<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Kürt Açılımı Nedir? yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.nanelimon.net/kurt-acilimi-nedir/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.nanelimon.net/kurt-acilimi-nedir/</link>
	<description>Her Şeylerden Bir Şeyler.</description>
	<lastBuildDate>Fri, 27 Jan 2012 13:48:24 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
	<item>
		<title>Yazar: Semsettin</title>
		<link>http://www.nanelimon.net/kurt-acilimi-nedir/comment-page-3/#comment-10954</link>
		<dc:creator>Semsettin</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Jan 2012 13:48:24 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.nanelimon.net/?p=515#comment-10954</guid>
		<description>Kürt çocuklarına,&#039;Varlığım Türk varlığına armağan olsun&#039; sloganını dayatanlara cevap verme zamanı geldi: 1 marttan itibaren çocuğunu Türk okuluna gönderme.
Kürtler olarak hep beraber, Kürtlere mezar haline gelen  Türk okullarını terk edelim!
 
Kürt değilsiniz. Tek başınıza düşünemezsiniz. Doğruyla yanlışı ayırt edemezsiniz. Tek başınıza karar veremezsiniz. Varlığınızı yüce Türk milletin varlığına katarak, (Türk varlığına armağan ederek) eriyecek ve yok olacaksınız. İşte AKP&#039; nin de devam ettirmeye çalıştığı Türk-İslam sentezinin Kürtleri imha politikası...
 
Artık, dostumuzu, düşmanınımızı tanımanın, ideolojik saplantıları bir tarafa bırakmanın zamanı geldi. Bugün için bize sağ-sol, Türk Arap dostluğu-kardeşlikleri gibi saçmalıklar bir fayda getirmez. İslamın bize vereceği bir şey olamaz. Irak devleti yakında 3 parçaya bölünecek, orada ki sahte kardeşlik-birlik dirlik yalanlarının da sonu gelecektir. Müslümanlık adına AKP de 130 Kürd milletvekili var, Müslümanlık adına 9 milyon Kürt kendini Türk olarak görüyor. Ama bu Müslümanlar için, Kürd bir kafirdir ve ona bir nebze de olsa hak verilemez. Yaklaşık 10 senelik AKP iktidarında tek bir Kürt köyünün okulunda Kürtçe serbest bırakılmamıştır. Tek bir Kürt ismine bile hala izin verilememiştir.Türklerin Başbakanı, tarihsel geleneklerine uymaya devam ediyor: 1930&#039;lu yıllardan itibaren regüler devlet politikası haline gelen halka yabani sistem aralıksız devam ediyor...O yıllar Faşizmin dünya çapında zirvede olduğu yıllar. Faşizm gençliğe, gençliğin eğitimine ve endoktrine edilmesine çok önem veriyor. Azınlıkların yokedilmesi bu endoktrinasyonun hedefi olarak görülüyor. İtalya&#039;da anaokullarına kadar inen faşist örgütlenmeler ortaya çıkıyor. Hitler, Mussolini&#039;den öğrendiği kitlesel gösterileri inanılması güç devasa boyutlara çıkartıyor. Mussolini ise Atatürk&#039; ten çok şey  öğrendiğini açıkça söylüyor. Almanya&#039;da faşizmin &#039;ein volk, ein reich&#039; (tek millet, tek devlet) sloganı, Kemalistlerin attığı bir slogan ve bu politika Kürtlerin sistematik imhasına parallel geliştiriliyor. Kemalistler dünya faşizminin öncülleri olarak Rum ve Ermenleri acımasızca ellemişlerdi ve Kürtlerin sırası gelmişti. Yüzbinlerce aptal, kriminal vahşi insan, bir gösteri alanında tek bir komutla disiplinli ve uyumlu bir şekilde aynı hareketleri yaparak varlıklarını uyduruk bir millete ve Paşa&#039;ya adamış oluyorlar. Bu eylemler, özelliklede Dersim Kürt soykırımı arifesinde bütünüyle kitlesel ve adeta dinî bir havaya büründürülmüş ritüeller oldu. Çünkü Dersim soykırımı ile, baş paşanın dediği gibi &#039;çıbanbaşı&#039; Kürtlerin hak ve hukuk talepleri en az 100 sene geriye atılmıştı.
 
Türkler kadar cümle başı, &#039;baş&#039;  kelimesi kullanan bir millete rastlanamaz. &#039;başbuğ&#039;, &#039;başhakim, başvekil, &#039;başkan&#039;, etc.. etc..İradesiz, şuursuz,soysuz, sopsuz insanların zayıf noktalarına vurgu yapılarak, 10 çocuğu da ölürse, adama &#039; başın sağolsun&#039; diye ekstra  işkence etmeye gidilir. Burada &#039;baş&#039; diye kastettikleri, &#039;çoban&#039; kılığında, kan döken, baş kesen bir işgalci olması gerek!! 
Dünyada kendi meclisine &#039;büyük&#039;  adına takanlar göçebe Türklerdir: neden normal bir millet meclisi değil de &#039;büyük millet&#039;  meclisi oluyorlar?
Kaldi ki &#039;büyük&#039; denilen bir millet bu şekilde göçebe olamaz. İyi milletler doğdukları topraklara sadık ve onu en iyi kullanabilen toplumlardır. Almanlar&#039;ın Amerikaya, Türkiyeye gideni olmuş ama bu Türklerin dakikada bir yaptıkları gibi sürü şeklinde oradan oraya yığınak yapıp onun bunun memleketini bozmaları, yakıp yakmaları şeklinde değildir. &#039;Büyük Türk&#039; denilen Rum+Arap+Fars+Türkmen kırmaları bu defa da Avrupanın ortasına yığılmaya başladı...Türk resmi ideolojisi beşikteki bir çocuğu dahi Orta Asyalı olduğuna ikna etmeye çalışır, 7 göbek sonrasında dahi Anadolu&#039;nun yerlisine, onun Orta asyalı olduğu, Kurt sürüsünü takiplen buraya kadar geldiğini temel alan resmi devlet doktirini, okuldan işe kadar her yerde sistematik uygulanıyor ve  insanların beyinleri çelinerek, kendilerine yabancı, doğdukları yere düşman birileri olduklarına inandırılıyorlar. Dünya üzerinde sadece Türkiye&#039;de, halka oranın yabancısı oldukları devlet okullarında okutulur, sadece Türkiye&#039;de,Türkiye&#039;nin yerlisi olmayan Türklerin, &#039;türkiye devleti&#039; denilen bir oluşuma sahip oldukları kendi resmi olarak doktirine edilir.
&#039;Fert yok cemiyet var, hak yok vazife var&#039; düsturu bugün bütün okullarda küçük çocukların her sabah söylediği andımızda &#039;Varlığım Türk varlığına armağan olsun&#039;, &#039; ne mutlu türküm diyene&#039;, &#039;bir türk düyaya bedeldir&#039; sözleriyle tekrarlanıyor. Bugün onbinlerce Kürt okulunda bu ritüeller aralıksız devam ediyor. Kürt çocuklarının beyinleri acımasızca yıkanarak Türkleştirilip kendilerine yabancı, &#039;üstün ırk&#039; denilen Orta asyalı bir kavmin &#039;, anadoluyu işgal etmiş fertleriymiş gibi yetiştiriliyorlar. Faşizm, ferdin bağımsız bir kişilik olarak var olmasını reddeder. Aslolan Paşa&#039;nın, başkanın, Şef&#039;in, Führer&#039;in, Duçe&#039;nin, Cadillo&#039;nun liderliğinde, onun gösterdiği istikamette milletin yücelmesi için ferdin her şeyini feda etmesidir. Aslında Atatürkçülük, &#039;Ebedî Şef&#039; kültü etrafında, kalıcı bir faşist tahakküm arayışıdır. Bu kült, bütün katiller, kan emiciler için ayrıcalıklarını sürdürecekleri bir sığınak vazifesi görmektedir. 
Kürt soykırımlarının sonu, AKP tarafından da devam ettirilen bu sistem  ayakta olduğu müddetçe devam edecektir. Esas soykırım Kürdün geleceğini sistematik şekilde yokeden, eğitimiden dine kadar uzanan  Türk-İslam sentezidir. Sahte laiklik adına 5.3 milyon Kürt kandırılp kimliğine yabancılaştırılmış durumda. Alevilik, Kemalizm adına kürtleri kandıran sahte modernistler de, İslamcılardan farklı değildirler. Maoist komünistlerden, Devrimci karargah, Halk kurtuluş cephesine, solcu sendikalardan, masum dinseverler adı altında Kürtlerin beyinlerini yıkayan, özel harb dairesince ayakta tutulan ve göbekten Türk ordusuna bağlı Hizbullah gibi örgütler Kürt çocuklarının asimile edilmesinde birer yan araçtan başka bir şeey deüillerdir. Türk devletinin terör örgütlenmesini, özel harp dairesininin yeni yapılanmalarını, doğal Kürt hareketini bloke etmek, onu saptırıp dünyadaki tabii desteklerinden koparmak için, kendisine bağlı olarak örgütlendirdiği belgelenmiş durumda. Erdoğan kliği bu belgeleri sadece kendisine direkmen karşı olan askerleri tasfiyede -şantaj anlamında- kullanırken bu olşumun devamında ise diretmektedir. Evren-Özal-Demirel-Çiller-Ağar-Ecevit den kalan miras devam ediyor: AKP Kürdistandan tek bir Türk askerini bile geri çekmemiştir, masum köylüleri katleden tek bir köy koruyucusunu bile azaltmamaıştır.
 
Asker-polis elbiseli Türkler kesilen Kürt kafaları ile fotoğraf çekmeye devam ediyor, imamın ordusu &#039;fahişelere&#039; asker elbisesi giydirerek türkü söylettirmeye devam ediyor.  
Kürt değilsiniz. Tek başınıza düşünemezsiniz. Doğruyla yanlışı ayırt edemezsiniz. Tek başınıza karar veremezsiniz. Varlığınızı yüce Türk milletin varlığına katarak, (Türk varlığına armağan ederek) eriyecek ve yok olacaksınız. “Ne mutlu Türküm diyene”  “Bir Türk dünyaya bedeldir” “Türk, öğün, çalış güven.” gibi şiarlar, yaygınlaşan bayraklar ve heykeller birlikte, ulusun belleğine bir daha silinmeyecek şekilde yerleşmiştir. Peşpeşe gerçekleşen yenilgilerin yarattığı çöküntüyü ve suskunluğu yaşayan Kürt, kabuğuna çekilmiş, Türklüğüne razı olmak zorunda kalmıştır. Şentürk, hastürk, yıldırımtürk, öztürk, aslantürk, kahramantürk gibi soyadları alan Kürt, köylerinin değişen, Türkleşen isimlerine de pek karşı çıkamamıştır.Koyunlar gibi o basit hareketleri okul ve kışlalarda hep birlikte yaparak kıvama geleceksiniz. İşte o zaman sizin yerinize düşünen, karar veren, sizi yöneten bir azınlığa sorgusuz sualsiz teslim olacaksınız. Bir komut gelecek elinizi kaldıracak, bir başka komutla indireceksiniz. Bir sürü gibi. Anaokulundan başlayarak hazırol ve rahatta durmayı, uygun adım yürümeyi nasıl olsa öğrenmiş bulunuyorsunuz. Çocuklar ve gençler, sizler birer küçük Türk koruyucu askersiniz. Komutanlarınızı dikkatle takip edeceksiniz. Onlara Paşa diye hitap edceksiniz. Sakın düşünmeye, dilinizi konuşmaya, onunla düşünmeye, kendi kendinize karar vermeye kalkmayın. Sadece denileni yapın. Dünyada faşizmin en çiğ ve kaba haliyle varlığını sürdürebildiği yerler Türkiyenin okulları, Türklerin bayrak salladıkları, kendi toprakları diye saydıkları bütün Kürt şehir ve köyleridir. 
Kürdistan&#039; da koşullandırılan yaklaşık 450 000 i resmi ve 128 000 ni de paramiliter koruyucu, Irkçı, Alevici, Şiici, Maocu Komünist partisi, Devrimci karargah-kurtuluş cephesi, Müslüman Hizbullahçı kılığında örgütlenmiş askeri güç, din adı altında örgütlenmiş Hizbullah-Diyanet-Nurcu-Süleymancı-Bektaşici-Fetullahçı-kontralar bir bütün olarak AKP diktatörlüğü altında da geleneksel süreci devam ettirmektedirler.
Varlık koşulunu geleneksel bir düşman algısı üzerinden inşa ederek ifade eden Türk kimliğinin 20. yüzyıldan bugüne kadarki en büyük düşmanları, Ermeniler ve Kürtler olmuştur. Bizanslılarla iç içe geçen göçmen Orta asyalılar ve ortadoğulular yeni bir millet oluşumuyla, Anadolu&#039;da geriye kalan toplumlara karşı  büyük bir kin ve nefret dalgasının temellinide sağladılar: işte &#039;türk&#039; denilen ucube budur. Zira Mustafa Kemal’in Nutuk’unda, meziyetlerinden (!) ötürü övmekle bitiremediği Nurettin Paşa’nın, “Bu ülkede ‘zo’ diyenleri (Ermeni) temizlediler, ‘lo’ diyenleri (Kürt) de ben temizleyeceğim” sözü, o güne dek yapılmış ve sonrasında yapılacak olanları, devlet ricali ağzıyla özetleyen ciddi bir itiraftır. İttihatçıların, doğrudan veya dolaylı yollardan (deportation) Ermenileri katletmesiyle başlayan bu süreç, Nurettin Paşa’nın Koçgiri’de Kürtlere karşı giriştiği ilk katliam denemesi (1921) ile sonrasında kurulacak olan Cumhuriyet’e de miras bırakılacaktır. O günden bugüne kadar meydana gelenleri anlatmaya sayfalar kâfi gelmeyeceği için, şimdilik bu tarihi değerlendirmeyi okuyucunun takdirine bırakıyoruz. 

‘Olağanüstü hal tarihçiliği’ 
Egemen olmanın ana çerçevesini ‘olağanüstü hale karar vermekle’ ifade eden Carl Schmitt’in, siyasal literatüre armağan ettiği ‘olağanüstülük’ ya da ‘dışılık’ kavramı, gerek Türk siyasal erkinin gerekse bu erkle organik bağı bulunan ve ‘bilimsellik yalanının çamurunda’ çırpınan Türk tarihçiliğinin acizliğini, ziyadesiyle gözler önüne sermekte. Özellikle de Hrant Dink’e ithafen kaleme aldığı eserinde lafı dolandırmadan gediğine oturtan Oktay Özel’in söyledikleri, bu anlamda oldukça manidar: “Bu resimden çıkarılabilecek yegâne sonuç, bütün uzmanlık alanlarının, dolayısıyla mesleklerin ve bu arada tarihçiliğin elbette doğal kulvarının dışına çıktığı, her şeye hâkim bir gündelik pragmatizmin veya stratejik ‘üst yarar’ın, yani kamusal yararın bütün uzmanlıkları önceden belirlenmiş hedefler (‘milli dava’ ya da ‘ulusal çıkar/yarar’) doğrultusunda yeniden harmanlandığı, araçsallaştırıldığı bir ‘olağanüstü hal tarihçiliği’dir.” 

Ne yalan söyleyeyim, militan Türk tarihçiliğinin Ermeni katliamı karşısındaki yok sayma ve reflekse dayalı tutumu, geçmişte uygulanan vahşetin, bugün dilin aşağılayıcı kelime hazinesinden devşirilen ‘piç’likle meşrulaştırılıyor olmasında da büyük emeği geçmiştir. Bu yüzden de tarihçiliği arşiv belgesi okumakla eşdeğer gören bu garabet zihniyetin, bugün toprağın altından çıkan toplu mezarlar ve süngü zoruyla uçurum boşluklarına itilen insanların yaşadıklarıyla empati kurmasını beklemek, en yalın anlamıyla safdillik olur. Keza Julien Benda’nın Alman felsefecilerinin sefaleti üzerine dile getirdiği, “Tanrıları onurlandıran asil bir bakireyi çocuklarının zaferini haykırmakla meşgul bir canavara dönüştürmek, Alman felsefecilerin ezeli ve ebedi utancı olacaktır” sözü, bugün Türk tarihçiliğinin de içinde bulunduğu durumu özetler bir hal almıştır. Zaferden zafere koşarak tanıtılan bir neslin, bu zaferleri kime karşı ve nasıl elde ettiklerini sorgulamadan dile getirmek, Türk tarihçiliğinin sefaletini de gözler önüne sermekte. 


Dersim’de ve 1925 Şeyh Sait olayındaki  Kürtlere yaşatılanları bir arşiv düellosuna çeviren hükümet ve ana muhalefetin, bu topraklarda katledilen halkların gerçeğini dahi kendi tekelinde bulunan arşiv belgeleriyle izah etmesi, acınası bir durum. AKP&#039; nin Kürt politikası, 1945&#039;te İtalyan ve Alman faşizminin çöküşünden tam 67 yıl sonra, Türk faşizminin sona ermeyeceğini ifade ediyor.
 
Şimdi artık bu Kürt düşmanı sürece son vermenin, esaret zincirlerini kırarak, özgür bir halk olmak, her halk gibi devlet sahibi olmanın yolunu açmanın zamanı gelmiştir.
 
İlk olarak, bütün Kürt örgütleri, 1 Mart tarihinden itibaren bütün Kürtlerin çocuklarını Türk okullarına göndermemeleri için bir bildirge yayınlayarak zorunlu adımı atmaları gerekiyor. 14 milyonun üzerinde Kürd hali hazırda Türk yapılmış, adları değiştirilmiş kendilerine düşman bir toplum haline getirilmiştir. Kürtlerin düşmanı AKP nin de devam ettirdiği Türkleştirme politikasıdır... Askeri anlamda Kürtleri yoketmenin imkanı yoktur. TC bunu iyi biliyor ve bu yok etmeyi İslamcılar ve Kemalistlerin ortak paydası olan devlet okullarında devam ettiriyor.
 
İşte şimdi bu okulları boykot, TC nin Kürd&#039;ü esaret altına almak için yaşam borusu olarak kullandığı bu mezarlara gereken cevabı vermenin zamanı geldi. En az %35 nin üzerinde Kürt vatandaşımız bu çağrıya uyup, çocuğunu asimile etmekten başka bir şey yapmayan bu Türk okullarını protesto ederse TC&#039; nin bölgedeki bel kemiği kırılacaktır. Böylesine bir olay dünya çapında büyük yankılar yapacak ve AKP nin  sahte maskesi de düşecektir. Kürt özerkliğine giden yol, Kürt halkının ortak iradesi onun gerçek temsilcilerinin böylesine küçük bir çıkışla, aklı selimle işe başlamalarından geçiyor.
 
Devletin saldırısı büyük olacaktır ama eskisi gibi başarı şansı yoktur. 
 
1 milyon Kürd ayağa kalktığında ise işleri Suriye gibi olacaktır.
 
Şimdiden biliyoruz ki TC de o gün, PKK adı altında kendi askerlerine karşı vahşiyane bir saldırıda bulunarak, mümkün olduğunca çok askeri öldürerek, geri kalmış cahil halkı ayağa kaldırarak bu haklı eylemi sabote etmeye çalışacaktır. TC&#039; nin değişmez Kürt politikasını devam ettiren yeni AKP-Asker ittifakı, Kürt Hareketi nezdinde bir kırılmayı amaçlıyor; talep ve istemlerin, Müslüman-Kemalist kırmızı hattının içine çekilmesini, güney Kürtlerini de tehdit ederek, zorunlululuk azmeden Kürt Birliği’nin sağlanmasının önünü almaya her zamanki gibi hedefleyeceklerdir. Benzeri olay en son Kürt özerkliğinin ilan edildiği gün yaşandı, MHP yandaşı yeni patron Necdet Özel&#039;in Jandarma istihbaratından hareketle, PKK adına  askerlerin yaptığı bu provakasyona resmen sahip çıkıldı.
Kürtler ortak iradeleri ile özerkliği ilan etmiş durumdadır, geriye dönüş olamaz ve bu yeni adım ile de onu gerçek yaşam alanına sokacaklarıdır.
 
 
1 Mart&#039; tan itibaren Türkleşmeye son!
 
Kürdün mezarı olan Türk okulunu değil, anadilde Kürtçe eğitim sağlayacak Kürt okulunu istiyoruz.
 
 
Kürtler için anadilde eğitim komitesi.
 
Saygılarla, 
 
Şemso Lazwan Kurmesh
 
 </description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Kürt çocuklarına,&#8217;Varlığım Türk varlığına armağan olsun&#8217; sloganını dayatanlara cevap verme zamanı geldi: 1 marttan itibaren çocuğunu Türk okuluna gönderme.<br />
Kürtler olarak hep beraber, Kürtlere mezar haline gelen  Türk okullarını terk edelim!<br />
 <br />
Kürt değilsiniz. Tek başınıza düşünemezsiniz. Doğruyla yanlışı ayırt edemezsiniz. Tek başınıza karar veremezsiniz. Varlığınızı yüce Türk milletin varlığına katarak, (Türk varlığına armağan ederek) eriyecek ve yok olacaksınız. İşte AKP&#8217; nin de devam ettirmeye çalıştığı Türk-İslam sentezinin Kürtleri imha politikası&#8230;<br />
 <br />
Artık, dostumuzu, düşmanınımızı tanımanın, ideolojik saplantıları bir tarafa bırakmanın zamanı geldi. Bugün için bize sağ-sol, Türk Arap dostluğu-kardeşlikleri gibi saçmalıklar bir fayda getirmez. İslamın bize vereceği bir şey olamaz. Irak devleti yakında 3 parçaya bölünecek, orada ki sahte kardeşlik-birlik dirlik yalanlarının da sonu gelecektir. Müslümanlık adına AKP de 130 Kürd milletvekili var, Müslümanlık adına 9 milyon Kürt kendini Türk olarak görüyor. Ama bu Müslümanlar için, Kürd bir kafirdir ve ona bir nebze de olsa hak verilemez. Yaklaşık 10 senelik AKP iktidarında tek bir Kürt köyünün okulunda Kürtçe serbest bırakılmamıştır. Tek bir Kürt ismine bile hala izin verilememiştir.Türklerin Başbakanı, tarihsel geleneklerine uymaya devam ediyor: 1930&#8242;lu yıllardan itibaren regüler devlet politikası haline gelen halka yabani sistem aralıksız devam ediyor&#8230;O yıllar Faşizmin dünya çapında zirvede olduğu yıllar. Faşizm gençliğe, gençliğin eğitimine ve endoktrine edilmesine çok önem veriyor. Azınlıkların yokedilmesi bu endoktrinasyonun hedefi olarak görülüyor. İtalya&#8217;da anaokullarına kadar inen faşist örgütlenmeler ortaya çıkıyor. Hitler, Mussolini&#8217;den öğrendiği kitlesel gösterileri inanılması güç devasa boyutlara çıkartıyor. Mussolini ise Atatürk&#8217; ten çok şey  öğrendiğini açıkça söylüyor. Almanya&#8217;da faşizmin &#8216;ein volk, ein reich&#8217; (tek millet, tek devlet) sloganı, Kemalistlerin attığı bir slogan ve bu politika Kürtlerin sistematik imhasına parallel geliştiriliyor. Kemalistler dünya faşizminin öncülleri olarak Rum ve Ermenleri acımasızca ellemişlerdi ve Kürtlerin sırası gelmişti. Yüzbinlerce aptal, kriminal vahşi insan, bir gösteri alanında tek bir komutla disiplinli ve uyumlu bir şekilde aynı hareketleri yaparak varlıklarını uyduruk bir millete ve Paşa&#8217;ya adamış oluyorlar. Bu eylemler, özelliklede Dersim Kürt soykırımı arifesinde bütünüyle kitlesel ve adeta dinî bir havaya büründürülmüş ritüeller oldu. Çünkü Dersim soykırımı ile, baş paşanın dediği gibi &#8216;çıbanbaşı&#8217; Kürtlerin hak ve hukuk talepleri en az 100 sene geriye atılmıştı.<br />
 <br />
Türkler kadar cümle başı, &#8216;baş&#8217;  kelimesi kullanan bir millete rastlanamaz. &#8216;başbuğ&#8217;, &#8216;başhakim, başvekil, &#8216;başkan&#8217;, etc.. etc..İradesiz, şuursuz,soysuz, sopsuz insanların zayıf noktalarına vurgu yapılarak, 10 çocuğu da ölürse, adama &#8216; başın sağolsun&#8217; diye ekstra  işkence etmeye gidilir. Burada &#8216;baş&#8217; diye kastettikleri, &#8216;çoban&#8217; kılığında, kan döken, baş kesen bir işgalci olması gerek!!<br />
Dünyada kendi meclisine &#8216;büyük&#8217;  adına takanlar göçebe Türklerdir: neden normal bir millet meclisi değil de &#8216;büyük millet&#8217;  meclisi oluyorlar?<br />
Kaldi ki &#8216;büyük&#8217; denilen bir millet bu şekilde göçebe olamaz. İyi milletler doğdukları topraklara sadık ve onu en iyi kullanabilen toplumlardır. Almanlar&#8217;ın Amerikaya, Türkiyeye gideni olmuş ama bu Türklerin dakikada bir yaptıkları gibi sürü şeklinde oradan oraya yığınak yapıp onun bunun memleketini bozmaları, yakıp yakmaları şeklinde değildir. &#8216;Büyük Türk&#8217; denilen Rum+Arap+Fars+Türkmen kırmaları bu defa da Avrupanın ortasına yığılmaya başladı&#8230;Türk resmi ideolojisi beşikteki bir çocuğu dahi Orta Asyalı olduğuna ikna etmeye çalışır, 7 göbek sonrasında dahi Anadolu&#8217;nun yerlisine, onun Orta asyalı olduğu, Kurt sürüsünü takiplen buraya kadar geldiğini temel alan resmi devlet doktirini, okuldan işe kadar her yerde sistematik uygulanıyor ve  insanların beyinleri çelinerek, kendilerine yabancı, doğdukları yere düşman birileri olduklarına inandırılıyorlar. Dünya üzerinde sadece Türkiye&#8217;de, halka oranın yabancısı oldukları devlet okullarında okutulur, sadece Türkiye&#8217;de,Türkiye&#8217;nin yerlisi olmayan Türklerin, &#8216;türkiye devleti&#8217; denilen bir oluşuma sahip oldukları kendi resmi olarak doktirine edilir.<br />
&#8216;Fert yok cemiyet var, hak yok vazife var&#8217; düsturu bugün bütün okullarda küçük çocukların her sabah söylediği andımızda &#8216;Varlığım Türk varlığına armağan olsun&#8217;, &#8216; ne mutlu türküm diyene&#8217;, &#8216;bir türk düyaya bedeldir&#8217; sözleriyle tekrarlanıyor. Bugün onbinlerce Kürt okulunda bu ritüeller aralıksız devam ediyor. Kürt çocuklarının beyinleri acımasızca yıkanarak Türkleştirilip kendilerine yabancı, &#8216;üstün ırk&#8217; denilen Orta asyalı bir kavmin &#8216;, anadoluyu işgal etmiş fertleriymiş gibi yetiştiriliyorlar. Faşizm, ferdin bağımsız bir kişilik olarak var olmasını reddeder. Aslolan Paşa&#8217;nın, başkanın, Şef&#8217;in, Führer&#8217;in, Duçe&#8217;nin, Cadillo&#8217;nun liderliğinde, onun gösterdiği istikamette milletin yücelmesi için ferdin her şeyini feda etmesidir. Aslında Atatürkçülük, &#8216;Ebedî Şef&#8217; kültü etrafında, kalıcı bir faşist tahakküm arayışıdır. Bu kült, bütün katiller, kan emiciler için ayrıcalıklarını sürdürecekleri bir sığınak vazifesi görmektedir.<br />
Kürt soykırımlarının sonu, AKP tarafından da devam ettirilen bu sistem  ayakta olduğu müddetçe devam edecektir. Esas soykırım Kürdün geleceğini sistematik şekilde yokeden, eğitimiden dine kadar uzanan  Türk-İslam sentezidir. Sahte laiklik adına 5.3 milyon Kürt kandırılp kimliğine yabancılaştırılmış durumda. Alevilik, Kemalizm adına kürtleri kandıran sahte modernistler de, İslamcılardan farklı değildirler. Maoist komünistlerden, Devrimci karargah, Halk kurtuluş cephesine, solcu sendikalardan, masum dinseverler adı altında Kürtlerin beyinlerini yıkayan, özel harb dairesince ayakta tutulan ve göbekten Türk ordusuna bağlı Hizbullah gibi örgütler Kürt çocuklarının asimile edilmesinde birer yan araçtan başka bir şeey deüillerdir. Türk devletinin terör örgütlenmesini, özel harp dairesininin yeni yapılanmalarını, doğal Kürt hareketini bloke etmek, onu saptırıp dünyadaki tabii desteklerinden koparmak için, kendisine bağlı olarak örgütlendirdiği belgelenmiş durumda. Erdoğan kliği bu belgeleri sadece kendisine direkmen karşı olan askerleri tasfiyede -şantaj anlamında- kullanırken bu olşumun devamında ise diretmektedir. Evren-Özal-Demirel-Çiller-Ağar-Ecevit den kalan miras devam ediyor: AKP Kürdistandan tek bir Türk askerini bile geri çekmemiştir, masum köylüleri katleden tek bir köy koruyucusunu bile azaltmamaıştır.<br />
 <br />
Asker-polis elbiseli Türkler kesilen Kürt kafaları ile fotoğraf çekmeye devam ediyor, imamın ordusu &#8216;fahişelere&#8217; asker elbisesi giydirerek türkü söylettirmeye devam ediyor.  <br />
Kürt değilsiniz. Tek başınıza düşünemezsiniz. Doğruyla yanlışı ayırt edemezsiniz. Tek başınıza karar veremezsiniz. Varlığınızı yüce Türk milletin varlığına katarak, (Türk varlığına armağan ederek) eriyecek ve yok olacaksınız. “Ne mutlu Türküm diyene”  “Bir Türk dünyaya bedeldir” “Türk, öğün, çalış güven.” gibi şiarlar, yaygınlaşan bayraklar ve heykeller birlikte, ulusun belleğine bir daha silinmeyecek şekilde yerleşmiştir. Peşpeşe gerçekleşen yenilgilerin yarattığı çöküntüyü ve suskunluğu yaşayan Kürt, kabuğuna çekilmiş, Türklüğüne razı olmak zorunda kalmıştır. Şentürk, hastürk, yıldırımtürk, öztürk, aslantürk, kahramantürk gibi soyadları alan Kürt, köylerinin değişen, Türkleşen isimlerine de pek karşı çıkamamıştır.Koyunlar gibi o basit hareketleri okul ve kışlalarda hep birlikte yaparak kıvama geleceksiniz. İşte o zaman sizin yerinize düşünen, karar veren, sizi yöneten bir azınlığa sorgusuz sualsiz teslim olacaksınız. Bir komut gelecek elinizi kaldıracak, bir başka komutla indireceksiniz. Bir sürü gibi. Anaokulundan başlayarak hazırol ve rahatta durmayı, uygun adım yürümeyi nasıl olsa öğrenmiş bulunuyorsunuz. Çocuklar ve gençler, sizler birer küçük Türk koruyucu askersiniz. Komutanlarınızı dikkatle takip edeceksiniz. Onlara Paşa diye hitap edceksiniz. Sakın düşünmeye, dilinizi konuşmaya, onunla düşünmeye, kendi kendinize karar vermeye kalkmayın. Sadece denileni yapın. Dünyada faşizmin en çiğ ve kaba haliyle varlığını sürdürebildiği yerler Türkiyenin okulları, Türklerin bayrak salladıkları, kendi toprakları diye saydıkları bütün Kürt şehir ve köyleridir.<br />
Kürdistan&#8217; da koşullandırılan yaklaşık 450 000 i resmi ve 128 000 ni de paramiliter koruyucu, Irkçı, Alevici, Şiici, Maocu Komünist partisi, Devrimci karargah-kurtuluş cephesi, Müslüman Hizbullahçı kılığında örgütlenmiş askeri güç, din adı altında örgütlenmiş Hizbullah-Diyanet-Nurcu-Süleymancı-Bektaşici-Fetullahçı-kontralar bir bütün olarak AKP diktatörlüğü altında da geleneksel süreci devam ettirmektedirler.<br />
Varlık koşulunu geleneksel bir düşman algısı üzerinden inşa ederek ifade eden Türk kimliğinin 20. yüzyıldan bugüne kadarki en büyük düşmanları, Ermeniler ve Kürtler olmuştur. Bizanslılarla iç içe geçen göçmen Orta asyalılar ve ortadoğulular yeni bir millet oluşumuyla, Anadolu&#8217;da geriye kalan toplumlara karşı  büyük bir kin ve nefret dalgasının temellinide sağladılar: işte &#8216;türk&#8217; denilen ucube budur. Zira Mustafa Kemal’in Nutuk’unda, meziyetlerinden (!) ötürü övmekle bitiremediği Nurettin Paşa’nın, “Bu ülkede ‘zo’ diyenleri (Ermeni) temizlediler, ‘lo’ diyenleri (Kürt) de ben temizleyeceğim” sözü, o güne dek yapılmış ve sonrasında yapılacak olanları, devlet ricali ağzıyla özetleyen ciddi bir itiraftır. İttihatçıların, doğrudan veya dolaylı yollardan (deportation) Ermenileri katletmesiyle başlayan bu süreç, Nurettin Paşa’nın Koçgiri’de Kürtlere karşı giriştiği ilk katliam denemesi (1921) ile sonrasında kurulacak olan Cumhuriyet’e de miras bırakılacaktır. O günden bugüne kadar meydana gelenleri anlatmaya sayfalar kâfi gelmeyeceği için, şimdilik bu tarihi değerlendirmeyi okuyucunun takdirine bırakıyoruz. </p>
<p>‘Olağanüstü hal tarihçiliği’<br />
Egemen olmanın ana çerçevesini ‘olağanüstü hale karar vermekle’ ifade eden Carl Schmitt’in, siyasal literatüre armağan ettiği ‘olağanüstülük’ ya da ‘dışılık’ kavramı, gerek Türk siyasal erkinin gerekse bu erkle organik bağı bulunan ve ‘bilimsellik yalanının çamurunda’ çırpınan Türk tarihçiliğinin acizliğini, ziyadesiyle gözler önüne sermekte. Özellikle de Hrant Dink’e ithafen kaleme aldığı eserinde lafı dolandırmadan gediğine oturtan Oktay Özel’in söyledikleri, bu anlamda oldukça manidar: “Bu resimden çıkarılabilecek yegâne sonuç, bütün uzmanlık alanlarının, dolayısıyla mesleklerin ve bu arada tarihçiliğin elbette doğal kulvarının dışına çıktığı, her şeye hâkim bir gündelik pragmatizmin veya stratejik ‘üst yarar’ın, yani kamusal yararın bütün uzmanlıkları önceden belirlenmiş hedefler (‘milli dava’ ya da ‘ulusal çıkar/yarar’) doğrultusunda yeniden harmanlandığı, araçsallaştırıldığı bir ‘olağanüstü hal tarihçiliği’dir.” </p>
<p>Ne yalan söyleyeyim, militan Türk tarihçiliğinin Ermeni katliamı karşısındaki yok sayma ve reflekse dayalı tutumu, geçmişte uygulanan vahşetin, bugün dilin aşağılayıcı kelime hazinesinden devşirilen ‘piç’likle meşrulaştırılıyor olmasında da büyük emeği geçmiştir. Bu yüzden de tarihçiliği arşiv belgesi okumakla eşdeğer gören bu garabet zihniyetin, bugün toprağın altından çıkan toplu mezarlar ve süngü zoruyla uçurum boşluklarına itilen insanların yaşadıklarıyla empati kurmasını beklemek, en yalın anlamıyla safdillik olur. Keza Julien Benda’nın Alman felsefecilerinin sefaleti üzerine dile getirdiği, “Tanrıları onurlandıran asil bir bakireyi çocuklarının zaferini haykırmakla meşgul bir canavara dönüştürmek, Alman felsefecilerin ezeli ve ebedi utancı olacaktır” sözü, bugün Türk tarihçiliğinin de içinde bulunduğu durumu özetler bir hal almıştır. Zaferden zafere koşarak tanıtılan bir neslin, bu zaferleri kime karşı ve nasıl elde ettiklerini sorgulamadan dile getirmek, Türk tarihçiliğinin sefaletini de gözler önüne sermekte. </p>
<p>Dersim’de ve 1925 Şeyh Sait olayındaki  Kürtlere yaşatılanları bir arşiv düellosuna çeviren hükümet ve ana muhalefetin, bu topraklarda katledilen halkların gerçeğini dahi kendi tekelinde bulunan arşiv belgeleriyle izah etmesi, acınası bir durum. AKP&#8217; nin Kürt politikası, 1945&#8242;te İtalyan ve Alman faşizminin çöküşünden tam 67 yıl sonra, Türk faşizminin sona ermeyeceğini ifade ediyor.<br />
 <br />
Şimdi artık bu Kürt düşmanı sürece son vermenin, esaret zincirlerini kırarak, özgür bir halk olmak, her halk gibi devlet sahibi olmanın yolunu açmanın zamanı gelmiştir.<br />
 <br />
İlk olarak, bütün Kürt örgütleri, 1 Mart tarihinden itibaren bütün Kürtlerin çocuklarını Türk okullarına göndermemeleri için bir bildirge yayınlayarak zorunlu adımı atmaları gerekiyor. 14 milyonun üzerinde Kürd hali hazırda Türk yapılmış, adları değiştirilmiş kendilerine düşman bir toplum haline getirilmiştir. Kürtlerin düşmanı AKP nin de devam ettirdiği Türkleştirme politikasıdır&#8230; Askeri anlamda Kürtleri yoketmenin imkanı yoktur. TC bunu iyi biliyor ve bu yok etmeyi İslamcılar ve Kemalistlerin ortak paydası olan devlet okullarında devam ettiriyor.<br />
 <br />
İşte şimdi bu okulları boykot, TC nin Kürd&#8217;ü esaret altına almak için yaşam borusu olarak kullandığı bu mezarlara gereken cevabı vermenin zamanı geldi. En az %35 nin üzerinde Kürt vatandaşımız bu çağrıya uyup, çocuğunu asimile etmekten başka bir şey yapmayan bu Türk okullarını protesto ederse TC&#8217; nin bölgedeki bel kemiği kırılacaktır. Böylesine bir olay dünya çapında büyük yankılar yapacak ve AKP nin  sahte maskesi de düşecektir. Kürt özerkliğine giden yol, Kürt halkının ortak iradesi onun gerçek temsilcilerinin böylesine küçük bir çıkışla, aklı selimle işe başlamalarından geçiyor.<br />
 <br />
Devletin saldırısı büyük olacaktır ama eskisi gibi başarı şansı yoktur.<br />
 <br />
1 milyon Kürd ayağa kalktığında ise işleri Suriye gibi olacaktır.<br />
 <br />
Şimdiden biliyoruz ki TC de o gün, PKK adı altında kendi askerlerine karşı vahşiyane bir saldırıda bulunarak, mümkün olduğunca çok askeri öldürerek, geri kalmış cahil halkı ayağa kaldırarak bu haklı eylemi sabote etmeye çalışacaktır. TC&#8217; nin değişmez Kürt politikasını devam ettiren yeni AKP-Asker ittifakı, Kürt Hareketi nezdinde bir kırılmayı amaçlıyor; talep ve istemlerin, Müslüman-Kemalist kırmızı hattının içine çekilmesini, güney Kürtlerini de tehdit ederek, zorunlululuk azmeden Kürt Birliği’nin sağlanmasının önünü almaya her zamanki gibi hedefleyeceklerdir. Benzeri olay en son Kürt özerkliğinin ilan edildiği gün yaşandı, MHP yandaşı yeni patron Necdet Özel&#8217;in Jandarma istihbaratından hareketle, PKK adına  askerlerin yaptığı bu provakasyona resmen sahip çıkıldı.<br />
Kürtler ortak iradeleri ile özerkliği ilan etmiş durumdadır, geriye dönüş olamaz ve bu yeni adım ile de onu gerçek yaşam alanına sokacaklarıdır.<br />
 <br />
 <br />
1 Mart&#8217; tan itibaren Türkleşmeye son!<br />
 <br />
Kürdün mezarı olan Türk okulunu değil, anadilde Kürtçe eğitim sağlayacak Kürt okulunu istiyoruz.<br />
 <br />
 <br />
Kürtler için anadilde eğitim komitesi.<br />
 <br />
Saygılarla,<br />
 <br />
Şemso Lazwan Kurmesh<br />
 <br />
 </p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: gökhan aksoy</title>
		<link>http://www.nanelimon.net/kurt-acilimi-nedir/comment-page-3/#comment-10756</link>
		<dc:creator>gökhan aksoy</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Jan 2012 11:04:11 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.nanelimon.net/?p=515#comment-10756</guid>
		<description>Arkasaşlar muhakak ki bu tür şeyler hoş değil. Türkiye cumhuriyeti sınırlarında yaşayan insanlar ne olursa olsun Türkiyelidir.Çok duyuyorum Bu gün Kürt, yarın laz .... gibi konuşmalarıAllah aşkına ya LAZ lar kimlerdir ya? Bu kelimeden nefret ediyorum. Aslında kelimeden değil, yanlış kullanılmasından nefret ediyorum. Size göre LAZ giresun, Trabzo, Rize , ordunun bir kısmı değilmi?. Arkadaşlar Ben Trabzonluyum ve laz değilim. Karadenizliyim ve Türküm. Hatta Trabzon Giresun , Ordu hepsi türkktür.bir tane laz bulamazsınız. Lazlar rize ile artvin arasında bir kaç ilçede bulunan toplam 12 bin nüfusa sahip vatandaşımızdır. BU kardeşlerimiz Rusyadan gelmedirler. bizlerse ortaasyadan gelmeyiz. Yazarken biraz tarih öğrenin çok hoş olmuyor bu yazılanlar. Allah aşkına bir internet karıştırın.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Arkasaşlar muhakak ki bu tür şeyler hoş değil. Türkiye cumhuriyeti sınırlarında yaşayan insanlar ne olursa olsun Türkiyelidir.Çok duyuyorum Bu gün Kürt, yarın laz &#8230;. gibi konuşmalarıAllah aşkına ya LAZ lar kimlerdir ya? Bu kelimeden nefret ediyorum. Aslında kelimeden değil, yanlış kullanılmasından nefret ediyorum. Size göre LAZ giresun, Trabzo, Rize , ordunun bir kısmı değilmi?. Arkadaşlar Ben Trabzonluyum ve laz değilim. Karadenizliyim ve Türküm. Hatta Trabzon Giresun , Ordu hepsi türkktür.bir tane laz bulamazsınız. Lazlar rize ile artvin arasında bir kaç ilçede bulunan toplam 12 bin nüfusa sahip vatandaşımızdır. BU kardeşlerimiz Rusyadan gelmedirler. bizlerse ortaasyadan gelmeyiz. Yazarken biraz tarih öğrenin çok hoş olmuyor bu yazılanlar. Allah aşkına bir internet karıştırın.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: arda yılmaz</title>
		<link>http://www.nanelimon.net/kurt-acilimi-nedir/comment-page-2/#comment-9177</link>
		<dc:creator>arda yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 Dec 2011 18:44:56 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.nanelimon.net/?p=515#comment-9177</guid>
		<description>BURDAN FAŞİSTLERE SORUM VAR TÜRKLER MOĞOLLARDAN KAÇIP ANADOLUYA GELDİĞİNDE KİM ONLARA BAKTI MİSAFİR ETTİ?.

BİLEN VARSA SÖYLESİN. TÜRKLERİN ANADOLUDA 1000 YILLIK GEÇMİŞİ VAR FAKAT KÜRTLERİN 5000 ŞİMDİ SORUYORUM KİM KİMİ KOVABİLİR BU TOPRAKLARDAN?.YEDİĞİ KABA KİMİN SIÇTIĞI BELLİ ASLINDA

BEN TÜRKÜM DİYENLER HİÇ AYNAYA BAKIYOLARMI ACABA HİÇ ÇEKİK GÖZLÜ OLANINIZ VARMI SARIŞIN YEŞİL GÖZLÜ TÜRKMÜ OLUR GÜLDÜRMEYN BENİ :)).

PEKİİ HİÇ SORMUYOMU KİMSE KENDİ KENDİNE HİÇBİR PADİŞAHIN ANASI TÜRK DEĞİL NEDEN? ÜLKÜCÜ GENÇLİK CEVAP VER BAKİM?

İNSANLARI IRKLARI İÇİN DEĞİL İNANÇLARI İÇİN AYIRMAK EN DOĞRUSU NEDEN YILLARDIR KÜRTLERE NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE DEDİRTİYOSUNUZ VEYA TÜRKÜM DOĞRUYUM ÇALIŞKANIM ... NEYİ İSPATLAMAYA ÇALIŞIYOSUNUZ VEYA EZİKLİKMİ VAR ÜZERİNİZDE MADEM TÜRK KUTSALDIDA NEDEN KAÇTINIZ MOĞOLLARDAN KALSAYDINIZ ORDA ?

KÜRTLERİN YILLARCA SESSİZ KALMASININ TEK SEBEBİ TÜRKLERİN SÜNNİ MÜSLÜMAN OLMALARINDAN SEBEPTİR 1000 YILDIR HİÇ AYRILMAMIŞLAR İSYAN ÇIKARMAMIŞLARSA TEK SEBEBİ BUDUR ŞEYH SAİT DİYCEKSİNİZ O KÜRT AYAKLANMASI DEĞİLDİR O BİR MÜSLÜMAN AYAKLANMASIDIR NEDENİDE FRANSIZIN İNGİLİZİN YAPAMADIĞINI TC. CUMHURİYETİ YAPMIŞ CAMİLER KAPATILMIŞ KADINLARIN BAŞLARI ZORLAA AÇTIRILMIŞ TEKKELER KAPATILMIŞ HALKI BUNA MECBUR BIRAKMIŞLARDIR 

SON OLARAK NE MUTLU MÜSLÜMANIM DİYENE GERİSİ YALAN NE KÜRT TÜRKTEN NEDE TÜRK KÜRTTEN GRAM BİR ÜSTÜNLÜĞÜ YOKTUR SAYGILAR HERKESE</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>BURDAN FAŞİSTLERE SORUM VAR TÜRKLER MOĞOLLARDAN KAÇIP ANADOLUYA GELDİĞİNDE KİM ONLARA BAKTI MİSAFİR ETTİ?.</p>
<p>BİLEN VARSA SÖYLESİN. TÜRKLERİN ANADOLUDA 1000 YILLIK GEÇMİŞİ VAR FAKAT KÜRTLERİN 5000 ŞİMDİ SORUYORUM KİM KİMİ KOVABİLİR BU TOPRAKLARDAN?.YEDİĞİ KABA KİMİN SIÇTIĞI BELLİ ASLINDA</p>
<p>BEN TÜRKÜM DİYENLER HİÇ AYNAYA BAKIYOLARMI ACABA HİÇ ÇEKİK GÖZLÜ OLANINIZ VARMI SARIŞIN YEŞİL GÖZLÜ TÜRKMÜ OLUR GÜLDÜRMEYN BENİ <img src='http://www.nanelimon.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> ).</p>
<p>PEKİİ HİÇ SORMUYOMU KİMSE KENDİ KENDİNE HİÇBİR PADİŞAHIN ANASI TÜRK DEĞİL NEDEN? ÜLKÜCÜ GENÇLİK CEVAP VER BAKİM?</p>
<p>İNSANLARI IRKLARI İÇİN DEĞİL İNANÇLARI İÇİN AYIRMAK EN DOĞRUSU NEDEN YILLARDIR KÜRTLERE NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE DEDİRTİYOSUNUZ VEYA TÜRKÜM DOĞRUYUM ÇALIŞKANIM &#8230; NEYİ İSPATLAMAYA ÇALIŞIYOSUNUZ VEYA EZİKLİKMİ VAR ÜZERİNİZDE MADEM TÜRK KUTSALDIDA NEDEN KAÇTINIZ MOĞOLLARDAN KALSAYDINIZ ORDA ?</p>
<p>KÜRTLERİN YILLARCA SESSİZ KALMASININ TEK SEBEBİ TÜRKLERİN SÜNNİ MÜSLÜMAN OLMALARINDAN SEBEPTİR 1000 YILDIR HİÇ AYRILMAMIŞLAR İSYAN ÇIKARMAMIŞLARSA TEK SEBEBİ BUDUR ŞEYH SAİT DİYCEKSİNİZ O KÜRT AYAKLANMASI DEĞİLDİR O BİR MÜSLÜMAN AYAKLANMASIDIR NEDENİDE FRANSIZIN İNGİLİZİN YAPAMADIĞINI TC. CUMHURİYETİ YAPMIŞ CAMİLER KAPATILMIŞ KADINLARIN BAŞLARI ZORLAA AÇTIRILMIŞ TEKKELER KAPATILMIŞ HALKI BUNA MECBUR BIRAKMIŞLARDIR </p>
<p>SON OLARAK NE MUTLU MÜSLÜMANIM DİYENE GERİSİ YALAN NE KÜRT TÜRKTEN NEDE TÜRK KÜRTTEN GRAM BİR ÜSTÜNLÜĞÜ YOKTUR SAYGILAR HERKESE</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: beytullah</title>
		<link>http://www.nanelimon.net/kurt-acilimi-nedir/comment-page-2/#comment-9110</link>
		<dc:creator>beytullah</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Dec 2011 16:18:47 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.nanelimon.net/?p=515#comment-9110</guid>
		<description>salak salak işlerle ugraşmayın ne açılımı bu ülkede hangi kürt ne zaman ezildide açılım gerekiyo yeter bee kürtçe konşa konuşa kafamızı sikti şerefszler biz ırkçılık baskı yapıyoz sanki dügünler kürtleştirildi şemmame lerle ! biz laf sokuyomuyuz aq hükümeti açılım yapıyo bu ülkede hangi KÜRT EZİLDİ  de açılım yapılıyo asıl türkler kürtleştirildi ! ama  kimse bilmiyo</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>salak salak işlerle ugraşmayın ne açılımı bu ülkede hangi kürt ne zaman ezildide açılım gerekiyo yeter bee kürtçe konşa konuşa kafamızı sikti şerefszler biz ırkçılık baskı yapıyoz sanki dügünler kürtleştirildi şemmame lerle ! biz laf sokuyomuyuz aq hükümeti açılım yapıyo bu ülkede hangi KÜRT EZİLDİ  de açılım yapılıyo asıl türkler kürtleştirildi ! ama  kimse bilmiyo</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: kazımmmm</title>
		<link>http://www.nanelimon.net/kurt-acilimi-nedir/comment-page-2/#comment-8830</link>
		<dc:creator>kazımmmm</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Nov 2011 19:39:34 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.nanelimon.net/?p=515#comment-8830</guid>
		<description>bn kürdüm ama bazılarınızı kınıorum bn kürdüm ama atatürkü sizden daha çok sewiom bn kürdüm ama ayrımcılık yapmııom bn kürdüm ama kürtleri savun muo bn kürt olmaı istemedim her kürt pkklı die bişe de yok anlayın bunu BİZ BU ÜLKENİN BÖLÜCÜSÜ DEİLİZ BU ÜLKENİN GERÇEK SAHİBİİZ BUNU BİLİN NE MUTLU KÜRDÜM DİENE  her türkün içinde kürtleri sever her kürtte türkleri sever ama sizin gibi ayrımcıları sevmez eğer şansım olsaydı kürt mu olurdun türkmü die sorsalardı bn ölümüne kürdüm ve şerefim haysiyetim var bn kimseyi ayırmam kürt
türk kardeştir ayıran kalleştir</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>bn kürdüm ama bazılarınızı kınıorum bn kürdüm ama atatürkü sizden daha çok sewiom bn kürdüm ama ayrımcılık yapmııom bn kürdüm ama kürtleri savun muo bn kürt olmaı istemedim her kürt pkklı die bişe de yok anlayın bunu BİZ BU ÜLKENİN BÖLÜCÜSÜ DEİLİZ BU ÜLKENİN GERÇEK SAHİBİİZ BUNU BİLİN NE MUTLU KÜRDÜM DİENE  her türkün içinde kürtleri sever her kürtte türkleri sever ama sizin gibi ayrımcıları sevmez eğer şansım olsaydı kürt mu olurdun türkmü die sorsalardı bn ölümüne kürdüm ve şerefim haysiyetim var bn kimseyi ayırmam kürt<br />
türk kardeştir ayıran kalleştir</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: nesibe nur</title>
		<link>http://www.nanelimon.net/kurt-acilimi-nedir/comment-page-1/#comment-6522</link>
		<dc:creator>nesibe nur</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Jun 2011 09:38:05 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.nanelimon.net/?p=515#comment-6522</guid>
		<description>ne diyosun be sen! kim kimi asıyo,düzgün konuş! ah şu senin dediklerini diyenler boylasa keşke o ipi! darbeymiş.. ülkeyi bölen kürt vatandaşlar değil,sen ve senin gibi ergenekoncu pislikler! adam ekonomiyi düzeltir,ülkeye barış getirmeye çalışır,ülkeyi kalkındırır.ama yok ne zamanki ülkede güzel şeyler olacak olsa hemen darbe yapar ve her şeyin içine edersiniz.işinize gelmeyince hadi genelkurmay başkanı! yazık ki hem bunu yapan hem dışarda özgürlük diye naralar atanlar sen ve senin gibiler! bu ülkeyi bölmeye pkknın falan gücü yetmez,biz birbirimizi anlamadığımız ve saygıyı yitirdiğimiz için bölünürüz ancak! ve ne mutlu ki sen bunu çok iyi yapıyosun.o kadar acınası bi durumdasın ki acıyorum sana sadece! bu ülkenin %50&#039;si akpli canım,o kadar basit değil artık o dediğin şeyler.. neyse niye sana laf anlatmakla uğraşıyorum ki,nasılsa senin akıl melekelerin çalışmadığı için anlayamicaksın. ne dersem diyim,sen yine özgürlükçüsün ben yine bağnazım nasılsa.. izmir&#039;liyim ben ve burdaki aptal ötesi insanlar ne yaparsa yapsın,ne yenilik getirirse getirsin asla vermeyiz akp&#039;ye diyolar ama kendi seçtikleri insanlar 10 yıldır bi metroyu bitiremedi,ona laf etmiyolar! o kadar kibirli,önyargılılar ki! sen de öylesin! o yüzden sadece acıyorum sana!.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ne diyosun be sen! kim kimi asıyo,düzgün konuş! ah şu senin dediklerini diyenler boylasa keşke o ipi! darbeymiş.. ülkeyi bölen kürt vatandaşlar değil,sen ve senin gibi ergenekoncu pislikler! adam ekonomiyi düzeltir,ülkeye barış getirmeye çalışır,ülkeyi kalkındırır.ama yok ne zamanki ülkede güzel şeyler olacak olsa hemen darbe yapar ve her şeyin içine edersiniz.işinize gelmeyince hadi genelkurmay başkanı! yazık ki hem bunu yapan hem dışarda özgürlük diye naralar atanlar sen ve senin gibiler! bu ülkeyi bölmeye pkknın falan gücü yetmez,biz birbirimizi anlamadığımız ve saygıyı yitirdiğimiz için bölünürüz ancak! ve ne mutlu ki sen bunu çok iyi yapıyosun.o kadar acınası bi durumdasın ki acıyorum sana sadece! bu ülkenin %50&#8242;si akpli canım,o kadar basit değil artık o dediğin şeyler.. neyse niye sana laf anlatmakla uğraşıyorum ki,nasılsa senin akıl melekelerin çalışmadığı için anlayamicaksın. ne dersem diyim,sen yine özgürlükçüsün ben yine bağnazım nasılsa.. izmir&#8217;liyim ben ve burdaki aptal ötesi insanlar ne yaparsa yapsın,ne yenilik getirirse getirsin asla vermeyiz akp&#8217;ye diyolar ama kendi seçtikleri insanlar 10 yıldır bi metroyu bitiremedi,ona laf etmiyolar! o kadar kibirli,önyargılılar ki! sen de öylesin! o yüzden sadece acıyorum sana!.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: hasret gülüm</title>
		<link>http://www.nanelimon.net/kurt-acilimi-nedir/comment-page-1/#comment-6237</link>
		<dc:creator>hasret gülüm</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 May 2011 19:57:52 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.nanelimon.net/?p=515#comment-6237</guid>
		<description>ya   neyin açılımı bu adamlar dağa çıkıp kendi vatandaşımız diyerek cesetleri almak için askere saldırıyor o cesetler değilmi türkiyeyi bölmek için amerika ve israilin uşağı olmuş kişilerin leşleri  madem türk kürt kardeş isek bırak kardeşim ozaman silahını gel  türk vatandaşı  olmak çok mu zor adam ingiltereden fransa dan almanyadan gelip türk vatandaşı olmuş  sen türkiyede ben kürt vatandaş ı olacam  bana kürdistan hüküme ti kurmak istiyorum bölüşelim türki ye yi diyorsun olmaz olamaz çünkü bü ülke yüzyıllardır bölünmedi bölünemez   ama  gel aynı BAYRAK aynı  DİL ÇATISI ALTINA</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ya   neyin açılımı bu adamlar dağa çıkıp kendi vatandaşımız diyerek cesetleri almak için askere saldırıyor o cesetler değilmi türkiyeyi bölmek için amerika ve israilin uşağı olmuş kişilerin leşleri  madem türk kürt kardeş isek bırak kardeşim ozaman silahını gel  türk vatandaşı  olmak çok mu zor adam ingiltereden fransa dan almanyadan gelip türk vatandaşı olmuş  sen türkiyede ben kürt vatandaş ı olacam  bana kürdistan hüküme ti kurmak istiyorum bölüşelim türki ye yi diyorsun olmaz olamaz çünkü bü ülke yüzyıllardır bölünmedi bölünemez   ama  gel aynı BAYRAK aynı  DİL ÇATISI ALTINA</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Nazmi Dogan</title>
		<link>http://www.nanelimon.net/kurt-acilimi-nedir/comment-page-2/#comment-6136</link>
		<dc:creator>Nazmi Dogan</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 May 2011 13:28:04 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.nanelimon.net/?p=515#comment-6136</guid>
		<description>“SEÇİMLER VE  DERSİM&#039; İN  YENİDEN  KATLİAMI!”

Nazmi Doğan,  Mayis  2011 






CHP, Askeriye ve diğer Türk/İslam sentezcileri soykırım güçleridir.
  
Kılıç sallayan devşirme Kemal, celladına tapmanın dramatik örneklerini sunmaya devam ediyor.
Irkçı-faşist-şovenist propaganda zehiri ve asimilasyondan oldukça  etkilenmiş Alevi dernekleri, envay çeşit salon sosyalistleri Kemalizmin kendilerinin gerçek duruşları olduğunu, onun da kılıç sallayan Arap şeriatçısı Hz. Alinin devamı olduğunu iddia ediyor ve Kemal&#039;in kendisinin Alevi-Kızılbaş olduğunu iddia edecek kadar ileri gidiyorlar.

Aklı başında her insan, elinde kılıçla dolaşan şimdiki cihat savaşçılarının ideolojik önderlerinden olan Arap Ali&#039;sinin sosyal demokrasi veya Kemalizmle hangi bağlantılarının olduğunu sormadan geçemez! Muhamet gibi Ali veya Osman da şimdiki El-kaide liderlerinin öncülleridir. Farkları sadece taşıdıkları silahlardır.
Kılıç yerini, çoktan ateşli silaha bıraktı, ama bizim cahiller onu bile iyi algılayamıyor!! Almanya&#039;da derneğine kılıçlı Ali&#039;yi  asmakla, bir Avrupalıya, Mezoptomya ve Anadolu&#039;da, onun atalarını neyle kestiğini hatırlatmaktan başka bir şey yapmadığının farkında mısın? Sadece haca gitme adı altında örgütlenen ve yıllık Türkiye bütçesinden daha fazla gelir sağlayan islam hac ticareti göz önüne alındığında Suudi Bedevilerinin kılıççı Ali&#039;ye tapmaları normalin ötesinde olağanüstü derecede önemli ekonomik politik çıkarları öngören çekirdeksel bir işlevdir. Ama 20 milyonun üzerindeki Anadolu Alevilerinin bu cellatların yağcılığını yapmaları, bedavadan bunlara daha fazla etki alanlarının yaratılmasını sağlayan idolojik politik süreclerde yer almaları bir suçtur.
Derneklerine, başa M. Kemal resmi, arasına keskin bir kılıç (Zulfikar) ve onun yanına da eskı çağların Bin Ladin&#039;i, Suudi  Ali&#039;sinin   resimlerini asan, zamanı çoktan dolmuş devşirmeliğe özenen kör cahil topluluk halkına ihanet etmeye devam ediyor.  

Kılıç&#039; çı Kemal’e yeniden dönersek: şimdiki CHP başkanının, Alman Himler’in gestapo yöntemlerinden esinlenerek isminin değiştirilmesi insanlığın yüzkarasıdır. Himler herkesi gaz odasına göndermiyor, çoğu muhalif Almanların ailelerini yok ederken çocuklarının alınıp adlarının değiştirilmesi ve bunların özel eğitilerek “Hitler gençlik taburlarına” verilmesini sağlayan bir yöntem geliştirmişti. Dersim Soykırımı döneminde ailesinden 7 kişi öldürülen ve öksüzler yurduna, daha sonra da yatılı bölge okullarına alınıp adı değiştirilen, Nazmiye nufus dairesine kayıtlı bu kişinin esas adı Hıdır dır. Ailenin soykırım öncesinde soyadı ise söylendiği gibi Karabulut falan değildir. Soykırım arifesinde bütün Dersimlilerin ad ve soyadlarının değiştirilmesi kanunla gerçekleşmiştir.
Dolayısıyla bu aileye Karabulut soyadı da istekleri dışında verilmiştir. Hıdır isminin Kemal diye değiştirilmesi, Karabulut soyadının da Kılıçdaroğlu diye değiştirilmesi Türkiye topraklarında nasıl bir barbarlığın yaşandığını ispatlamaktan öteye gitmiyor. Çocuk yaşta beynine yağma ve talanın, “kafirlerin” kafalarının kesilmesinin(kılıçla simgeleniyor) kahramanlık olduğu, kendisinin esas Türk olduğu, Atilla” nın soyundan geldiği, Arap asılı Hz. Ali”den kahraman M. Kemal” e varan geleneğin devamı olduğu, Alevi derneklerine de asıldığı gibi 3 sembolü(ali-zülfükar-atatürk) entegre eden Kemal Kılıçdaroğlu isminin onu “yabani”, “aşağılık” Kuro Dersimlilerden ayrıştıracağı sistematik olarak işlenmiştir.
Bir kere Alevi Kültüründe Kılıç sembol falan değildir. Bu Şiilerde olabilir, Aleviler ile Şiiler ise tamamıyla zıt toplumlardır. Şii İslamın 5 şartınıda yerine getirir, camii ye gider, ramazanda oruç tutar ve hacca da gider, ama Aleviler bunların hiçbirini yapmaz…Alevilerin Arap Ali&#039;sinin keskin Kılıçlarını asmalarının başlangıcı yeniye dayanıyor.Türk ırkçılığının yükseliş döneminde bir taktik olarak, Aleviliğin Müslümanlığın bir mezhebi olduğu ileri sürülmüş, otonomiye varabilecek hak ve toprak taleplerinin yokedilmesinin alt yapısı sağlanmıştır. Bu idolojik-politik bir proje olarak ortaya atılmıştır. Koçgiri isyanı döneminde bu projenin ana hatları çizilmiştir. Osmanlının dağılması ve ezilen halkların özgürlük bağımsızlık talepleri Alevi-Kızılbaş halklarının yoğunlukta yaşadığı Dersim – Koçgiri otonomisinin hala ayakta durması Kemalist Ittihat Terakkicileri korkutuyordu. Lübnan ve Suriyede de bağmsız devletlerin kurulması, artık sıranın Anadolu Alevilerinde olduğunu ve bunların bir an önce etkisiz hale getirilmesini acil kılıyordu. O dönemde Osmanlı padişahının en güvenilir adamı diye Anadolu&#039;ya gönderilen M. Kemalin önündeki en önemli görev de bu idi. Fransız veya İngilizlere tek bir kurşun sıkmadan ilk yaptığı iş Koçgiri de Kürt isyanı var diyerek İstanbul’ a telegraf çeken M. Kemal yaklaşık 24 000 Aleviyi acımasızca katletti. İttihat Terakki artıkları Paşalar, Koçgiride Alevieri katlederken Padişah ve aynı zamanda onların ağababası olan İngiliz ve Fransızlara da rapor verdiler. Çünkü, M. Kemalin bölgeye resmi olarak gönderilmesinin sebebi, İngiliz istihbaratına göre, artan başıbozuk eşkiya eylemleridir. Yani o dönemde İngiliz ve Fransızlar için birincil konu din temelinden örgütlenen çetelerin Ermeni soykırımından ele geçirilen mal-mülkler, altın ve paraları paylaşım kavgası ve de  askerlere ait yiyecek malzemelerini yağmalama hareketleridir. M. Kemal müteffikler adına sözde bu başkaldıranları kontrol altına almalıydı: Kocgiri katliamı ile bayram etmeye başlıyan Müteffik ordu komutanları, Kemalin daha sonraki faaliyetlerini kontrol etme gereğini bile duymadılar ve böylece Kemal de bu fırsattan yararlanarak kendi çıkarları için bütün çeteleri bir araya getirmeye başladı. Dikkati çeken diğer bir nokta ise, bu katliamdan sonra tek bir Fransız veya İngiliz askerinin burnunun kanamamasıdır. 1920 lerden 1923 kadar sadece 2 İngiliz askeri yaralanmıştır ve bu Beyoğlun da Rum kadınlar yüzünden çıkan bir kavgad olmuştur... Koçgiride Alevilerin kitlesel imhasından 1 ay sonra M. Kemal Fransızlarla dostluk antlaşması imzaladı. Kurnaz İngilizler de onun göstermelik “asayiş problemi”, nin kamufulajını iyi kullandılar ve sınıra dayanmış Bolşevik hereketine karşı gerekli tamponu sağlayacak tek liderin o olduğunu Londra’ ya bildirdiler. İngiliz gizli arşivlerinden anlaşılacağı gibi M. Kemal hemen onların gözüne girmişdi. Laz Topal Osmanın bu katliama çekilmesi ise ona teklif edilen Sivas, malatya, Tokat ve Erzincanın kuzey alanlarındaki Alevi mal varlıklarıdır. İttihatçılar, Ermeni ve Rumların yokedilmesinde kullanılan yöntemi burada gene uyguladılar. Sözde topal Osman’ a Lazkiye otonomisi verilecek ve Alevi Kızılbaşlardan boşalacak alanlar da onun topraklarına katılacaktı. Mustafa Kemal 1923 yılına kadar amaçlarının “Saltanatı ve Hilafeti kurtarmak olduğunu tekrarladı durdu? öyle yaptı, çünkü  bir Türk devleti için çalıştığını söyleseydi, yanında kimseyi bulamazdı. Etrafına topladığı bütün başıbozuk çeteler (kuvvai miliye denilen eşkiyalar) yağma ve talandan başka bir şey düşünmüyorlardı. İngiliz ve Fransız ordularını rahatsız eden bu Müslüman çeteleri bir araya getirmek için onlara kan emiciliğin sembolü durumunda olan &quot;padişahı koruma&quot;, &quot;halifeliği ve  saltanatı yaşatma&quot; hedefini göstererek düzenli ordu kurmaya başladı. Padişah için savaşma, o dönemde Müslüman olmayan halkların mal ve mülklerini yağmalamayla özdeş idi. Koçgiri de kan akarken, M. Kemal bu seferde din, Müslümanlık adına Karadeniz alanında da  büyük bir yağma talan hareketi başlattı. Kriminal eşkiyalardan kurulan  terör çeteleri Rumların evlerini basıyor ve onları acımasıca katlederek mal ve mülklerine el koyoyorlardı. Kemal onlara bunun &quot; padişahın bir fermanı &quot;  olduğunu söylüyor ve çığ gibi büyüyen bu eşkiya sürüleri sayesinde kendi gücünü de artırıyordu. 
Diğer yandan Osmanlıyı yöneten İngilizler M. Kemal konusunda tam emin olmak için yeni bir olayı ölçü olarak kullanmayı planladılar. TKP yönetimi M. Suphi liderliğinde Anadolu&#039; ya geliyordu. Bütün istihbarat  M. Kemal&#039; e  İngiliz gizli servisinden aktarıldı, yani bütün bu yöneticilerin nerden hareket ettikleri ve nereye ne zaman varacakları tamı tamına ona aktarıldı. ingilizler Bolşeviklik hakkında Kemali  test yapmak istediler. Bilindiği gibi Kemal, İngilizlerin istediklerini fazlasıyla yaptı, TKP yöneticilerini sağ yakalama değil hepsini sorgusuz sualsız denizde boğdurdu. Bu olaydan sonra İngiltere Kraliyet ailesi tamamıyla ikna oldu ve artık Anadolu&#039; nun gelecegi M. Kemal&#039; e  bırakıldı. Bu kararın sonuçları diğer Anadolu halkları için çok vahim olacaktı. Rumlar ve Dersimliler de Ermeniler gibi feda edildi. Batı Anadolu`da bulunan Yunanlilar resmen satıldı. Karşılığında Kemalistlerden İngiliz askerine dokunulmaması istendi ve bu aynen de böyle oldu. Rumlar&#039;ın 3 000  yıllık vatanları olan batı- Anadoludan kovulmalarının da yolu böylece açılmış oldu. &quot;Kurtuluş savaşı&quot;  denilen uyduruk hikaye  sonradan İsytanbul İngiliz konsolusunun da dediği gibi, &quot;itlerin kendi aralarında ki dalaşmalarından kuvvetlinin çıkamasını bekledik...&quot;  İşte Türk devleti denilen yapının ortaya çıkış şekli...Başta Rumlardan yanaymış gibi görünürken, M. Kemalin Anadoluda ki bütün eşkiya çetelerinden derleyip toparladığı hırsızlar kalabalığını görünce ondan yana yer aldılar. Tek istekleri ise M. Kemal&#039;den  bolşevikliği durdurmaları oldu. Ermeni menşevikleri ile arası iyi olmayan Stalin ise o sıralarda Kafkaslar da idi. Stalin olmasaydı TC devleti gene kurulamazdı. Stalin, politik karşıtları olan menşevikleri bahane ederek Ermenileri arkadan vurdu. Böylelikle  yağma ve talana gelmiş osmanlı kırıntılarının Kars, Ardahan ve Van şehirlerini de almalarına kendisi yardım etti. Ermenilerin çoğunlukta oldukları bu şehirlerin TC devletinin ordusu diye lanse edilen bu eşkiya çetelerine devredilmesi sovyetlerin tarihlerinde işledikleri ağır bir suçtur... 
İngiltereden gelen emir ile Kemal&#039;in önü açılıyor ve birincil tehlike olan Bolşevikliğe karşı tampon bir devlet kurulması aciliyet kazanıyordu. Bu meyanda diğer konular tamamıyla arka plana geçiyor, Rum, Ermeni, Kürt, Alevi, Pontus halklarının hak ve talepleri yok sayılıyordu. İngiliz ve Fransızlar artık M. kemal&#039; e  oynuyordu. Kemal bu fırsattan yararlanarak  Anadolunun bütün yerli halklarını yok etmeye başladı. işte bu etmizlik hareketine daha sonra &quot;  kurtuluş savaşı&quot; denilecekti.

Alevilerin esas sembollerine dönersek, bunlar genelikle doğanın birer parçalarıdır. Alevilik, sahte ideolojik poltik amaçlı projelerin yansıttığı gibi “ali evicilik, alicilik” değil, “alev” den gelmedir. Bir kere bu bir dil sürçmesi falan değil, açıkça ortada olan bir şeydir. Ali başka Alevi başkadır. Alev’ e tapma is Mezopotamya toplumlarının ana kültürü olan güneş ve ateşin kutsallaşması temelindedir. Zerdüşt dini  Hiristiyanlık ve Müslümanlıktan önce vardır. Bu coğrafyanın da ana kültürüdür. Tek tanrılı dinler ve özellikle de Yahudi ve Budizm dinleri Zerdüşt inancından çok etkilenmişlerdir.
Tepeden bir devlet yaratılması için uydurulan sahte ideolojiler ile jenositleri sistemleştiren kemalist kadrolar 1928 lerden itibaren tüm alanlarda geniş ideolojik – politik çalışmalara girdiler. örneğin güneş dil teorisi saçmalığı almanya’ da yükselen Nazi akımlarından esinlenerek uyduruldu. Alevilerin mentalitede yokedilmeleri için ise Koçgiri kırımı ile temelleri atılan “islamın bir mezhebi” şeklinde ki projesi yeniden ortaya sürüldü. Başta Şevket Süreyya Aydemir olmak üzere kadrocuların uzlaştığı bir nokta, Ermeni ve Rumlar gibi diğer kadim Anadolu milletlerinin de nihai olarak ortadan kaldırılmalarıdır. Hiristiyan dinine mensup olanların başarıyla yokedilmeleri Kemalist kadroların iştahını artıriyor ve mücadele şiddetle tırmadırılıyordu.
Dersim’den Ankara’ ya çağrılan bazı ileri gelenler ya satın alınıyor veya her yol denenerek beyinleri yıkanıyordu, ama o zamana kadar Alevilerin esas çekirdeğini oluşturan iç bölgelere ulaşamıyorlardı. Soykırım yapıldıktan sonra bütün dede, seyit ve pirler Malatyanın Akçadağ kazasında 3 aylık eğitime tabii tutuldu. Bu eğitim ile, dedelere, sehlere ve pirlere Atatürk posterleri, Hz. Ali posterleri ve Zülfıkar resimleri verilerek köylerine gönderildiler. Tamamen beyinleri yıkanan bu sözde ileri gelenler, halka ” esas müslüman ve türk ” olduklarını, islamın bir mezhebi olduklarını propoganda yapmaya başladılar. Köylerin her tarafı Arap Ali sinin resimleri ile doldu. TC nin geri kalan Alevileri asimile etme çalışmaları sistemli eğitim çalışmaları ile periodik olarak devam etti. Elbistan’ dan Tokat’a ve Erzurum’a kadar Alevileri yaşadıkları bütün alanlardan toplanılıp getirilen bir sürü Türkçe bilmeyen insanlardan celladına tapan ucubeler yaratıldı… Alevilerin Arap Ali’ sinin resimleri ile tanışmaları bu olaydan sonradır. Alevilere kılıç resmi bu şekilde dayatılmıştır. Çünkü o dönemde Müslüman olunca direkmen Türk olunuyordu. Yani Alevilerin 500 senelik Osmanlı hükümranlığı döneminde Müslüman sayılmamaları ve şimdi birden bire “rütbe” almaları, Şevket Süreyya Aydemir ‘ in de dediği gibi ‘Kemalizmin bir dehasıyıdı’. Bu proje başarıya ulaştı, hafıza kaybına uğratılan Aleviler hak ve özgürlük telaplerinden vazgeçerek düşmanlarının saflarına geçtiler. Inönü Anılarında; “bunların hemen hemen hepsinin okuma yazmasi yoktur, Türkce bilmezler, onlari mecmua kitap ile degil, resimlerle ikna edelim yönünde bütün kadrolardan öneriler geldi…Onlar kendi inanclarinin adina benzeyen ve “AL” ile baslayan bizim Alevilği hemen birden benimsemedilerse de kafalari allak bullak oldu…..” der.

Dersimliler, Rum ve Ermeniler Kemalizmin ırkçı milliyetçiliğinden ve Kemalist devlet dindarlığından çok çekmişlerdir. Kemal Atatürk dönemi Türkiye’nin en karanlık, diktatoryal dönemidir. Ermeni, Asuri-Süryani katliamları ve milyonlarca Rumu denize döken odur. Atatürk laik değildi, demokrat hiç olmadı. Şimdi yaşasaydı sonu aynen Mübarek, BenAli veya Kadafi gibi olacaktı...TC nin varlığı anlamına gelen Müslüman olmayanların yokedilmesi AKP’li devlet döneminde de hızında bir şey kayb etmemiştir. Enver Paşa: „Ermeniler olmazsa, Ermeni sorunu da kalmaz.“ Çağrışım yaptınız mı? Başbakan Erdoğan ne diyor: „Düşünmezsen Kürt sorunu yoktur.“ Birbirlerine oldukça benziyorlar, değil mi? İnsanlık Heykeli’ne „ucube“ dedi, hemen kaldırıldı. Bu davranış, Taliban’ın Buda heykellerini dinamitlemesi benzeridir.

Şimdi gene  Müslüman olmayan aydınlar kurşunlaniyor, boğazları kesilýor ve masum insanlar ‘aklı dengesi yerinde olmayan’ genç Türklerin saldırı hedefi olmaya devam edýor. Ama ne hikmetse bu ‘akli’ dengesi yerinde olmayan genç Türkler  hiç bir cami imamını rahatsız etmiyor sadece Müslüman olmayanları öldürüyorlar!?!
Varlığı yağma ve talana dayanan dejenere olmus capulcu Anadolu guruhu, ırkçılık üzerine inşaa edilen Kemalist devletin çağdaşlaşmasını isteyenlere kuşkuyla yaklaşıyor. O ‘’Devlet yıkılırsa ben ortada kalırım’’ sendromundan hala kurtulmuş değil. Yani kendisine Türk diyen ama genetik olarak Anadolunun Türk olmayan eski yerlilerinin genetiğini taşıyan bu halkın yüzde doksanı hala onun parazitliğini garantileyen bu yabani varlıktan yana, yani kan emici askerci-çeteci. Seçimini kendi refahına ve geleceğine göre değil, devlet dediği ve tam ne anlama geldiğini kavrayamadığı, silah ve kanla algıladığı gücün bakiyesi ve onun devamlılığına göre yapıyor. Bu açıdan tercihi mevcut yağma ve talanın bekçisi olan devleti temsil eden partilerden yana olacaktır.
AKP, CHP, MHP ve diğer devlet partilerinin aday listelerine bakmak yeterli. Bu partilerin adayları ya çete, ya hırsız, ya dolandırıcı ve ellerinde insan kanı var.Aralarına serpiştirdikleri ‘Demokrat’ gömlekliler ise sadece işin aşentiyonu.
AKP, CHP ve MHP bu sahte maskeleriyle sadece toplumu daha derin kaoslara sürükleyeceklerdir.  
Dersimliyi  kandıramıyorsan toplumda bir yere gelmiş birilerini ne pahasına olursa olsun satın almak. Bu gün AKP veya CHP saflarında yer alan ‘Ünlü’ Zazalar acaba hangi hesapları sonucu oaradalar. Kendi kimliği ve kültürü için mücadele eden birinin Dersim soykırımını yapmış bir kimliğin ve kültürünün yanında ne işi olabilir ki?

CHP DERSİM 38 SOYKIRIMINI YAPTI

CHP’nin şovenizm, ırkçılık ve faşist politika ve pratiği oldukça açık ve net bir biçimde kör gözlerin bile göreceği kadar orta yerdedir.
Sırf Dersim Jenosidi konusundaki faşist, soykırımcı, şovenist yüzü değil aynı zamanda Ermeni, Kıbrıs, Balkanlar, Kafkaslar, Azerbaycan vs gibi bir çok sorunda MHP’yi aratan taktik adımları ile söylem ve pratikleri tam bir gerçek kimliğine, sözde cumhuriyet kurucu kadrolarının da ruhuna uygun bir yere geldi. Aslına bakarsanız kendisine zoraki giydirilmiş sözde sosyal demokrat kimliğin de reddi de olsa; tam ve kesinlikle düzenin en önemli çekirdek örgütüdür. Kılıç sallayan devşirme Kemal celadına tapmanın en dramatik örneklerini sunmaya devam ediyor. 

Kemalistler laik değildirler. Onlar öncekilerin yarım bıraktığı politikayı hayata geçirmeye çalışmışlardır. Savaş esnasında ana slogan:  &quot;padişahı koruma&quot;, &quot;halifeliği ve  saltanatı yaşatma&quot; idi. İslam adına cahil cuhul kan emici Müslümanları bir araya toplayan Kemalistler, 1925’te Tekke ve Zaviyeler Kanunu ile Aleviliği  resmen yasaklamış, buna karşılık İslamı da resmi din yapmışlardır. Diyaneti kuran Kemal&#039; in bizat kendisidir. 12 Eylül cuntacıları da Kemalizm adına türk islam sentezini TC nin ana ideolojisi yapmadılar mı?
Kemal Kılıçdaroğlu hemen hemen bütün seçim konuşmalarında bu konuya ilişkin soru geldiğinde “Biz Atatürk ne yaptıysa onu savunuyoruz.” demeye devam ediyor. Utanmadan soykırımı haklı gösteriyor, taptığı celladın yaptığına aynen sahip çıkıyor. Gerçekte olan, ırkçı CHP’nin kendi kimliğine dönüşü ya da boyanın dökülüp altta gerçeklerin çıkması vardır.
CHP İttihat terakkinin devamıdır. Ermeni soykırımı, Rum soykırımını ve Anadoludaki diğer yerli hakların yokedilmesi sürecini ilerleten bir akımın devamıdır: 1880 lerden beri başlatılan temizlik hareketlerini yöneten bir partinin mirasçısıdır. Soykırıma uğradığı halde sürgündeki milyonlarca insanı bu soykırımı hak etmiş gibi göstererek, ortada bir isyan ya da “terörizm” varmış gibi havalar yaratıp, yeni soykırımlara zemin hazırlayan neo faşist CHP zamanını tamamlamıştır. O gün iktidarda olan kurucularının, bugünkülerden zerre kadar farkları yoktur ve kesinlikle aynıdırlar. Dersimlilerce farklı algılanması, korkunun hükümranlığında gerçekleri bile ters yüz edecek bir asimilasyonla celladın mentalitesini kabullenmek trajik bir olayıdır.

ALEVİ KİTLELERİ CELLATLARINA TAPMA DEĞİL, DİĞER BÖLGE HALKLARI İLE BİRLEŞMELİ VE YENİ BİR DEVLETİN KURULUŞU İÇİN MÜCADELE ETMELİDİRLER.

Kürdistan devletinin kurulması bölge halklarının ağır baskı ve zulümden kurtarılması için somut bir seçenektir. Ortadoğu ve Kuzey Afrika da başlayan halk hareketleri Türkiye toprakları içinde yer alıp da hiçbir özgürlük va haka sahip olamayan Kürt, Laz, Alevi ve Çerkezlerin bir an önce harekete geçmelerini zorunlu kılıyor.
Cahiliğin en yüksek olduğu Yemen ve Mısırda  halk toplu ayaklanmışken Türkiye de insanların korku içinde celladına tapmaya devam etmesi ve hiçbir hak talebinde bulunmaması şizofrenik bir ruh haline tekabul ediyor.
Kürtlerin ise  dil, vekil, tabela,demokratik toplum gibi safsatalarla zaman kaybetme yerine, tam bağımsızlık için harekete geçmeleri gerekiyor. Türkiyede ki devlet Libya ve Yemen den daha kötüdür. Mısır halkı milyonlarcası ile ayaklanıp demokratik haklarını isterken, kendisine Türk diyen hiçbir unsur en ufak bir hak talebinde bulunmuyor. Bunların oluşturduğu hiçbir yapı rasyonal olamaz ve Kürtlerin de bunlardan alacakları veya verecekleri bir şey olmamalıdır. Artık zamanları bitmiştir. Türk devleti denilen oluşumun sonu gelmiştir.
Alevi olsun, Laz olsun bütün Karadeniz ve kuzeydoğu Anadolu halkları Kürtlerle aynı kaderi paylaştıklarını bilmeli ve harekete geçmelidir. Bu köhe yapıya son vermenin şartları artık olgunlaşmıştır.

Sevgi ve Selamlarla 
Nazmi Dogan</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>“SEÇİMLER VE  DERSİM&#8217; İN  YENİDEN  KATLİAMI!”</p>
<p>Nazmi Doğan,  Mayis  2011 </p>
<p>CHP, Askeriye ve diğer Türk/İslam sentezcileri soykırım güçleridir.<br />
 <br />
Kılıç sallayan devşirme Kemal, celladına tapmanın dramatik örneklerini sunmaya devam ediyor.<br />
Irkçı-faşist-şovenist propaganda zehiri ve asimilasyondan oldukça  etkilenmiş Alevi dernekleri, envay çeşit salon sosyalistleri Kemalizmin kendilerinin gerçek duruşları olduğunu, onun da kılıç sallayan Arap şeriatçısı Hz. Alinin devamı olduğunu iddia ediyor ve Kemal&#8217;in kendisinin Alevi-Kızılbaş olduğunu iddia edecek kadar ileri gidiyorlar.</p>
<p>Aklı başında her insan, elinde kılıçla dolaşan şimdiki cihat savaşçılarının ideolojik önderlerinden olan Arap Ali&#8217;sinin sosyal demokrasi veya Kemalizmle hangi bağlantılarının olduğunu sormadan geçemez! Muhamet gibi Ali veya Osman da şimdiki El-kaide liderlerinin öncülleridir. Farkları sadece taşıdıkları silahlardır.<br />
Kılıç yerini, çoktan ateşli silaha bıraktı, ama bizim cahiller onu bile iyi algılayamıyor!! Almanya&#8217;da derneğine kılıçlı Ali&#8217;yi  asmakla, bir Avrupalıya, Mezoptomya ve Anadolu&#8217;da, onun atalarını neyle kestiğini hatırlatmaktan başka bir şey yapmadığının farkında mısın? Sadece haca gitme adı altında örgütlenen ve yıllık Türkiye bütçesinden daha fazla gelir sağlayan islam hac ticareti göz önüne alındığında Suudi Bedevilerinin kılıççı Ali&#8217;ye tapmaları normalin ötesinde olağanüstü derecede önemli ekonomik politik çıkarları öngören çekirdeksel bir işlevdir. Ama 20 milyonun üzerindeki Anadolu Alevilerinin bu cellatların yağcılığını yapmaları, bedavadan bunlara daha fazla etki alanlarının yaratılmasını sağlayan idolojik politik süreclerde yer almaları bir suçtur.<br />
Derneklerine, başa M. Kemal resmi, arasına keskin bir kılıç (Zulfikar) ve onun yanına da eskı çağların Bin Ladin&#8217;i, Suudi  Ali&#8217;sinin   resimlerini asan, zamanı çoktan dolmuş devşirmeliğe özenen kör cahil topluluk halkına ihanet etmeye devam ediyor.  </p>
<p>Kılıç&#8217; çı Kemal’e yeniden dönersek: şimdiki CHP başkanının, Alman Himler’in gestapo yöntemlerinden esinlenerek isminin değiştirilmesi insanlığın yüzkarasıdır. Himler herkesi gaz odasına göndermiyor, çoğu muhalif Almanların ailelerini yok ederken çocuklarının alınıp adlarının değiştirilmesi ve bunların özel eğitilerek “Hitler gençlik taburlarına” verilmesini sağlayan bir yöntem geliştirmişti. Dersim Soykırımı döneminde ailesinden 7 kişi öldürülen ve öksüzler yurduna, daha sonra da yatılı bölge okullarına alınıp adı değiştirilen, Nazmiye nufus dairesine kayıtlı bu kişinin esas adı Hıdır dır. Ailenin soykırım öncesinde soyadı ise söylendiği gibi Karabulut falan değildir. Soykırım arifesinde bütün Dersimlilerin ad ve soyadlarının değiştirilmesi kanunla gerçekleşmiştir.<br />
Dolayısıyla bu aileye Karabulut soyadı da istekleri dışında verilmiştir. Hıdır isminin Kemal diye değiştirilmesi, Karabulut soyadının da Kılıçdaroğlu diye değiştirilmesi Türkiye topraklarında nasıl bir barbarlığın yaşandığını ispatlamaktan öteye gitmiyor. Çocuk yaşta beynine yağma ve talanın, “kafirlerin” kafalarının kesilmesinin(kılıçla simgeleniyor) kahramanlık olduğu, kendisinin esas Türk olduğu, Atilla” nın soyundan geldiği, Arap asılı Hz. Ali”den kahraman M. Kemal” e varan geleneğin devamı olduğu, Alevi derneklerine de asıldığı gibi 3 sembolü(ali-zülfükar-atatürk) entegre eden Kemal Kılıçdaroğlu isminin onu “yabani”, “aşağılık” Kuro Dersimlilerden ayrıştıracağı sistematik olarak işlenmiştir.<br />
Bir kere Alevi Kültüründe Kılıç sembol falan değildir. Bu Şiilerde olabilir, Aleviler ile Şiiler ise tamamıyla zıt toplumlardır. Şii İslamın 5 şartınıda yerine getirir, camii ye gider, ramazanda oruç tutar ve hacca da gider, ama Aleviler bunların hiçbirini yapmaz…Alevilerin Arap Ali&#8217;sinin keskin Kılıçlarını asmalarının başlangıcı yeniye dayanıyor.Türk ırkçılığının yükseliş döneminde bir taktik olarak, Aleviliğin Müslümanlığın bir mezhebi olduğu ileri sürülmüş, otonomiye varabilecek hak ve toprak taleplerinin yokedilmesinin alt yapısı sağlanmıştır. Bu idolojik-politik bir proje olarak ortaya atılmıştır. Koçgiri isyanı döneminde bu projenin ana hatları çizilmiştir. Osmanlının dağılması ve ezilen halkların özgürlük bağımsızlık talepleri Alevi-Kızılbaş halklarının yoğunlukta yaşadığı Dersim – Koçgiri otonomisinin hala ayakta durması Kemalist Ittihat Terakkicileri korkutuyordu. Lübnan ve Suriyede de bağmsız devletlerin kurulması, artık sıranın Anadolu Alevilerinde olduğunu ve bunların bir an önce etkisiz hale getirilmesini acil kılıyordu. O dönemde Osmanlı padişahının en güvenilir adamı diye Anadolu&#8217;ya gönderilen M. Kemalin önündeki en önemli görev de bu idi. Fransız veya İngilizlere tek bir kurşun sıkmadan ilk yaptığı iş Koçgiri de Kürt isyanı var diyerek İstanbul’ a telegraf çeken M. Kemal yaklaşık 24 000 Aleviyi acımasızca katletti. İttihat Terakki artıkları Paşalar, Koçgiride Alevieri katlederken Padişah ve aynı zamanda onların ağababası olan İngiliz ve Fransızlara da rapor verdiler. Çünkü, M. Kemalin bölgeye resmi olarak gönderilmesinin sebebi, İngiliz istihbaratına göre, artan başıbozuk eşkiya eylemleridir. Yani o dönemde İngiliz ve Fransızlar için birincil konu din temelinden örgütlenen çetelerin Ermeni soykırımından ele geçirilen mal-mülkler, altın ve paraları paylaşım kavgası ve de  askerlere ait yiyecek malzemelerini yağmalama hareketleridir. M. Kemal müteffikler adına sözde bu başkaldıranları kontrol altına almalıydı: Kocgiri katliamı ile bayram etmeye başlıyan Müteffik ordu komutanları, Kemalin daha sonraki faaliyetlerini kontrol etme gereğini bile duymadılar ve böylece Kemal de bu fırsattan yararlanarak kendi çıkarları için bütün çeteleri bir araya getirmeye başladı. Dikkati çeken diğer bir nokta ise, bu katliamdan sonra tek bir Fransız veya İngiliz askerinin burnunun kanamamasıdır. 1920 lerden 1923 kadar sadece 2 İngiliz askeri yaralanmıştır ve bu Beyoğlun da Rum kadınlar yüzünden çıkan bir kavgad olmuştur&#8230; Koçgiride Alevilerin kitlesel imhasından 1 ay sonra M. Kemal Fransızlarla dostluk antlaşması imzaladı. Kurnaz İngilizler de onun göstermelik “asayiş problemi”, nin kamufulajını iyi kullandılar ve sınıra dayanmış Bolşevik hereketine karşı gerekli tamponu sağlayacak tek liderin o olduğunu Londra’ ya bildirdiler. İngiliz gizli arşivlerinden anlaşılacağı gibi M. Kemal hemen onların gözüne girmişdi. Laz Topal Osmanın bu katliama çekilmesi ise ona teklif edilen Sivas, malatya, Tokat ve Erzincanın kuzey alanlarındaki Alevi mal varlıklarıdır. İttihatçılar, Ermeni ve Rumların yokedilmesinde kullanılan yöntemi burada gene uyguladılar. Sözde topal Osman’ a Lazkiye otonomisi verilecek ve Alevi Kızılbaşlardan boşalacak alanlar da onun topraklarına katılacaktı. Mustafa Kemal 1923 yılına kadar amaçlarının “Saltanatı ve Hilafeti kurtarmak olduğunu tekrarladı durdu? öyle yaptı, çünkü  bir Türk devleti için çalıştığını söyleseydi, yanında kimseyi bulamazdı. Etrafına topladığı bütün başıbozuk çeteler (kuvvai miliye denilen eşkiyalar) yağma ve talandan başka bir şey düşünmüyorlardı. İngiliz ve Fransız ordularını rahatsız eden bu Müslüman çeteleri bir araya getirmek için onlara kan emiciliğin sembolü durumunda olan &#8220;padişahı koruma&#8221;, &#8220;halifeliği ve  saltanatı yaşatma&#8221; hedefini göstererek düzenli ordu kurmaya başladı. Padişah için savaşma, o dönemde Müslüman olmayan halkların mal ve mülklerini yağmalamayla özdeş idi. Koçgiri de kan akarken, M. Kemal bu seferde din, Müslümanlık adına Karadeniz alanında da  büyük bir yağma talan hareketi başlattı. Kriminal eşkiyalardan kurulan  terör çeteleri Rumların evlerini basıyor ve onları acımasıca katlederek mal ve mülklerine el koyoyorlardı. Kemal onlara bunun &#8221; padişahın bir fermanı &#8221;  olduğunu söylüyor ve çığ gibi büyüyen bu eşkiya sürüleri sayesinde kendi gücünü de artırıyordu.<br />
Diğer yandan Osmanlıyı yöneten İngilizler M. Kemal konusunda tam emin olmak için yeni bir olayı ölçü olarak kullanmayı planladılar. TKP yönetimi M. Suphi liderliğinde Anadolu&#8217; ya geliyordu. Bütün istihbarat  M. Kemal&#8217; e  İngiliz gizli servisinden aktarıldı, yani bütün bu yöneticilerin nerden hareket ettikleri ve nereye ne zaman varacakları tamı tamına ona aktarıldı. ingilizler Bolşeviklik hakkında Kemali  test yapmak istediler. Bilindiği gibi Kemal, İngilizlerin istediklerini fazlasıyla yaptı, TKP yöneticilerini sağ yakalama değil hepsini sorgusuz sualsız denizde boğdurdu. Bu olaydan sonra İngiltere Kraliyet ailesi tamamıyla ikna oldu ve artık Anadolu&#8217; nun gelecegi M. Kemal&#8217; e  bırakıldı. Bu kararın sonuçları diğer Anadolu halkları için çok vahim olacaktı. Rumlar ve Dersimliler de Ermeniler gibi feda edildi. Batı Anadolu`da bulunan Yunanlilar resmen satıldı. Karşılığında Kemalistlerden İngiliz askerine dokunulmaması istendi ve bu aynen de böyle oldu. Rumlar&#8217;ın 3 000  yıllık vatanları olan batı- Anadoludan kovulmalarının da yolu böylece açılmış oldu. &#8220;Kurtuluş savaşı&#8221;  denilen uyduruk hikaye  sonradan İsytanbul İngiliz konsolusunun da dediği gibi, &#8220;itlerin kendi aralarında ki dalaşmalarından kuvvetlinin çıkamasını bekledik&#8230;&#8221;  İşte Türk devleti denilen yapının ortaya çıkış şekli&#8230;Başta Rumlardan yanaymış gibi görünürken, M. Kemalin Anadoluda ki bütün eşkiya çetelerinden derleyip toparladığı hırsızlar kalabalığını görünce ondan yana yer aldılar. Tek istekleri ise M. Kemal&#8217;den  bolşevikliği durdurmaları oldu. Ermeni menşevikleri ile arası iyi olmayan Stalin ise o sıralarda Kafkaslar da idi. Stalin olmasaydı TC devleti gene kurulamazdı. Stalin, politik karşıtları olan menşevikleri bahane ederek Ermenileri arkadan vurdu. Böylelikle  yağma ve talana gelmiş osmanlı kırıntılarının Kars, Ardahan ve Van şehirlerini de almalarına kendisi yardım etti. Ermenilerin çoğunlukta oldukları bu şehirlerin TC devletinin ordusu diye lanse edilen bu eşkiya çetelerine devredilmesi sovyetlerin tarihlerinde işledikleri ağır bir suçtur&#8230;<br />
İngiltereden gelen emir ile Kemal&#8217;in önü açılıyor ve birincil tehlike olan Bolşevikliğe karşı tampon bir devlet kurulması aciliyet kazanıyordu. Bu meyanda diğer konular tamamıyla arka plana geçiyor, Rum, Ermeni, Kürt, Alevi, Pontus halklarının hak ve talepleri yok sayılıyordu. İngiliz ve Fransızlar artık M. kemal&#8217; e  oynuyordu. Kemal bu fırsattan yararlanarak  Anadolunun bütün yerli halklarını yok etmeye başladı. işte bu etmizlik hareketine daha sonra &#8221;  kurtuluş savaşı&#8221; denilecekti.</p>
<p>Alevilerin esas sembollerine dönersek, bunlar genelikle doğanın birer parçalarıdır. Alevilik, sahte ideolojik poltik amaçlı projelerin yansıttığı gibi “ali evicilik, alicilik” değil, “alev” den gelmedir. Bir kere bu bir dil sürçmesi falan değil, açıkça ortada olan bir şeydir. Ali başka Alevi başkadır. Alev’ e tapma is Mezopotamya toplumlarının ana kültürü olan güneş ve ateşin kutsallaşması temelindedir. Zerdüşt dini  Hiristiyanlık ve Müslümanlıktan önce vardır. Bu coğrafyanın da ana kültürüdür. Tek tanrılı dinler ve özellikle de Yahudi ve Budizm dinleri Zerdüşt inancından çok etkilenmişlerdir.<br />
Tepeden bir devlet yaratılması için uydurulan sahte ideolojiler ile jenositleri sistemleştiren kemalist kadrolar 1928 lerden itibaren tüm alanlarda geniş ideolojik – politik çalışmalara girdiler. örneğin güneş dil teorisi saçmalığı almanya’ da yükselen Nazi akımlarından esinlenerek uyduruldu. Alevilerin mentalitede yokedilmeleri için ise Koçgiri kırımı ile temelleri atılan “islamın bir mezhebi” şeklinde ki projesi yeniden ortaya sürüldü. Başta Şevket Süreyya Aydemir olmak üzere kadrocuların uzlaştığı bir nokta, Ermeni ve Rumlar gibi diğer kadim Anadolu milletlerinin de nihai olarak ortadan kaldırılmalarıdır. Hiristiyan dinine mensup olanların başarıyla yokedilmeleri Kemalist kadroların iştahını artıriyor ve mücadele şiddetle tırmadırılıyordu.<br />
Dersim’den Ankara’ ya çağrılan bazı ileri gelenler ya satın alınıyor veya her yol denenerek beyinleri yıkanıyordu, ama o zamana kadar Alevilerin esas çekirdeğini oluşturan iç bölgelere ulaşamıyorlardı. Soykırım yapıldıktan sonra bütün dede, seyit ve pirler Malatyanın Akçadağ kazasında 3 aylık eğitime tabii tutuldu. Bu eğitim ile, dedelere, sehlere ve pirlere Atatürk posterleri, Hz. Ali posterleri ve Zülfıkar resimleri verilerek köylerine gönderildiler. Tamamen beyinleri yıkanan bu sözde ileri gelenler, halka ” esas müslüman ve türk ” olduklarını, islamın bir mezhebi olduklarını propoganda yapmaya başladılar. Köylerin her tarafı Arap Ali sinin resimleri ile doldu. TC nin geri kalan Alevileri asimile etme çalışmaları sistemli eğitim çalışmaları ile periodik olarak devam etti. Elbistan’ dan Tokat’a ve Erzurum’a kadar Alevileri yaşadıkları bütün alanlardan toplanılıp getirilen bir sürü Türkçe bilmeyen insanlardan celladına tapan ucubeler yaratıldı… Alevilerin Arap Ali’ sinin resimleri ile tanışmaları bu olaydan sonradır. Alevilere kılıç resmi bu şekilde dayatılmıştır. Çünkü o dönemde Müslüman olunca direkmen Türk olunuyordu. Yani Alevilerin 500 senelik Osmanlı hükümranlığı döneminde Müslüman sayılmamaları ve şimdi birden bire “rütbe” almaları, Şevket Süreyya Aydemir ‘ in de dediği gibi ‘Kemalizmin bir dehasıyıdı’. Bu proje başarıya ulaştı, hafıza kaybına uğratılan Aleviler hak ve özgürlük telaplerinden vazgeçerek düşmanlarının saflarına geçtiler. Inönü Anılarında; “bunların hemen hemen hepsinin okuma yazmasi yoktur, Türkce bilmezler, onlari mecmua kitap ile degil, resimlerle ikna edelim yönünde bütün kadrolardan öneriler geldi…Onlar kendi inanclarinin adina benzeyen ve “AL” ile baslayan bizim Alevilği hemen birden benimsemedilerse de kafalari allak bullak oldu…..” der.</p>
<p>Dersimliler, Rum ve Ermeniler Kemalizmin ırkçı milliyetçiliğinden ve Kemalist devlet dindarlığından çok çekmişlerdir. Kemal Atatürk dönemi Türkiye’nin en karanlık, diktatoryal dönemidir. Ermeni, Asuri-Süryani katliamları ve milyonlarca Rumu denize döken odur. Atatürk laik değildi, demokrat hiç olmadı. Şimdi yaşasaydı sonu aynen Mübarek, BenAli veya Kadafi gibi olacaktı&#8230;TC nin varlığı anlamına gelen Müslüman olmayanların yokedilmesi AKP’li devlet döneminde de hızında bir şey kayb etmemiştir. Enver Paşa: „Ermeniler olmazsa, Ermeni sorunu da kalmaz.“ Çağrışım yaptınız mı? Başbakan Erdoğan ne diyor: „Düşünmezsen Kürt sorunu yoktur.“ Birbirlerine oldukça benziyorlar, değil mi? İnsanlık Heykeli’ne „ucube“ dedi, hemen kaldırıldı. Bu davranış, Taliban’ın Buda heykellerini dinamitlemesi benzeridir.</p>
<p>Şimdi gene  Müslüman olmayan aydınlar kurşunlaniyor, boğazları kesilýor ve masum insanlar ‘aklı dengesi yerinde olmayan’ genç Türklerin saldırı hedefi olmaya devam edýor. Ama ne hikmetse bu ‘akli’ dengesi yerinde olmayan genç Türkler  hiç bir cami imamını rahatsız etmiyor sadece Müslüman olmayanları öldürüyorlar!?!<br />
Varlığı yağma ve talana dayanan dejenere olmus capulcu Anadolu guruhu, ırkçılık üzerine inşaa edilen Kemalist devletin çağdaşlaşmasını isteyenlere kuşkuyla yaklaşıyor. O ‘’Devlet yıkılırsa ben ortada kalırım’’ sendromundan hala kurtulmuş değil. Yani kendisine Türk diyen ama genetik olarak Anadolunun Türk olmayan eski yerlilerinin genetiğini taşıyan bu halkın yüzde doksanı hala onun parazitliğini garantileyen bu yabani varlıktan yana, yani kan emici askerci-çeteci. Seçimini kendi refahına ve geleceğine göre değil, devlet dediği ve tam ne anlama geldiğini kavrayamadığı, silah ve kanla algıladığı gücün bakiyesi ve onun devamlılığına göre yapıyor. Bu açıdan tercihi mevcut yağma ve talanın bekçisi olan devleti temsil eden partilerden yana olacaktır.<br />
AKP, CHP, MHP ve diğer devlet partilerinin aday listelerine bakmak yeterli. Bu partilerin adayları ya çete, ya hırsız, ya dolandırıcı ve ellerinde insan kanı var.Aralarına serpiştirdikleri ‘Demokrat’ gömlekliler ise sadece işin aşentiyonu.<br />
AKP, CHP ve MHP bu sahte maskeleriyle sadece toplumu daha derin kaoslara sürükleyeceklerdir.<br />
Dersimliyi  kandıramıyorsan toplumda bir yere gelmiş birilerini ne pahasına olursa olsun satın almak. Bu gün AKP veya CHP saflarında yer alan ‘Ünlü’ Zazalar acaba hangi hesapları sonucu oaradalar. Kendi kimliği ve kültürü için mücadele eden birinin Dersim soykırımını yapmış bir kimliğin ve kültürünün yanında ne işi olabilir ki?</p>
<p>CHP DERSİM 38 SOYKIRIMINI YAPTI</p>
<p>CHP’nin şovenizm, ırkçılık ve faşist politika ve pratiği oldukça açık ve net bir biçimde kör gözlerin bile göreceği kadar orta yerdedir.<br />
Sırf Dersim Jenosidi konusundaki faşist, soykırımcı, şovenist yüzü değil aynı zamanda Ermeni, Kıbrıs, Balkanlar, Kafkaslar, Azerbaycan vs gibi bir çok sorunda MHP’yi aratan taktik adımları ile söylem ve pratikleri tam bir gerçek kimliğine, sözde cumhuriyet kurucu kadrolarının da ruhuna uygun bir yere geldi. Aslına bakarsanız kendisine zoraki giydirilmiş sözde sosyal demokrat kimliğin de reddi de olsa; tam ve kesinlikle düzenin en önemli çekirdek örgütüdür. Kılıç sallayan devşirme Kemal celadına tapmanın en dramatik örneklerini sunmaya devam ediyor. </p>
<p>Kemalistler laik değildirler. Onlar öncekilerin yarım bıraktığı politikayı hayata geçirmeye çalışmışlardır. Savaş esnasında ana slogan:  &#8220;padişahı koruma&#8221;, &#8220;halifeliği ve  saltanatı yaşatma&#8221; idi. İslam adına cahil cuhul kan emici Müslümanları bir araya toplayan Kemalistler, 1925’te Tekke ve Zaviyeler Kanunu ile Aleviliği  resmen yasaklamış, buna karşılık İslamı da resmi din yapmışlardır. Diyaneti kuran Kemal&#8217; in bizat kendisidir. 12 Eylül cuntacıları da Kemalizm adına türk islam sentezini TC nin ana ideolojisi yapmadılar mı?<br />
Kemal Kılıçdaroğlu hemen hemen bütün seçim konuşmalarında bu konuya ilişkin soru geldiğinde “Biz Atatürk ne yaptıysa onu savunuyoruz.” demeye devam ediyor. Utanmadan soykırımı haklı gösteriyor, taptığı celladın yaptığına aynen sahip çıkıyor. Gerçekte olan, ırkçı CHP’nin kendi kimliğine dönüşü ya da boyanın dökülüp altta gerçeklerin çıkması vardır.<br />
CHP İttihat terakkinin devamıdır. Ermeni soykırımı, Rum soykırımını ve Anadoludaki diğer yerli hakların yokedilmesi sürecini ilerleten bir akımın devamıdır: 1880 lerden beri başlatılan temizlik hareketlerini yöneten bir partinin mirasçısıdır. Soykırıma uğradığı halde sürgündeki milyonlarca insanı bu soykırımı hak etmiş gibi göstererek, ortada bir isyan ya da “terörizm” varmış gibi havalar yaratıp, yeni soykırımlara zemin hazırlayan neo faşist CHP zamanını tamamlamıştır. O gün iktidarda olan kurucularının, bugünkülerden zerre kadar farkları yoktur ve kesinlikle aynıdırlar. Dersimlilerce farklı algılanması, korkunun hükümranlığında gerçekleri bile ters yüz edecek bir asimilasyonla celladın mentalitesini kabullenmek trajik bir olayıdır.</p>
<p>ALEVİ KİTLELERİ CELLATLARINA TAPMA DEĞİL, DİĞER BÖLGE HALKLARI İLE BİRLEŞMELİ VE YENİ BİR DEVLETİN KURULUŞU İÇİN MÜCADELE ETMELİDİRLER.</p>
<p>Kürdistan devletinin kurulması bölge halklarının ağır baskı ve zulümden kurtarılması için somut bir seçenektir. Ortadoğu ve Kuzey Afrika da başlayan halk hareketleri Türkiye toprakları içinde yer alıp da hiçbir özgürlük va haka sahip olamayan Kürt, Laz, Alevi ve Çerkezlerin bir an önce harekete geçmelerini zorunlu kılıyor.<br />
Cahiliğin en yüksek olduğu Yemen ve Mısırda  halk toplu ayaklanmışken Türkiye de insanların korku içinde celladına tapmaya devam etmesi ve hiçbir hak talebinde bulunmaması şizofrenik bir ruh haline tekabul ediyor.<br />
Kürtlerin ise  dil, vekil, tabela,demokratik toplum gibi safsatalarla zaman kaybetme yerine, tam bağımsızlık için harekete geçmeleri gerekiyor. Türkiyede ki devlet Libya ve Yemen den daha kötüdür. Mısır halkı milyonlarcası ile ayaklanıp demokratik haklarını isterken, kendisine Türk diyen hiçbir unsur en ufak bir hak talebinde bulunmuyor. Bunların oluşturduğu hiçbir yapı rasyonal olamaz ve Kürtlerin de bunlardan alacakları veya verecekleri bir şey olmamalıdır. Artık zamanları bitmiştir. Türk devleti denilen oluşumun sonu gelmiştir.<br />
Alevi olsun, Laz olsun bütün Karadeniz ve kuzeydoğu Anadolu halkları Kürtlerle aynı kaderi paylaştıklarını bilmeli ve harekete geçmelidir. Bu köhe yapıya son vermenin şartları artık olgunlaşmıştır.</p>
<p>Sevgi ve Selamlarla<br />
Nazmi Dogan</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: ahmet sorlu</title>
		<link>http://www.nanelimon.net/kurt-acilimi-nedir/comment-page-2/#comment-5110</link>
		<dc:creator>ahmet sorlu</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Feb 2011 23:14:12 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.nanelimon.net/?p=515#comment-5110</guid>
		<description>barış sen işini iyi yapıyon git maaşını all  americalılardan durma koş ama unutma bir senin gibilerde yakalanır. ortlaığı karıştrıb parasını alıb. sen soylermisin kimsin. sen turk değil turkun yanından bile geçemezsin. senin gibiler yakında tukenecek. bizim insanlarımız artık senin gibi ortalığı amerika yada dış guçler için çalışan insanları dinlemiyor. hadı başke yere yuru. bok çuvalı.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>barış sen işini iyi yapıyon git maaşını all  americalılardan durma koş ama unutma bir senin gibilerde yakalanır. ortlaığı karıştrıb parasını alıb. sen soylermisin kimsin. sen turk değil turkun yanından bile geçemezsin. senin gibiler yakında tukenecek. bizim insanlarımız artık senin gibi ortalığı amerika yada dış guçler için çalışan insanları dinlemiyor. hadı başke yere yuru. bok çuvalı.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: ahmet sorlu</title>
		<link>http://www.nanelimon.net/kurt-acilimi-nedir/comment-page-2/#comment-5109</link>
		<dc:creator>ahmet sorlu</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Feb 2011 22:55:17 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.nanelimon.net/?p=515#comment-5109</guid>
		<description>herkes işine geldiği gibi konuşur.ben aslen kurdum ve bununla gurur duyuyorum. nasıl bir turk kendinden gurur duyar bende oyleyim. meslem kurt turk çerkez laz değil. mesle şu ki kardeşlik eğer beni kardeş olarak kabul ederseniz ben zaten kardeşinizim. niye dersen benimde hakım var bu ulkede yaşamaya bende mucadele ettim.şimdi arkadaşlar hiç kimse sonsuza kadar yaşamaz. biz bu ulkeyi yaklaşık 87 yıldır var. şimdi tarihe bakarsanız eyer gerçekten tarihten anlayıp mantık lı baktığınız zaman anlarsınız. osmanlı bir asır yonetti. ne oldu yıkıldı.kim yıktı. ve nden oldu. onları goze alıb yaptığı hataları gormek lazım. insan yaptığı hataları gorduğu zaman hata olduğunu anlar. eyer hatayı aramıyorsanız. direk kafanızdan konuşursanız. bu kavga bitmez. çok kesim insanlar kurt deyince nefret eder hata elinden gelse boğacak.niye. bana bunu soyleyin. diyeceksinizki pkk olaylarından. ben pkk dan oncesini diyorum yani 70  oncesi. siz sanıyorsunuz kurler aldı silahu dağa çıktı askerleri oldurdu turkiyeyi bolmek istiyor. çoğu insan bunu biliyor. bunun aslı yok. ben bir turk e sen turk değilsin kurtsun diyebilirmiyim aslını inkar et diyebilirmiyim kendi dilini konuştu diye kesip atabilirmiyim sadece kurt diye neler neler yapıldı. bunu yaşayan bilir.ben şunu diyorum eyer beraber kurduysak bu ulkeyi brakta kurt kalalım bize aslımız inkar etirme. biz kurd duz kurt kalacaz. aynı senin gibi sende turksun turk kalacan.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>herkes işine geldiği gibi konuşur.ben aslen kurdum ve bununla gurur duyuyorum. nasıl bir turk kendinden gurur duyar bende oyleyim. meslem kurt turk çerkez laz değil. mesle şu ki kardeşlik eğer beni kardeş olarak kabul ederseniz ben zaten kardeşinizim. niye dersen benimde hakım var bu ulkede yaşamaya bende mucadele ettim.şimdi arkadaşlar hiç kimse sonsuza kadar yaşamaz. biz bu ulkeyi yaklaşık 87 yıldır var. şimdi tarihe bakarsanız eyer gerçekten tarihten anlayıp mantık lı baktığınız zaman anlarsınız. osmanlı bir asır yonetti. ne oldu yıkıldı.kim yıktı. ve nden oldu. onları goze alıb yaptığı hataları gormek lazım. insan yaptığı hataları gorduğu zaman hata olduğunu anlar. eyer hatayı aramıyorsanız. direk kafanızdan konuşursanız. bu kavga bitmez. çok kesim insanlar kurt deyince nefret eder hata elinden gelse boğacak.niye. bana bunu soyleyin. diyeceksinizki pkk olaylarından. ben pkk dan oncesini diyorum yani 70  oncesi. siz sanıyorsunuz kurler aldı silahu dağa çıktı askerleri oldurdu turkiyeyi bolmek istiyor. çoğu insan bunu biliyor. bunun aslı yok. ben bir turk e sen turk değilsin kurtsun diyebilirmiyim aslını inkar et diyebilirmiyim kendi dilini konuştu diye kesip atabilirmiyim sadece kurt diye neler neler yapıldı. bunu yaşayan bilir.ben şunu diyorum eyer beraber kurduysak bu ulkeyi brakta kurt kalalım bize aslımız inkar etirme. biz kurd duz kurt kalacaz. aynı senin gibi sende turksun turk kalacan.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

