<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>naneLimon.net için yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.nanelimon.net/comments/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.nanelimon.net</link>
	<description>Her Şeylerden Bir Şeyler.</description>
	<lastBuildDate>Fri, 27 Jan 2012 13:48:24 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
	<item>
		<title>Kürt Açılımı Nedir? yazısına Semsettin tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.nanelimon.net/kurt-acilimi-nedir/comment-page-3/#comment-10954</link>
		<dc:creator>Semsettin</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Jan 2012 13:48:24 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.nanelimon.net/?p=515#comment-10954</guid>
		<description>Kürt çocuklarına,&#039;Varlığım Türk varlığına armağan olsun&#039; sloganını dayatanlara cevap verme zamanı geldi: 1 marttan itibaren çocuğunu Türk okuluna gönderme.
Kürtler olarak hep beraber, Kürtlere mezar haline gelen  Türk okullarını terk edelim!
 
Kürt değilsiniz. Tek başınıza düşünemezsiniz. Doğruyla yanlışı ayırt edemezsiniz. Tek başınıza karar veremezsiniz. Varlığınızı yüce Türk milletin varlığına katarak, (Türk varlığına armağan ederek) eriyecek ve yok olacaksınız. İşte AKP&#039; nin de devam ettirmeye çalıştığı Türk-İslam sentezinin Kürtleri imha politikası...
 
Artık, dostumuzu, düşmanınımızı tanımanın, ideolojik saplantıları bir tarafa bırakmanın zamanı geldi. Bugün için bize sağ-sol, Türk Arap dostluğu-kardeşlikleri gibi saçmalıklar bir fayda getirmez. İslamın bize vereceği bir şey olamaz. Irak devleti yakında 3 parçaya bölünecek, orada ki sahte kardeşlik-birlik dirlik yalanlarının da sonu gelecektir. Müslümanlık adına AKP de 130 Kürd milletvekili var, Müslümanlık adına 9 milyon Kürt kendini Türk olarak görüyor. Ama bu Müslümanlar için, Kürd bir kafirdir ve ona bir nebze de olsa hak verilemez. Yaklaşık 10 senelik AKP iktidarında tek bir Kürt köyünün okulunda Kürtçe serbest bırakılmamıştır. Tek bir Kürt ismine bile hala izin verilememiştir.Türklerin Başbakanı, tarihsel geleneklerine uymaya devam ediyor: 1930&#039;lu yıllardan itibaren regüler devlet politikası haline gelen halka yabani sistem aralıksız devam ediyor...O yıllar Faşizmin dünya çapında zirvede olduğu yıllar. Faşizm gençliğe, gençliğin eğitimine ve endoktrine edilmesine çok önem veriyor. Azınlıkların yokedilmesi bu endoktrinasyonun hedefi olarak görülüyor. İtalya&#039;da anaokullarına kadar inen faşist örgütlenmeler ortaya çıkıyor. Hitler, Mussolini&#039;den öğrendiği kitlesel gösterileri inanılması güç devasa boyutlara çıkartıyor. Mussolini ise Atatürk&#039; ten çok şey  öğrendiğini açıkça söylüyor. Almanya&#039;da faşizmin &#039;ein volk, ein reich&#039; (tek millet, tek devlet) sloganı, Kemalistlerin attığı bir slogan ve bu politika Kürtlerin sistematik imhasına parallel geliştiriliyor. Kemalistler dünya faşizminin öncülleri olarak Rum ve Ermenleri acımasızca ellemişlerdi ve Kürtlerin sırası gelmişti. Yüzbinlerce aptal, kriminal vahşi insan, bir gösteri alanında tek bir komutla disiplinli ve uyumlu bir şekilde aynı hareketleri yaparak varlıklarını uyduruk bir millete ve Paşa&#039;ya adamış oluyorlar. Bu eylemler, özelliklede Dersim Kürt soykırımı arifesinde bütünüyle kitlesel ve adeta dinî bir havaya büründürülmüş ritüeller oldu. Çünkü Dersim soykırımı ile, baş paşanın dediği gibi &#039;çıbanbaşı&#039; Kürtlerin hak ve hukuk talepleri en az 100 sene geriye atılmıştı.
 
Türkler kadar cümle başı, &#039;baş&#039;  kelimesi kullanan bir millete rastlanamaz. &#039;başbuğ&#039;, &#039;başhakim, başvekil, &#039;başkan&#039;, etc.. etc..İradesiz, şuursuz,soysuz, sopsuz insanların zayıf noktalarına vurgu yapılarak, 10 çocuğu da ölürse, adama &#039; başın sağolsun&#039; diye ekstra  işkence etmeye gidilir. Burada &#039;baş&#039; diye kastettikleri, &#039;çoban&#039; kılığında, kan döken, baş kesen bir işgalci olması gerek!! 
Dünyada kendi meclisine &#039;büyük&#039;  adına takanlar göçebe Türklerdir: neden normal bir millet meclisi değil de &#039;büyük millet&#039;  meclisi oluyorlar?
Kaldi ki &#039;büyük&#039; denilen bir millet bu şekilde göçebe olamaz. İyi milletler doğdukları topraklara sadık ve onu en iyi kullanabilen toplumlardır. Almanlar&#039;ın Amerikaya, Türkiyeye gideni olmuş ama bu Türklerin dakikada bir yaptıkları gibi sürü şeklinde oradan oraya yığınak yapıp onun bunun memleketini bozmaları, yakıp yakmaları şeklinde değildir. &#039;Büyük Türk&#039; denilen Rum+Arap+Fars+Türkmen kırmaları bu defa da Avrupanın ortasına yığılmaya başladı...Türk resmi ideolojisi beşikteki bir çocuğu dahi Orta Asyalı olduğuna ikna etmeye çalışır, 7 göbek sonrasında dahi Anadolu&#039;nun yerlisine, onun Orta asyalı olduğu, Kurt sürüsünü takiplen buraya kadar geldiğini temel alan resmi devlet doktirini, okuldan işe kadar her yerde sistematik uygulanıyor ve  insanların beyinleri çelinerek, kendilerine yabancı, doğdukları yere düşman birileri olduklarına inandırılıyorlar. Dünya üzerinde sadece Türkiye&#039;de, halka oranın yabancısı oldukları devlet okullarında okutulur, sadece Türkiye&#039;de,Türkiye&#039;nin yerlisi olmayan Türklerin, &#039;türkiye devleti&#039; denilen bir oluşuma sahip oldukları kendi resmi olarak doktirine edilir.
&#039;Fert yok cemiyet var, hak yok vazife var&#039; düsturu bugün bütün okullarda küçük çocukların her sabah söylediği andımızda &#039;Varlığım Türk varlığına armağan olsun&#039;, &#039; ne mutlu türküm diyene&#039;, &#039;bir türk düyaya bedeldir&#039; sözleriyle tekrarlanıyor. Bugün onbinlerce Kürt okulunda bu ritüeller aralıksız devam ediyor. Kürt çocuklarının beyinleri acımasızca yıkanarak Türkleştirilip kendilerine yabancı, &#039;üstün ırk&#039; denilen Orta asyalı bir kavmin &#039;, anadoluyu işgal etmiş fertleriymiş gibi yetiştiriliyorlar. Faşizm, ferdin bağımsız bir kişilik olarak var olmasını reddeder. Aslolan Paşa&#039;nın, başkanın, Şef&#039;in, Führer&#039;in, Duçe&#039;nin, Cadillo&#039;nun liderliğinde, onun gösterdiği istikamette milletin yücelmesi için ferdin her şeyini feda etmesidir. Aslında Atatürkçülük, &#039;Ebedî Şef&#039; kültü etrafında, kalıcı bir faşist tahakküm arayışıdır. Bu kült, bütün katiller, kan emiciler için ayrıcalıklarını sürdürecekleri bir sığınak vazifesi görmektedir. 
Kürt soykırımlarının sonu, AKP tarafından da devam ettirilen bu sistem  ayakta olduğu müddetçe devam edecektir. Esas soykırım Kürdün geleceğini sistematik şekilde yokeden, eğitimiden dine kadar uzanan  Türk-İslam sentezidir. Sahte laiklik adına 5.3 milyon Kürt kandırılp kimliğine yabancılaştırılmış durumda. Alevilik, Kemalizm adına kürtleri kandıran sahte modernistler de, İslamcılardan farklı değildirler. Maoist komünistlerden, Devrimci karargah, Halk kurtuluş cephesine, solcu sendikalardan, masum dinseverler adı altında Kürtlerin beyinlerini yıkayan, özel harb dairesince ayakta tutulan ve göbekten Türk ordusuna bağlı Hizbullah gibi örgütler Kürt çocuklarının asimile edilmesinde birer yan araçtan başka bir şeey deüillerdir. Türk devletinin terör örgütlenmesini, özel harp dairesininin yeni yapılanmalarını, doğal Kürt hareketini bloke etmek, onu saptırıp dünyadaki tabii desteklerinden koparmak için, kendisine bağlı olarak örgütlendirdiği belgelenmiş durumda. Erdoğan kliği bu belgeleri sadece kendisine direkmen karşı olan askerleri tasfiyede -şantaj anlamında- kullanırken bu olşumun devamında ise diretmektedir. Evren-Özal-Demirel-Çiller-Ağar-Ecevit den kalan miras devam ediyor: AKP Kürdistandan tek bir Türk askerini bile geri çekmemiştir, masum köylüleri katleden tek bir köy koruyucusunu bile azaltmamaıştır.
 
Asker-polis elbiseli Türkler kesilen Kürt kafaları ile fotoğraf çekmeye devam ediyor, imamın ordusu &#039;fahişelere&#039; asker elbisesi giydirerek türkü söylettirmeye devam ediyor.  
Kürt değilsiniz. Tek başınıza düşünemezsiniz. Doğruyla yanlışı ayırt edemezsiniz. Tek başınıza karar veremezsiniz. Varlığınızı yüce Türk milletin varlığına katarak, (Türk varlığına armağan ederek) eriyecek ve yok olacaksınız. “Ne mutlu Türküm diyene”  “Bir Türk dünyaya bedeldir” “Türk, öğün, çalış güven.” gibi şiarlar, yaygınlaşan bayraklar ve heykeller birlikte, ulusun belleğine bir daha silinmeyecek şekilde yerleşmiştir. Peşpeşe gerçekleşen yenilgilerin yarattığı çöküntüyü ve suskunluğu yaşayan Kürt, kabuğuna çekilmiş, Türklüğüne razı olmak zorunda kalmıştır. Şentürk, hastürk, yıldırımtürk, öztürk, aslantürk, kahramantürk gibi soyadları alan Kürt, köylerinin değişen, Türkleşen isimlerine de pek karşı çıkamamıştır.Koyunlar gibi o basit hareketleri okul ve kışlalarda hep birlikte yaparak kıvama geleceksiniz. İşte o zaman sizin yerinize düşünen, karar veren, sizi yöneten bir azınlığa sorgusuz sualsiz teslim olacaksınız. Bir komut gelecek elinizi kaldıracak, bir başka komutla indireceksiniz. Bir sürü gibi. Anaokulundan başlayarak hazırol ve rahatta durmayı, uygun adım yürümeyi nasıl olsa öğrenmiş bulunuyorsunuz. Çocuklar ve gençler, sizler birer küçük Türk koruyucu askersiniz. Komutanlarınızı dikkatle takip edeceksiniz. Onlara Paşa diye hitap edceksiniz. Sakın düşünmeye, dilinizi konuşmaya, onunla düşünmeye, kendi kendinize karar vermeye kalkmayın. Sadece denileni yapın. Dünyada faşizmin en çiğ ve kaba haliyle varlığını sürdürebildiği yerler Türkiyenin okulları, Türklerin bayrak salladıkları, kendi toprakları diye saydıkları bütün Kürt şehir ve köyleridir. 
Kürdistan&#039; da koşullandırılan yaklaşık 450 000 i resmi ve 128 000 ni de paramiliter koruyucu, Irkçı, Alevici, Şiici, Maocu Komünist partisi, Devrimci karargah-kurtuluş cephesi, Müslüman Hizbullahçı kılığında örgütlenmiş askeri güç, din adı altında örgütlenmiş Hizbullah-Diyanet-Nurcu-Süleymancı-Bektaşici-Fetullahçı-kontralar bir bütün olarak AKP diktatörlüğü altında da geleneksel süreci devam ettirmektedirler.
Varlık koşulunu geleneksel bir düşman algısı üzerinden inşa ederek ifade eden Türk kimliğinin 20. yüzyıldan bugüne kadarki en büyük düşmanları, Ermeniler ve Kürtler olmuştur. Bizanslılarla iç içe geçen göçmen Orta asyalılar ve ortadoğulular yeni bir millet oluşumuyla, Anadolu&#039;da geriye kalan toplumlara karşı  büyük bir kin ve nefret dalgasının temellinide sağladılar: işte &#039;türk&#039; denilen ucube budur. Zira Mustafa Kemal’in Nutuk’unda, meziyetlerinden (!) ötürü övmekle bitiremediği Nurettin Paşa’nın, “Bu ülkede ‘zo’ diyenleri (Ermeni) temizlediler, ‘lo’ diyenleri (Kürt) de ben temizleyeceğim” sözü, o güne dek yapılmış ve sonrasında yapılacak olanları, devlet ricali ağzıyla özetleyen ciddi bir itiraftır. İttihatçıların, doğrudan veya dolaylı yollardan (deportation) Ermenileri katletmesiyle başlayan bu süreç, Nurettin Paşa’nın Koçgiri’de Kürtlere karşı giriştiği ilk katliam denemesi (1921) ile sonrasında kurulacak olan Cumhuriyet’e de miras bırakılacaktır. O günden bugüne kadar meydana gelenleri anlatmaya sayfalar kâfi gelmeyeceği için, şimdilik bu tarihi değerlendirmeyi okuyucunun takdirine bırakıyoruz. 

‘Olağanüstü hal tarihçiliği’ 
Egemen olmanın ana çerçevesini ‘olağanüstü hale karar vermekle’ ifade eden Carl Schmitt’in, siyasal literatüre armağan ettiği ‘olağanüstülük’ ya da ‘dışılık’ kavramı, gerek Türk siyasal erkinin gerekse bu erkle organik bağı bulunan ve ‘bilimsellik yalanının çamurunda’ çırpınan Türk tarihçiliğinin acizliğini, ziyadesiyle gözler önüne sermekte. Özellikle de Hrant Dink’e ithafen kaleme aldığı eserinde lafı dolandırmadan gediğine oturtan Oktay Özel’in söyledikleri, bu anlamda oldukça manidar: “Bu resimden çıkarılabilecek yegâne sonuç, bütün uzmanlık alanlarının, dolayısıyla mesleklerin ve bu arada tarihçiliğin elbette doğal kulvarının dışına çıktığı, her şeye hâkim bir gündelik pragmatizmin veya stratejik ‘üst yarar’ın, yani kamusal yararın bütün uzmanlıkları önceden belirlenmiş hedefler (‘milli dava’ ya da ‘ulusal çıkar/yarar’) doğrultusunda yeniden harmanlandığı, araçsallaştırıldığı bir ‘olağanüstü hal tarihçiliği’dir.” 

Ne yalan söyleyeyim, militan Türk tarihçiliğinin Ermeni katliamı karşısındaki yok sayma ve reflekse dayalı tutumu, geçmişte uygulanan vahşetin, bugün dilin aşağılayıcı kelime hazinesinden devşirilen ‘piç’likle meşrulaştırılıyor olmasında da büyük emeği geçmiştir. Bu yüzden de tarihçiliği arşiv belgesi okumakla eşdeğer gören bu garabet zihniyetin, bugün toprağın altından çıkan toplu mezarlar ve süngü zoruyla uçurum boşluklarına itilen insanların yaşadıklarıyla empati kurmasını beklemek, en yalın anlamıyla safdillik olur. Keza Julien Benda’nın Alman felsefecilerinin sefaleti üzerine dile getirdiği, “Tanrıları onurlandıran asil bir bakireyi çocuklarının zaferini haykırmakla meşgul bir canavara dönüştürmek, Alman felsefecilerin ezeli ve ebedi utancı olacaktır” sözü, bugün Türk tarihçiliğinin de içinde bulunduğu durumu özetler bir hal almıştır. Zaferden zafere koşarak tanıtılan bir neslin, bu zaferleri kime karşı ve nasıl elde ettiklerini sorgulamadan dile getirmek, Türk tarihçiliğinin sefaletini de gözler önüne sermekte. 


Dersim’de ve 1925 Şeyh Sait olayındaki  Kürtlere yaşatılanları bir arşiv düellosuna çeviren hükümet ve ana muhalefetin, bu topraklarda katledilen halkların gerçeğini dahi kendi tekelinde bulunan arşiv belgeleriyle izah etmesi, acınası bir durum. AKP&#039; nin Kürt politikası, 1945&#039;te İtalyan ve Alman faşizminin çöküşünden tam 67 yıl sonra, Türk faşizminin sona ermeyeceğini ifade ediyor.
 
Şimdi artık bu Kürt düşmanı sürece son vermenin, esaret zincirlerini kırarak, özgür bir halk olmak, her halk gibi devlet sahibi olmanın yolunu açmanın zamanı gelmiştir.
 
İlk olarak, bütün Kürt örgütleri, 1 Mart tarihinden itibaren bütün Kürtlerin çocuklarını Türk okullarına göndermemeleri için bir bildirge yayınlayarak zorunlu adımı atmaları gerekiyor. 14 milyonun üzerinde Kürd hali hazırda Türk yapılmış, adları değiştirilmiş kendilerine düşman bir toplum haline getirilmiştir. Kürtlerin düşmanı AKP nin de devam ettirdiği Türkleştirme politikasıdır... Askeri anlamda Kürtleri yoketmenin imkanı yoktur. TC bunu iyi biliyor ve bu yok etmeyi İslamcılar ve Kemalistlerin ortak paydası olan devlet okullarında devam ettiriyor.
 
İşte şimdi bu okulları boykot, TC nin Kürd&#039;ü esaret altına almak için yaşam borusu olarak kullandığı bu mezarlara gereken cevabı vermenin zamanı geldi. En az %35 nin üzerinde Kürt vatandaşımız bu çağrıya uyup, çocuğunu asimile etmekten başka bir şey yapmayan bu Türk okullarını protesto ederse TC&#039; nin bölgedeki bel kemiği kırılacaktır. Böylesine bir olay dünya çapında büyük yankılar yapacak ve AKP nin  sahte maskesi de düşecektir. Kürt özerkliğine giden yol, Kürt halkının ortak iradesi onun gerçek temsilcilerinin böylesine küçük bir çıkışla, aklı selimle işe başlamalarından geçiyor.
 
Devletin saldırısı büyük olacaktır ama eskisi gibi başarı şansı yoktur. 
 
1 milyon Kürd ayağa kalktığında ise işleri Suriye gibi olacaktır.
 
Şimdiden biliyoruz ki TC de o gün, PKK adı altında kendi askerlerine karşı vahşiyane bir saldırıda bulunarak, mümkün olduğunca çok askeri öldürerek, geri kalmış cahil halkı ayağa kaldırarak bu haklı eylemi sabote etmeye çalışacaktır. TC&#039; nin değişmez Kürt politikasını devam ettiren yeni AKP-Asker ittifakı, Kürt Hareketi nezdinde bir kırılmayı amaçlıyor; talep ve istemlerin, Müslüman-Kemalist kırmızı hattının içine çekilmesini, güney Kürtlerini de tehdit ederek, zorunlululuk azmeden Kürt Birliği’nin sağlanmasının önünü almaya her zamanki gibi hedefleyeceklerdir. Benzeri olay en son Kürt özerkliğinin ilan edildiği gün yaşandı, MHP yandaşı yeni patron Necdet Özel&#039;in Jandarma istihbaratından hareketle, PKK adına  askerlerin yaptığı bu provakasyona resmen sahip çıkıldı.
Kürtler ortak iradeleri ile özerkliği ilan etmiş durumdadır, geriye dönüş olamaz ve bu yeni adım ile de onu gerçek yaşam alanına sokacaklarıdır.
 
 
1 Mart&#039; tan itibaren Türkleşmeye son!
 
Kürdün mezarı olan Türk okulunu değil, anadilde Kürtçe eğitim sağlayacak Kürt okulunu istiyoruz.
 
 
Kürtler için anadilde eğitim komitesi.
 
Saygılarla, 
 
Şemso Lazwan Kurmesh
 
 </description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Kürt çocuklarına,&#8217;Varlığım Türk varlığına armağan olsun&#8217; sloganını dayatanlara cevap verme zamanı geldi: 1 marttan itibaren çocuğunu Türk okuluna gönderme.<br />
Kürtler olarak hep beraber, Kürtlere mezar haline gelen  Türk okullarını terk edelim!<br />
 <br />
Kürt değilsiniz. Tek başınıza düşünemezsiniz. Doğruyla yanlışı ayırt edemezsiniz. Tek başınıza karar veremezsiniz. Varlığınızı yüce Türk milletin varlığına katarak, (Türk varlığına armağan ederek) eriyecek ve yok olacaksınız. İşte AKP&#8217; nin de devam ettirmeye çalıştığı Türk-İslam sentezinin Kürtleri imha politikası&#8230;<br />
 <br />
Artık, dostumuzu, düşmanınımızı tanımanın, ideolojik saplantıları bir tarafa bırakmanın zamanı geldi. Bugün için bize sağ-sol, Türk Arap dostluğu-kardeşlikleri gibi saçmalıklar bir fayda getirmez. İslamın bize vereceği bir şey olamaz. Irak devleti yakında 3 parçaya bölünecek, orada ki sahte kardeşlik-birlik dirlik yalanlarının da sonu gelecektir. Müslümanlık adına AKP de 130 Kürd milletvekili var, Müslümanlık adına 9 milyon Kürt kendini Türk olarak görüyor. Ama bu Müslümanlar için, Kürd bir kafirdir ve ona bir nebze de olsa hak verilemez. Yaklaşık 10 senelik AKP iktidarında tek bir Kürt köyünün okulunda Kürtçe serbest bırakılmamıştır. Tek bir Kürt ismine bile hala izin verilememiştir.Türklerin Başbakanı, tarihsel geleneklerine uymaya devam ediyor: 1930&#8242;lu yıllardan itibaren regüler devlet politikası haline gelen halka yabani sistem aralıksız devam ediyor&#8230;O yıllar Faşizmin dünya çapında zirvede olduğu yıllar. Faşizm gençliğe, gençliğin eğitimine ve endoktrine edilmesine çok önem veriyor. Azınlıkların yokedilmesi bu endoktrinasyonun hedefi olarak görülüyor. İtalya&#8217;da anaokullarına kadar inen faşist örgütlenmeler ortaya çıkıyor. Hitler, Mussolini&#8217;den öğrendiği kitlesel gösterileri inanılması güç devasa boyutlara çıkartıyor. Mussolini ise Atatürk&#8217; ten çok şey  öğrendiğini açıkça söylüyor. Almanya&#8217;da faşizmin &#8216;ein volk, ein reich&#8217; (tek millet, tek devlet) sloganı, Kemalistlerin attığı bir slogan ve bu politika Kürtlerin sistematik imhasına parallel geliştiriliyor. Kemalistler dünya faşizminin öncülleri olarak Rum ve Ermenleri acımasızca ellemişlerdi ve Kürtlerin sırası gelmişti. Yüzbinlerce aptal, kriminal vahşi insan, bir gösteri alanında tek bir komutla disiplinli ve uyumlu bir şekilde aynı hareketleri yaparak varlıklarını uyduruk bir millete ve Paşa&#8217;ya adamış oluyorlar. Bu eylemler, özelliklede Dersim Kürt soykırımı arifesinde bütünüyle kitlesel ve adeta dinî bir havaya büründürülmüş ritüeller oldu. Çünkü Dersim soykırımı ile, baş paşanın dediği gibi &#8216;çıbanbaşı&#8217; Kürtlerin hak ve hukuk talepleri en az 100 sene geriye atılmıştı.<br />
 <br />
Türkler kadar cümle başı, &#8216;baş&#8217;  kelimesi kullanan bir millete rastlanamaz. &#8216;başbuğ&#8217;, &#8216;başhakim, başvekil, &#8216;başkan&#8217;, etc.. etc..İradesiz, şuursuz,soysuz, sopsuz insanların zayıf noktalarına vurgu yapılarak, 10 çocuğu da ölürse, adama &#8216; başın sağolsun&#8217; diye ekstra  işkence etmeye gidilir. Burada &#8216;baş&#8217; diye kastettikleri, &#8216;çoban&#8217; kılığında, kan döken, baş kesen bir işgalci olması gerek!!<br />
Dünyada kendi meclisine &#8216;büyük&#8217;  adına takanlar göçebe Türklerdir: neden normal bir millet meclisi değil de &#8216;büyük millet&#8217;  meclisi oluyorlar?<br />
Kaldi ki &#8216;büyük&#8217; denilen bir millet bu şekilde göçebe olamaz. İyi milletler doğdukları topraklara sadık ve onu en iyi kullanabilen toplumlardır. Almanlar&#8217;ın Amerikaya, Türkiyeye gideni olmuş ama bu Türklerin dakikada bir yaptıkları gibi sürü şeklinde oradan oraya yığınak yapıp onun bunun memleketini bozmaları, yakıp yakmaları şeklinde değildir. &#8216;Büyük Türk&#8217; denilen Rum+Arap+Fars+Türkmen kırmaları bu defa da Avrupanın ortasına yığılmaya başladı&#8230;Türk resmi ideolojisi beşikteki bir çocuğu dahi Orta Asyalı olduğuna ikna etmeye çalışır, 7 göbek sonrasında dahi Anadolu&#8217;nun yerlisine, onun Orta asyalı olduğu, Kurt sürüsünü takiplen buraya kadar geldiğini temel alan resmi devlet doktirini, okuldan işe kadar her yerde sistematik uygulanıyor ve  insanların beyinleri çelinerek, kendilerine yabancı, doğdukları yere düşman birileri olduklarına inandırılıyorlar. Dünya üzerinde sadece Türkiye&#8217;de, halka oranın yabancısı oldukları devlet okullarında okutulur, sadece Türkiye&#8217;de,Türkiye&#8217;nin yerlisi olmayan Türklerin, &#8216;türkiye devleti&#8217; denilen bir oluşuma sahip oldukları kendi resmi olarak doktirine edilir.<br />
&#8216;Fert yok cemiyet var, hak yok vazife var&#8217; düsturu bugün bütün okullarda küçük çocukların her sabah söylediği andımızda &#8216;Varlığım Türk varlığına armağan olsun&#8217;, &#8216; ne mutlu türküm diyene&#8217;, &#8216;bir türk düyaya bedeldir&#8217; sözleriyle tekrarlanıyor. Bugün onbinlerce Kürt okulunda bu ritüeller aralıksız devam ediyor. Kürt çocuklarının beyinleri acımasızca yıkanarak Türkleştirilip kendilerine yabancı, &#8216;üstün ırk&#8217; denilen Orta asyalı bir kavmin &#8216;, anadoluyu işgal etmiş fertleriymiş gibi yetiştiriliyorlar. Faşizm, ferdin bağımsız bir kişilik olarak var olmasını reddeder. Aslolan Paşa&#8217;nın, başkanın, Şef&#8217;in, Führer&#8217;in, Duçe&#8217;nin, Cadillo&#8217;nun liderliğinde, onun gösterdiği istikamette milletin yücelmesi için ferdin her şeyini feda etmesidir. Aslında Atatürkçülük, &#8216;Ebedî Şef&#8217; kültü etrafında, kalıcı bir faşist tahakküm arayışıdır. Bu kült, bütün katiller, kan emiciler için ayrıcalıklarını sürdürecekleri bir sığınak vazifesi görmektedir.<br />
Kürt soykırımlarının sonu, AKP tarafından da devam ettirilen bu sistem  ayakta olduğu müddetçe devam edecektir. Esas soykırım Kürdün geleceğini sistematik şekilde yokeden, eğitimiden dine kadar uzanan  Türk-İslam sentezidir. Sahte laiklik adına 5.3 milyon Kürt kandırılp kimliğine yabancılaştırılmış durumda. Alevilik, Kemalizm adına kürtleri kandıran sahte modernistler de, İslamcılardan farklı değildirler. Maoist komünistlerden, Devrimci karargah, Halk kurtuluş cephesine, solcu sendikalardan, masum dinseverler adı altında Kürtlerin beyinlerini yıkayan, özel harb dairesince ayakta tutulan ve göbekten Türk ordusuna bağlı Hizbullah gibi örgütler Kürt çocuklarının asimile edilmesinde birer yan araçtan başka bir şeey deüillerdir. Türk devletinin terör örgütlenmesini, özel harp dairesininin yeni yapılanmalarını, doğal Kürt hareketini bloke etmek, onu saptırıp dünyadaki tabii desteklerinden koparmak için, kendisine bağlı olarak örgütlendirdiği belgelenmiş durumda. Erdoğan kliği bu belgeleri sadece kendisine direkmen karşı olan askerleri tasfiyede -şantaj anlamında- kullanırken bu olşumun devamında ise diretmektedir. Evren-Özal-Demirel-Çiller-Ağar-Ecevit den kalan miras devam ediyor: AKP Kürdistandan tek bir Türk askerini bile geri çekmemiştir, masum köylüleri katleden tek bir köy koruyucusunu bile azaltmamaıştır.<br />
 <br />
Asker-polis elbiseli Türkler kesilen Kürt kafaları ile fotoğraf çekmeye devam ediyor, imamın ordusu &#8216;fahişelere&#8217; asker elbisesi giydirerek türkü söylettirmeye devam ediyor.  <br />
Kürt değilsiniz. Tek başınıza düşünemezsiniz. Doğruyla yanlışı ayırt edemezsiniz. Tek başınıza karar veremezsiniz. Varlığınızı yüce Türk milletin varlığına katarak, (Türk varlığına armağan ederek) eriyecek ve yok olacaksınız. “Ne mutlu Türküm diyene”  “Bir Türk dünyaya bedeldir” “Türk, öğün, çalış güven.” gibi şiarlar, yaygınlaşan bayraklar ve heykeller birlikte, ulusun belleğine bir daha silinmeyecek şekilde yerleşmiştir. Peşpeşe gerçekleşen yenilgilerin yarattığı çöküntüyü ve suskunluğu yaşayan Kürt, kabuğuna çekilmiş, Türklüğüne razı olmak zorunda kalmıştır. Şentürk, hastürk, yıldırımtürk, öztürk, aslantürk, kahramantürk gibi soyadları alan Kürt, köylerinin değişen, Türkleşen isimlerine de pek karşı çıkamamıştır.Koyunlar gibi o basit hareketleri okul ve kışlalarda hep birlikte yaparak kıvama geleceksiniz. İşte o zaman sizin yerinize düşünen, karar veren, sizi yöneten bir azınlığa sorgusuz sualsiz teslim olacaksınız. Bir komut gelecek elinizi kaldıracak, bir başka komutla indireceksiniz. Bir sürü gibi. Anaokulundan başlayarak hazırol ve rahatta durmayı, uygun adım yürümeyi nasıl olsa öğrenmiş bulunuyorsunuz. Çocuklar ve gençler, sizler birer küçük Türk koruyucu askersiniz. Komutanlarınızı dikkatle takip edeceksiniz. Onlara Paşa diye hitap edceksiniz. Sakın düşünmeye, dilinizi konuşmaya, onunla düşünmeye, kendi kendinize karar vermeye kalkmayın. Sadece denileni yapın. Dünyada faşizmin en çiğ ve kaba haliyle varlığını sürdürebildiği yerler Türkiyenin okulları, Türklerin bayrak salladıkları, kendi toprakları diye saydıkları bütün Kürt şehir ve köyleridir.<br />
Kürdistan&#8217; da koşullandırılan yaklaşık 450 000 i resmi ve 128 000 ni de paramiliter koruyucu, Irkçı, Alevici, Şiici, Maocu Komünist partisi, Devrimci karargah-kurtuluş cephesi, Müslüman Hizbullahçı kılığında örgütlenmiş askeri güç, din adı altında örgütlenmiş Hizbullah-Diyanet-Nurcu-Süleymancı-Bektaşici-Fetullahçı-kontralar bir bütün olarak AKP diktatörlüğü altında da geleneksel süreci devam ettirmektedirler.<br />
Varlık koşulunu geleneksel bir düşman algısı üzerinden inşa ederek ifade eden Türk kimliğinin 20. yüzyıldan bugüne kadarki en büyük düşmanları, Ermeniler ve Kürtler olmuştur. Bizanslılarla iç içe geçen göçmen Orta asyalılar ve ortadoğulular yeni bir millet oluşumuyla, Anadolu&#8217;da geriye kalan toplumlara karşı  büyük bir kin ve nefret dalgasının temellinide sağladılar: işte &#8216;türk&#8217; denilen ucube budur. Zira Mustafa Kemal’in Nutuk’unda, meziyetlerinden (!) ötürü övmekle bitiremediği Nurettin Paşa’nın, “Bu ülkede ‘zo’ diyenleri (Ermeni) temizlediler, ‘lo’ diyenleri (Kürt) de ben temizleyeceğim” sözü, o güne dek yapılmış ve sonrasında yapılacak olanları, devlet ricali ağzıyla özetleyen ciddi bir itiraftır. İttihatçıların, doğrudan veya dolaylı yollardan (deportation) Ermenileri katletmesiyle başlayan bu süreç, Nurettin Paşa’nın Koçgiri’de Kürtlere karşı giriştiği ilk katliam denemesi (1921) ile sonrasında kurulacak olan Cumhuriyet’e de miras bırakılacaktır. O günden bugüne kadar meydana gelenleri anlatmaya sayfalar kâfi gelmeyeceği için, şimdilik bu tarihi değerlendirmeyi okuyucunun takdirine bırakıyoruz. </p>
<p>‘Olağanüstü hal tarihçiliği’<br />
Egemen olmanın ana çerçevesini ‘olağanüstü hale karar vermekle’ ifade eden Carl Schmitt’in, siyasal literatüre armağan ettiği ‘olağanüstülük’ ya da ‘dışılık’ kavramı, gerek Türk siyasal erkinin gerekse bu erkle organik bağı bulunan ve ‘bilimsellik yalanının çamurunda’ çırpınan Türk tarihçiliğinin acizliğini, ziyadesiyle gözler önüne sermekte. Özellikle de Hrant Dink’e ithafen kaleme aldığı eserinde lafı dolandırmadan gediğine oturtan Oktay Özel’in söyledikleri, bu anlamda oldukça manidar: “Bu resimden çıkarılabilecek yegâne sonuç, bütün uzmanlık alanlarının, dolayısıyla mesleklerin ve bu arada tarihçiliğin elbette doğal kulvarının dışına çıktığı, her şeye hâkim bir gündelik pragmatizmin veya stratejik ‘üst yarar’ın, yani kamusal yararın bütün uzmanlıkları önceden belirlenmiş hedefler (‘milli dava’ ya da ‘ulusal çıkar/yarar’) doğrultusunda yeniden harmanlandığı, araçsallaştırıldığı bir ‘olağanüstü hal tarihçiliği’dir.” </p>
<p>Ne yalan söyleyeyim, militan Türk tarihçiliğinin Ermeni katliamı karşısındaki yok sayma ve reflekse dayalı tutumu, geçmişte uygulanan vahşetin, bugün dilin aşağılayıcı kelime hazinesinden devşirilen ‘piç’likle meşrulaştırılıyor olmasında da büyük emeği geçmiştir. Bu yüzden de tarihçiliği arşiv belgesi okumakla eşdeğer gören bu garabet zihniyetin, bugün toprağın altından çıkan toplu mezarlar ve süngü zoruyla uçurum boşluklarına itilen insanların yaşadıklarıyla empati kurmasını beklemek, en yalın anlamıyla safdillik olur. Keza Julien Benda’nın Alman felsefecilerinin sefaleti üzerine dile getirdiği, “Tanrıları onurlandıran asil bir bakireyi çocuklarının zaferini haykırmakla meşgul bir canavara dönüştürmek, Alman felsefecilerin ezeli ve ebedi utancı olacaktır” sözü, bugün Türk tarihçiliğinin de içinde bulunduğu durumu özetler bir hal almıştır. Zaferden zafere koşarak tanıtılan bir neslin, bu zaferleri kime karşı ve nasıl elde ettiklerini sorgulamadan dile getirmek, Türk tarihçiliğinin sefaletini de gözler önüne sermekte. </p>
<p>Dersim’de ve 1925 Şeyh Sait olayındaki  Kürtlere yaşatılanları bir arşiv düellosuna çeviren hükümet ve ana muhalefetin, bu topraklarda katledilen halkların gerçeğini dahi kendi tekelinde bulunan arşiv belgeleriyle izah etmesi, acınası bir durum. AKP&#8217; nin Kürt politikası, 1945&#8242;te İtalyan ve Alman faşizminin çöküşünden tam 67 yıl sonra, Türk faşizminin sona ermeyeceğini ifade ediyor.<br />
 <br />
Şimdi artık bu Kürt düşmanı sürece son vermenin, esaret zincirlerini kırarak, özgür bir halk olmak, her halk gibi devlet sahibi olmanın yolunu açmanın zamanı gelmiştir.<br />
 <br />
İlk olarak, bütün Kürt örgütleri, 1 Mart tarihinden itibaren bütün Kürtlerin çocuklarını Türk okullarına göndermemeleri için bir bildirge yayınlayarak zorunlu adımı atmaları gerekiyor. 14 milyonun üzerinde Kürd hali hazırda Türk yapılmış, adları değiştirilmiş kendilerine düşman bir toplum haline getirilmiştir. Kürtlerin düşmanı AKP nin de devam ettirdiği Türkleştirme politikasıdır&#8230; Askeri anlamda Kürtleri yoketmenin imkanı yoktur. TC bunu iyi biliyor ve bu yok etmeyi İslamcılar ve Kemalistlerin ortak paydası olan devlet okullarında devam ettiriyor.<br />
 <br />
İşte şimdi bu okulları boykot, TC nin Kürd&#8217;ü esaret altına almak için yaşam borusu olarak kullandığı bu mezarlara gereken cevabı vermenin zamanı geldi. En az %35 nin üzerinde Kürt vatandaşımız bu çağrıya uyup, çocuğunu asimile etmekten başka bir şey yapmayan bu Türk okullarını protesto ederse TC&#8217; nin bölgedeki bel kemiği kırılacaktır. Böylesine bir olay dünya çapında büyük yankılar yapacak ve AKP nin  sahte maskesi de düşecektir. Kürt özerkliğine giden yol, Kürt halkının ortak iradesi onun gerçek temsilcilerinin böylesine küçük bir çıkışla, aklı selimle işe başlamalarından geçiyor.<br />
 <br />
Devletin saldırısı büyük olacaktır ama eskisi gibi başarı şansı yoktur.<br />
 <br />
1 milyon Kürd ayağa kalktığında ise işleri Suriye gibi olacaktır.<br />
 <br />
Şimdiden biliyoruz ki TC de o gün, PKK adı altında kendi askerlerine karşı vahşiyane bir saldırıda bulunarak, mümkün olduğunca çok askeri öldürerek, geri kalmış cahil halkı ayağa kaldırarak bu haklı eylemi sabote etmeye çalışacaktır. TC&#8217; nin değişmez Kürt politikasını devam ettiren yeni AKP-Asker ittifakı, Kürt Hareketi nezdinde bir kırılmayı amaçlıyor; talep ve istemlerin, Müslüman-Kemalist kırmızı hattının içine çekilmesini, güney Kürtlerini de tehdit ederek, zorunlululuk azmeden Kürt Birliği’nin sağlanmasının önünü almaya her zamanki gibi hedefleyeceklerdir. Benzeri olay en son Kürt özerkliğinin ilan edildiği gün yaşandı, MHP yandaşı yeni patron Necdet Özel&#8217;in Jandarma istihbaratından hareketle, PKK adına  askerlerin yaptığı bu provakasyona resmen sahip çıkıldı.<br />
Kürtler ortak iradeleri ile özerkliği ilan etmiş durumdadır, geriye dönüş olamaz ve bu yeni adım ile de onu gerçek yaşam alanına sokacaklarıdır.<br />
 <br />
 <br />
1 Mart&#8217; tan itibaren Türkleşmeye son!<br />
 <br />
Kürdün mezarı olan Türk okulunu değil, anadilde Kürtçe eğitim sağlayacak Kürt okulunu istiyoruz.<br />
 <br />
 <br />
Kürtler için anadilde eğitim komitesi.<br />
 <br />
Saygılarla,<br />
 <br />
Şemso Lazwan Kurmesh<br />
 <br />
 </p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Wentto F003 Yardım Kılavuzu yazısına mertcan delioğlu tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.nanelimon.net/wentto-f003-yardim-kilavuzu/comment-page-9/#comment-10931</link>
		<dc:creator>mertcan delioğlu</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Jan 2012 22:19:55 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.nanelimon.net/?p=593#comment-10931</guid>
		<description>abi fabrıka ayarlarını geri yukledım iphonede çakma iphonede telefon acılıyor ama dokunmatık calısmıyor neden sizce kendıne gelırmı geri.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>abi fabrıka ayarlarını geri yukledım iphonede çakma iphonede telefon acılıyor ama dokunmatık calısmıyor neden sizce kendıne gelırmı geri.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Kürt Açılımı Nedir? yazısına gökhan aksoy tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.nanelimon.net/kurt-acilimi-nedir/comment-page-3/#comment-10756</link>
		<dc:creator>gökhan aksoy</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Jan 2012 11:04:11 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.nanelimon.net/?p=515#comment-10756</guid>
		<description>Arkasaşlar muhakak ki bu tür şeyler hoş değil. Türkiye cumhuriyeti sınırlarında yaşayan insanlar ne olursa olsun Türkiyelidir.Çok duyuyorum Bu gün Kürt, yarın laz .... gibi konuşmalarıAllah aşkına ya LAZ lar kimlerdir ya? Bu kelimeden nefret ediyorum. Aslında kelimeden değil, yanlış kullanılmasından nefret ediyorum. Size göre LAZ giresun, Trabzo, Rize , ordunun bir kısmı değilmi?. Arkadaşlar Ben Trabzonluyum ve laz değilim. Karadenizliyim ve Türküm. Hatta Trabzon Giresun , Ordu hepsi türkktür.bir tane laz bulamazsınız. Lazlar rize ile artvin arasında bir kaç ilçede bulunan toplam 12 bin nüfusa sahip vatandaşımızdır. BU kardeşlerimiz Rusyadan gelmedirler. bizlerse ortaasyadan gelmeyiz. Yazarken biraz tarih öğrenin çok hoş olmuyor bu yazılanlar. Allah aşkına bir internet karıştırın.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Arkasaşlar muhakak ki bu tür şeyler hoş değil. Türkiye cumhuriyeti sınırlarında yaşayan insanlar ne olursa olsun Türkiyelidir.Çok duyuyorum Bu gün Kürt, yarın laz &#8230;. gibi konuşmalarıAllah aşkına ya LAZ lar kimlerdir ya? Bu kelimeden nefret ediyorum. Aslında kelimeden değil, yanlış kullanılmasından nefret ediyorum. Size göre LAZ giresun, Trabzo, Rize , ordunun bir kısmı değilmi?. Arkadaşlar Ben Trabzonluyum ve laz değilim. Karadenizliyim ve Türküm. Hatta Trabzon Giresun , Ordu hepsi türkktür.bir tane laz bulamazsınız. Lazlar rize ile artvin arasında bir kaç ilçede bulunan toplam 12 bin nüfusa sahip vatandaşımızdır. BU kardeşlerimiz Rusyadan gelmedirler. bizlerse ortaasyadan gelmeyiz. Yazarken biraz tarih öğrenin çok hoş olmuyor bu yazılanlar. Allah aşkına bir internet karıştırın.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Wentto F003 Uyumlu Oyun ve Programlar yazısına samet tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.nanelimon.net/wentto-f003-uyumlu-oyun-ve-programlar/comment-page-11/#comment-10483</link>
		<dc:creator>samet</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Jan 2012 22:36:41 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.nanelimon.net/?p=538#comment-10483</guid>
		<description>güzel bilgiler vermişsiniz işime yaradı teşekkür edrim.peki bu telefon için tema var mı uzantısı ne</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>güzel bilgiler vermişsiniz işime yaradı teşekkür edrim.peki bu telefon için tema var mı uzantısı ne</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Wentto F003 İphone İncelemesi yazısına beyza güney tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.nanelimon.net/wentto-f003-iphone-incelemesi/comment-page-27/#comment-10400</link>
		<dc:creator>beyza güney</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Jan 2012 16:24:42 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.nanelimon.net/?p=506#comment-10400</guid>
		<description>yorumları okurken hakan zorlunun yorumunu gördüm kulanmasını bilmeyen kullamazsa telefonun suçu ne????</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>yorumları okurken hakan zorlunun yorumunu gördüm kulanmasını bilmeyen kullamazsa telefonun suçu ne????</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Wentto F003 İphone İncelemesi yazısına beyza güney tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.nanelimon.net/wentto-f003-iphone-incelemesi/comment-page-27/#comment-10399</link>
		<dc:creator>beyza güney</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Jan 2012 16:21:41 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.nanelimon.net/?p=506#comment-10399</guid>
		<description>daha telefonumu alalı 2 gün oldu fakat süper 1 telefon olduğunu anladım arkadaşlarıma anlattığımda bu kadar ucuz bir telefonda bu özellikler olamaz diyorlardı
ama çok yanılıyorlar çünküıphoneden 1 tek farkı ucuz olması çok bayıldım yalnız internette facebook agiremiyorum lütfen nasıl girceğimi yazar mısınız?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>daha telefonumu alalı 2 gün oldu fakat süper 1 telefon olduğunu anladım arkadaşlarıma anlattığımda bu kadar ucuz bir telefonda bu özellikler olamaz diyorlardı<br />
ama çok yanılıyorlar çünküıphoneden 1 tek farkı ucuz olması çok bayıldım yalnız internette facebook agiremiyorum lütfen nasıl girceğimi yazar mısınız?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Wentto F003 Uyumlu Oyun ve Programlar yazısına memati_a tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.nanelimon.net/wentto-f003-uyumlu-oyun-ve-programlar/comment-page-11/#comment-10306</link>
		<dc:creator>memati_a</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Jan 2012 09:22:33 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.nanelimon.net/?p=538#comment-10306</guid>
		<description>arkadaşlar benim telefon internet hızmetlerine girerken lütfen bekliyor diyor açmıyor usb takıncada yığın belleği seçinde sistem hazır değil diyor</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>arkadaşlar benim telefon internet hızmetlerine girerken lütfen bekliyor diyor açmıyor usb takıncada yığın belleği seçinde sistem hazır değil diyor</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Docx Dosyası Office 2003 ile Nasıl Açılır? yazısına Yigobey tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.nanelimon.net/docx-dosyasi-office-2003-ile-nasil-acilir/comment-page-1/#comment-10288</link>
		<dc:creator>Yigobey</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Jan 2012 16:49:05 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.nanelimon.net/?p=194#comment-10288</guid>
		<description>Adamsınız !</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Adamsınız !</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Wentto F003 Yardım Kılavuzu yazısına neslihan tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.nanelimon.net/wentto-f003-yardim-kilavuzu/comment-page-9/#comment-10227</link>
		<dc:creator>neslihan</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Jan 2012 19:13:53 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.nanelimon.net/?p=593#comment-10227</guid>
		<description>ben telefonu aldım fakat mesaj gelince titreşimle uyarıyo bunu nasıl düzeltebilirim:S ayrıca sim kartımı takıyorum bazen algılıyo bazen ise algılamıyo ne yapıcam geri iade edip paramı alabilirmiyim..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ben telefonu aldım fakat mesaj gelince titreşimle uyarıyo bunu nasıl düzeltebilirim:S ayrıca sim kartımı takıyorum bazen algılıyo bazen ise algılamıyo ne yapıcam geri iade edip paramı alabilirmiyim..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>ÖSYM Şifremi Nasıl Alabilirim? yazısına emel tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.nanelimon.net/osym-sifremi-nasil-alabilirim/comment-page-1/#comment-10176</link>
		<dc:creator>emel</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Jan 2012 00:23:47 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.nanelimon.net/?p=996#comment-10176</guid>
		<description>arkadaşlar ben ilk defa şifre alıcam nasıl yapıldığını bilmiorum internetten alınmıyor mu acaba yardımcı olursanız sevinirim.şimdiden tşk ederim</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>arkadaşlar ben ilk defa şifre alıcam nasıl yapıldığını bilmiorum internetten alınmıyor mu acaba yardımcı olursanız sevinirim.şimdiden tşk ederim</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

