:

- “ Selamünaleykum ey pir’i fani…”

- “ Aleykümselam ey serdar’ı cihan…”

Padişah sormuş:

- “ Altılarda ne yaptın ?”

- “ Altıya altı katmayınca, otuz ikiye yetmiyor…”

Padişah gene sormuş:

- “ Geceleri kalkmadın mı ?”

- “ Kalktık…Lakin, ellere yaradı…”

Padişah gülmüş:

- “ Bir kaz göndersem yolar mısın ?”

- “ Hem de ciyaklatmadan…”

Padişahla başvezir adamın yanından ayrılıp yola koyulmuşlar. Padişah başvezire dönmüş:

- “ Ne konuştuğumuzu anladın mı ?”

- “ Hayır Padişahım…”

Padişah sinirlenmiş.

- “ Bu akşama kadar ne konuştuğumuzu anlamazsan kelleni alırım.”

Korkuya kapılan başvezir, Padişahı saraya bıraktıktan sonra telaşla dere kenarına dönmüş. Bakmış
adam hala orada çalışıyor …

- “ Ne konuştunuz siz Padişahla…”

Adam, başveziri şöyle bir süzmüş:

- “ Kusura bakma. Bedava söyleyemem. Ver bir yüz altın söyleyeyim..”

Başvezir, yüz altın vermiş.

- “ Sen Padişahı, serdar’ı cihan, diye selamladın. Nereden anladın Padişah olduğunu..”

- “ Ben dericiyim. Onun sırtındaki kürkü Padişahtan başkası giyemezdi..”

Vezir kafasını kaşımış.

- “ Peki, altılara altı katmayınca, otuz ikiye yetmiyor ne demek…”

Adam, bu soruya cevap vermek için de bir yüz altın daha almış.

- “ Padişah, altı aylık yaz döneminde çalışmadın mı ki, kış günü çalışıyorsun, diye sordu. Ben de,
yalnızca altı ay yaz değil, altı ay da kış çalışmazsak, yemek bulamıyoruz dedim.”

Vezir bir soru daha sormuş…

- “ Geceleri kalkmadın mı ne demek ?” Adam bir yüz altın daha almış.

- “ Çocukların yok mu diye sordu..Var, ama hepsi kız. Evlendiler, başkasına yaradılar, dedim…”

Vezir gene kafasını sallamış.

- “ Bir de kaz gönderirsem dedi, o ne demek…” Adam gülmüş:

- “ Onu da sen bul…”

Wentto F003 Uyumlu Oyun ve Programlar

Ağu 31st, 2009
53.948 Görüntülenme | 168 comments

wentto-f003-programlarMerhaba,

Şu anda telefonumda yüklü olan ve işinize yarayacağını düşündüğüm. Wentto F003 uyumlu bazı program ve oyunları burada paylaşıyorum. Hoşuma giden güzel programlar çıktıkça sayfayı güncelleyeceğim.

Buyrun….

Devamını oku…

Kürt Açılımı Saçılımı…

Ağu 26th, 2009
1.338 Görüntülenme | 2 comments

Yılmaz Özdil’in bu yazısını hiç yorumlamadan aktarmak istiyorum, yorum size kalmış;
27 senedir gazetecilik yapıyorum… Ve, çalışma hayatımın en enteresan
“sansür” olaylarından biri geldi başıma… “Açılım”ı destekleyen
arkadaşların, iyi okumasını öneririm.

*

Tatilden döndüm…

“Kürtçe” başlıklı

bir yazı yazdım.

Bugün çıkacaktı.

*

Şöyle başlıyordu:

“Kimimiz Türk, kimimiz Kürt, kimimiz Laz, kimimiz Çerkez… Yahudimiz,
Rumumuz, Ermenimiz, Rus gelinlerimiz, Alman damatlarımız; uzatmayayım,
’mozaik’ derler, değiliz aslında, ’ebru’yuz, koskoca bir aileyiz… Ve,
ortak bir vatanımız, ortak bir resmi d ilimiz var bizim; Türkçe… Bizi,
biz yapan.”

*

Şöyle devam ediyordu:

“Dünyaya entegreyiz; İngilizce de öğreniriz, Japonca da… Elbette,
anadilini de, mesela Kürtçeyi de öğrenmek en doğal hakkıdır yurttaşların…
Ama, bu doğal hakkı, ’açılım’ adı altında, ’resmi dil’ haline dönüştürmeye
çalışmak, bizi biz olmaktan çıkarmaz mı? ’Bizi bize yabancı’ hale getirmez
mi? İki lisanlı toplum olursak eğer… Birlikte yaşamak isteyen,
sorunlarını konuşa konuşa çözme iddiasında olan, ancak, birbirinin dilinden
anlamayan bir toplumu, hangi tutkal bir arada tutabilir?”

*

Ve, şöyle bitiyordu:

“Silahla beceremeyen bölücülerin tuzağına düşmemeli Türkiye… Kanın
durması için teröriste bile şefkat gösterilebilir; bakarsın, t atlı dil
yılanı deliğinden çıkarır… Fakat, farklı dil, kardeşi kardeşe yabancı
haline getirir, ki, terörden tehlikelidir.”

*

Yazı buydu.

Peki “sansür” nerede?

Şurada…

*

Yazıyı Kürtçe yazmak istedim!

*

Hayır…

Amacım, Türkiye’nin en etkin gazetesinde ilk Kürtçe makaleyi yazan kişi
olmak değildi… Yukarıdaki satırları okuyacaktınız ve anlamayacaktınız.

Amacım işte buydu.

*

Araya “ikinci resmi lisan” girdiğinde… Farklı etnik gruplara mensup olan,
ancak, Türkçe konuşarak, Türkçe yazarak, Türkçe okuyarak “anlaşan” bir
toplumun, nasıl aniden birbirine yabancılaşacağını görecektik…

Kanıtı da, bu yazı olacaktı.

*

E hani sansür?

Buyrun…

*

Kürtçe bilmediğim için, Türkiye Çevirmenler Derneği’ne başvurdum, “Bu
yazıyı Kürtçeye çevirmek istiyorum” dedim. “Hay hay” dediler, İstanbul’daki
“yeminli tercüme bürosu”nun telefonlarını verdiler. Aradım… “Hay hay”
dediler, Kürtçe tercüman bulmak için iki gün izin istediler ve çevirme
ücretinin de 180 lira artı KDV olduğunu belirttiler… “Hay hay” dedim,
fatura bilgilerimi gönderdim, yazımın Kürtçe tercümesini beklemeye
başladım.

*

İki gün sonra… Türkiye Çevirmenler Derneği’nden aradılar… “Kürtçe
tercüman bulduklarını, hatta 8 tane Kürtçe tercümana başvurduklarını, ancak
8 tercümanın da bu yazıyı Kürtçeye çevirmek istemediğini” söylediler…

*

Allah Allah!

Niye birader?

“Yazının içeriğini uygun bulmamışlar!”

*

(Bu arkadaşlar “yeminli” tercüman ama, yeminleri bi acayip… İçeriğini
beğenirlerse, tercüme ediyorlar, beğenmiyorlarsa, etmiyorlar… Sanırsın,
tercüman değil,

sansür kurulu!)

*

İşte böyle…

Terör, bizi bölemez.

Lisan, böler.

Cart diye.

*

Bizi bize yabancı eder.

Kanıtı da bu yazı.

Mayınlı Arazide Petrol Müjdesi!

Ağu 25th, 2009
1.240 Görüntülenme | Henüz yorum yok.

petrol_bulundu

Öyle böyle değil milyonlarca varil petrol bulunmuş…

Şimdi başlığa bakınca; “çok iyi petrol ucuzlar belki” diyeceksiniz. Ama işin aslı öyle değil tabii ki.. her zamanki gibi muhterem başbakanımız bu çıkan petrolleri ne yapacaksa yapacak biz yine zamlı olarak petrol kullanmaya devam edeceğiz..

Ancak işin can alıcı kısmı şu, bu çıkan petrol hani “MAYINLI ARAZİ” varya tam da orada çıkıyor… hani Son Padişah‘ımızın 44 yıllığına, Türkler temizleyemez “yabancılar” temizlesin dediği!!!

Yazacak öyle şeylerim varki aslında ama şimdi Ergenekondan içeri alırlar falan yazmıyorum. Varın şimdi siz kendiniz yorumlayın haberi okuyarak…

Devamını oku…

Hangi Amaç İçin Blogcu Oldun? [mim]

Ağu 21st, 2009
2.196 Görüntülenme | 7 comments

Mimlenmeyeli uzun zaman olmuştu. (:

Sevgili dostum Ahmet yine bizi mimlemiş (:
Gerçeği bende öyle pek mim yanıtlayan biri değilim ama bu kez konu hoşuma gitti. Bu yazıyı yazarken bir derdimi de paylaşmak istiyorum klavyemin “g” tuşu bazen çalışmıyor, yazı esnasında g lerin eksik olduğu noktalar olursa hoş görün (:

Soruya gelince ben bir amaç uğruna blogcu olmadım desem yeridir çünkü blog yazmak benim seçimim değildi. Blog beni seçti desem yeridir :P

Devamını oku…

Kürt Açılımı Nedir?

Ağu 21st, 2009
22.178 Görüntülenme | 38 comments

Haftalardır ekranları bu denli meşgul eden kürt açılımı nedir bir ele alalım bakalım.

Kürt açılımı;
Var olduğu düşünülen ya da olmasından korkulan bir türk-kürt kavgasının önüne geçmek amacı ile Ak Parti hükümetinin başlattığı reform sürecidir. Bu reformların kapsama alanında örnek olarak şunlar bulunur, eskiden kürtçe isimleri olan köylerin yine eski isimlerine döndürülmesi , kürtçe yayınların çoğalması,okullarda kürt dili ve edebiyatı okutulması gibi saçmalıklar ve de Ahmet Türk’le kapalı kapılar arkasında konuşmakda dahildir.

Devamını oku…

Wentto F003 İphone İncelemesi

Ağu 19th, 2009
74.057 Görüntülenme | 502 comments

cep telefonu inceleme wentto F003

Wentto F003 Telefonu alacağım zaman, ürünü aldığım sitede hiç yorum yoktu. Nette de adam akıllı bir şey bulamamıştım. Bu yüzden üründe gördüklerimi detaylı yazmaya çalışacağım. Kafasında soru işareti olanların da sorunları gitmiş olur.

Ayrıca alışveriş sitelerinde yorumlara puan verirken kullanmayan adamlar kafasına göre puan veriyor.  Bir ürüne 100-150 oylama geliyorsa ve üründe sadece 2 yorum varsa aklıma başka birşeyi getirmiyor. İnsanları yanıltmayalım lütfen!!

Gelelim telefonun özelliklerine;

Devamını oku…

Spontan Serzenişler

Ağu 7th, 2009
1.389 Görüntülenme | 2 comments

.cümleye sondan başlamak, noktayı sona koyup sınırsızlığa doğru koşmak.bir de bunu deneyelim.
kendimizi bir deneyin ortasına fırlatmak.tüm fareleri tavşanları bir kenara itmek.eylemsizlik kanunu yıkmak.
duran nesnenin durmaya devam etmeye çalışması değil, dururken harekete acıkmış gibi sürtünmesiz düzlemde kayarcasına
kayıp gitmesi uzayın derinliğine.uzayın derinliği yok.uzay düzlem hatta nokta.noktanın da bir derinliği var.ya da belki
bir sonu var.uzayınkini gören var mıdır, görse de söyler mi, söylese inanır mıyım bilmem…çok fazla şey bilmem…

kelimenin yalın hali, e, de,ben hali, sen hali.benim yalın halim, senin yalan halin, onun halsizliği.kendimi
virgülle ayırmak,sonuna nokta koymadan, belki ünlem.heyecan katar belki coşku verir, peki ya sıkıntı 3 noktaları…
3 noktayı da alıp teker teker denizde sektirmek isterim en azından 3 kez.deniz üzerinde yaşasınlar kendilerini.
nasılki cümlenin bitmeyeceğini gösteriyorlarsa denizinde bitmeyeceğini göstersin.uzasın sonuna kadar.ufuk çizgisine kadar gitsinler
ötesi yok çünkü.bana dünyanın yuvarlak olduğunu kanıtlamaktan başka naptıki?hem bildim de ne oldu.düz olsa ne yazar dönmese
ne farkeder.yer çekmesi beni bir gün uçup gitsem, merak etme dünya istemezsen bir dakika daha durmam.belki beni kendine
çekecek başka dünyalar vardır.yörüngesine alsın yada yavaşça indirsin yüzeyine.emin ol onların içinde de kor gibi bir kalp vardır…

eşyalar gibi ya hiç konuşmayacaksın yada arada tık tık sesler çıkartacaksın.gevezeliğe gerek yok.vazifen olmayınca
hiç karışmıcaksın.ama gerektiğinde de işlevini yerine getireceksin.örümcek bağlasa da etrafını üzülmeyeceksin.içinde
hep umut olacak belki bir gün gelir de tozumu siler kullanmasa bile.yere düşünce hemen kırılmayacaksın.nitelikli olmalısın

nicelikli değil.süs olmamalısın, sana süs olmalılar gerekirse.yaşlansan da çökmemelisin antika olmalısın.seni seven
birileri hala olmalı, hala ilgi duyan.pes etmeyeceksin çünkü bir işe yaramıyor olsaydın sen..sen olmazdın…
sana bir şey diyim mi dostum…gün gelir de hurdacıya ya da çöpe gidersen arkandan hiç ağlamam…

imece usulü çalışan elektronlar kadar düzenli olamadım olmak istemedim.kalabalık sevmedim, tek başıma dönmek istemedim
geceleri bir atomun etrafından evime.elektronlar kadar profesyonel olamadım.başka atoma gözümü kırpmadan gidemedim.
nötronlar kadar da gayesiz olmak istemedim.bütün olarak bir atom olabilirim..sadece bir atom.pozitifim negatifim dengeli olmaz ama
benim.tamam belki içimde sabit kalan nötronlarım olabilir ama elbet bir kaç elektronum kopacaktır yada çalacağım en yakınımdan
en güzel elektronlarını.önceden farketmezdi ama artık seçiyorum en hızlı dönenlerini boş durmayanlarını.ve mümkün olduğu
kadar yüklemeliyim kendimi.ben kim miyim?katı madde atomuyum.bulunduğum kabın şeklini almam bizzat o kaba şekil veririm….

Burcu Kuşdil…

Radyo Mydonos Top 40

Tem 31st, 2009
4.398 Görüntülenme | 2 comments

Eveeeeeeeeeett uzun zamandır aradığınız radyo mydonos top 40 tek link altında burda :) ))

Biliyorum çok sevindiniz. Çünkü bende çok sevindim :D

işte linkimiz:

http://rapidshare.com/files/262144474/Radyo-Mydonose-TOP-40-2009-27-Hafta1.zip

VirtueMart 1.1.3 Türkçe

Tem 30th, 2009
3.578 Görüntülenme | 6 comments

VirtueMart’ın son sürümü sizlerle

http://rapidshare.com/files/261753010/VirtueMart_1.1.3-COMPLETE_PACKAGE.j15.zip