<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>naneLimon.net &#187; Edebiyat</title>
	<atom:link href="http://www.nanelimon.net/category/edebiyat/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.nanelimon.net</link>
	<description>Her Şeylerden Bir Şeyler.</description>
	<lastBuildDate>Wed, 14 Jul 2010 11:48:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Üstüm Başım Sen Kokmalı</title>
		<link>http://www.nanelimon.net/ustum-basim-sen-kokmali/</link>
		<comments>http://www.nanelimon.net/ustum-basim-sen-kokmali/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Jul 2010 16:13:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Elbeye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nanelimon.net/?p=812</guid>
		<description><![CDATA[baktığım heryerde gözlerin olmalı&#8230; sana açmalı kasımpatılar&#8230; bir şiir de sana yazmalı nazım&#8230; üstüm başım sen kokmalı&#8230; Murat Elbeye]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>baktığım heryerde gözlerin olmalı&#8230;<a href="http://www.nanelimon.net/wp-content/uploads/2010/07/chrysanthemum.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-813" title="chrysanthemum" src="http://www.nanelimon.net/wp-content/uploads/2010/07/chrysanthemum-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a></p>
<p>sana açmalı kasımpatılar&#8230;</p>
<p>bir şiir  de sana yazmalı nazım&#8230;</p>
<p>üstüm başım sen kokmalı&#8230;<span id="more-812"></span></p>
<p><strong>Murat Elbeye</strong></p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.nanelimon.net%2Fustum-basim-sen-kokmali%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:50px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nanelimon.net/ustum-basim-sen-kokmali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Portmantodaki Duygular</title>
		<link>http://www.nanelimon.net/portmantodaki-duygular/</link>
		<comments>http://www.nanelimon.net/portmantodaki-duygular/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Jul 2010 15:57:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Elbeye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nanelimon.net/?p=809</guid>
		<description><![CDATA[Gelişigüzel şiirler yazıyorum müsvedde kağıtlara Sonra üstüne bir delik açıp portmantoya asıyorum Ceketimi alırken bir kez daha hatırlıyorum  seni Varlığın hep üzerimde olsun diye Murat Elbeye]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.nanelimon.net/wp-content/uploads/2010/07/scribble.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-810" title="scribble" src="http://www.nanelimon.net/wp-content/uploads/2010/07/scribble-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Gelişigüzel şiirler yazıyorum müsvedde kağıtlara<br />
Sonra üstüne bir delik açıp portmantoya asıyorum<br />
Ceketimi alırken bir kez daha hatırlıyorum  seni<br />
Varlığın hep üzerimde olsun diye<a href="http://www.nanelimon.net/wp-content/uploads/2010/07/scribble.jpg"></p>
<p></a></p>
<p><span id="more-809"></span></p>
<p><strong>Murat Elbeye</strong></p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.nanelimon.net%2Fportmantodaki-duygular%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:50px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nanelimon.net/portmantodaki-duygular/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seslensem Yüreğine</title>
		<link>http://www.nanelimon.net/seslensem-yuregine/</link>
		<comments>http://www.nanelimon.net/seslensem-yuregine/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Jul 2010 07:47:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Elbeye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Alişan Yılmaz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nanelimon.net/?p=803</guid>
		<description><![CDATA[Yollarına düşsem Gelmek istesem kollarına İzin verir mi şu yollar, şu denizler Kanatlansam uçsam Uzaktan da olsa görebilir miyim ki Rüzgâr olup koşsam Dalgalansam sıla saçlarında Yağmur olup yağsam Yanaklarında bir damla su, Dudaklarında nem olsam&#8230; Bir şiir yazsam hasretine, Kömür karası gözlerinde neşe olsam Ve seslensem yüreğine, Yâd ellerden duyulsam&#8230; “Seni, seni öyle özledim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yollarına düşsem<a href="http://www.nanelimon.net/wp-content/uploads/2010/07/ellerini_ozledim.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-806" title="ellerini_ozledim" src="http://www.nanelimon.net/wp-content/uploads/2010/07/ellerini_ozledim-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a><br />
Gelmek istesem kollarına<br />
İzin verir mi şu yollar, şu denizler</p>
<p>Kanatlansam uçsam<br />
Uzaktan da olsa görebilir miyim ki</p>
<p>Rüzgâr olup koşsam<br />
Dalgalansam sıla saçlarında<br />
Yağmur olup yağsam<span id="more-803"></span><br />
Yanaklarında bir damla su,<br />
Dudaklarında nem olsam&#8230;</p>
<p>Bir şiir yazsam hasretine,<br />
Kömür karası gözlerinde neşe olsam</p>
<p>Ve seslensem yüreğine,<br />
Yâd ellerden duyulsam&#8230;</p>
<p>“Seni,</p>
<p>seni öyle özledim ki”</p>
<p><strong>Alişan Yılmaz</strong></p>
<p><embed src="http://www.nanelimon.net/wp-content/uploads/2010/07/mozart_kisa.wav" autoplay="true" loop="true" height="25"></center></p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.nanelimon.net%2Fseslensem-yuregine%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:50px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nanelimon.net/seslensem-yuregine/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
<enclosure url="http://www.nanelimon.net/wp-content/uploads/2010/07/mozart_kisa.wav" length="863304" type="audio/wav" />
		</item>
		<item>
		<title>Sevmek&#8230;</title>
		<link>http://www.nanelimon.net/sevmek/</link>
		<comments>http://www.nanelimon.net/sevmek/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 10 Jul 2010 07:47:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Elbeye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Paylaşasım Geldi]]></category>
		<category><![CDATA[herşeye rağmen sevmek]]></category>
		<category><![CDATA[Masumi Toyotome]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nanelimon.net/?p=789</guid>
		<description><![CDATA[Masumi Toyotome diye bir Japon yazmış bu yazıyı. “Dünyada sevilmek istemeyen kişi yok gibidir diye başlıyor. Ama sevgi nedir?, nerede bulunur?, biliyor muyuz?” diye soruyor. Sonra anlatmaya başlıyor&#8230; Sevgi üç türlüdür. Birincinin adı &#8216;Eğer&#8217; türü sevgi. Belli beklentileri karşılarsak bize verilecek sevgiye bu adı takmış yazar. Örnekler veriyor: eğer iyi olursan baban, annen seni sever. Eğer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Masumi Toyotome diye bir Japon  yazmış bu yazıyı. “Dünyada sevilmek istemeyen kişi yok gibidir diye  başlıyor. Ama <a href="http://www.nanelimon.net/wp-content/uploads/2010/07/Sevgi-Resimleri.jpg"><img class="alignright size-thumbnail  wp-image-791" title="Sevgi Resimleri" src="http://www.nanelimon.net/wp-content/uploads/2010/07/Sevgi-Resimleri-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>sevgi nedir?, nerede bulunur?, biliyor muyuz?” diye  soruyor. Sonra anlatmaya başlıyor&#8230;<br />
Sevgi üç türlüdür.<br />
Birincinin adı  &#8216;Eğer&#8217; türü sevgi. Belli beklentileri karşılarsak bize verilecek  sevgiye bu adı takmış yazar. Örnekler veriyor: eğer iyi olursan baban,  annen seni sever.<br />
Eğer başarılı ve önemli kişi olursan, seni severim.  Eğer eş olarak benim beklentilerimi karşılarsan seni severim. Toyotome  en çok rastlanan sevgi<span id="more-789"></span> türü budur diyor. Karşılık bekleyen sevgi. Yazara  göre evliliklerin pek çoğu &#8216;Eğer&#8217; türü sevgi üzerine kurulduğu için  çabuk yıkılıyor. Gençler birbirlerinin o anki gerçek hallerine değil,  hayallerindeki abartılmış romantik görüntüsüne aşık oluyor ve  beklentilere giriyorlar.</p>
<p>İkinci tür: &#8216;Çünkü&#8217; türü sevgi&#8230; Toyotome bu  tür sevgiyi şöyle tarif ediyor: Bu tür sevgide kişi bir şey olduğu, bir  şeye sahip olduğu ya da bir şey yaptığı için sevilir. Başka birinin onu  sevmesi, sahip olduğu bir niteliğe ya da koşula bağlıdır. Örnek mi? Seni  seviyorum. Çünkü çok güzelsin (Yakışıklısın). Seni seviyorum. Çünkü o  kadar popüler, o kadar zengin, o kadar ünlüsün ki. Seni seviyorum. Çünkü  bana o kadar güven veriyorsun. Seni seviyorum. Biri dışa gösterdikleri  öteki yalnızca kendilerinin bildiği. İnsanlar sandıkları kişi  olmadığımızı anlar ve bizi terk ederlerse korkusu buradan doğar.  İkincisi de ya günün birinde değişirsem ve insanlar beni sevmez  olurlarsa endişesidir. Japonya&#8217;da bir temizleyicide çalışan dünya güzeli  kızın yüzü patlayan kazanla parçalanmış. Yüzü fena halde çirkinleşince,  nişanlısı nişana bozup onu terk etmiş. Daha acısı ayni kentte oturan  anne ve babası, hastaneye ziyarete bile gelmemişler, artık çirkin olan  kızlarını. Sahip olduğu sevgi, sahip olduğu güzellik temeli üstüne  kurulmuş olduğundan bir günde ölmüş. Güzellik kalmayınca sevgi de  kalmamış. Kız birkaç ay sonra kahrından ölmüş&#8230; Japon yazar  toplumlardaki sevgilerin çoğu &#8216;Çünkü&#8217; türündendir ve bu tür sevgi,  kalıcılığı konusunda insanı hep kuşkuya düşürür diyor. Peki o zaman,  gerçek sevgi, güvenilecek sevgi ne? Ve işte sevgilerin en gerçeği:</p>
<p>Üçüncü tür sevgi: &#8216;Rağmen&#8217; &#8230; Bir koşula bağlı olmadığı için ve  karşılığında bir şey beklenmediği için? Eğer türü sevgiden farklı bu.  Sevilen kişinin çekici bir niteliğine dayanıp böyle bir şeyin varlığını  esas olarak almadığı için Çünkü türü sevgi de değil. Bu üçüncü tür  sevgide, insan Bir şey olduğu için değil, Bir şey olmasına rağmen  sevilir. Esmeralda, Quasimodo&#8217;yu dünyanın en çirkin, en korkunç kamburu  olmasına Rağmen sever. Asil, yakışıklı, zengin delikanlı da Esmeralda&#8217;ya  çingene olmasına rağmen tapar. Kişi dünyanın en çirkin, en zavallı, en  sefil insanı olabilir. Bunlara rağmen sevilebilir. ***  Her şeye rağmen  sevmek&#8230; sevilmek ya da&#8230; Gerçekten de güzel ve özel&#8230; “Çünkü”ye ve  “Eğer”e gerek kalmadan&#8230;</p>
<p>Herşeye rağmen sevmeniz ve sevilmeniz dileği ile&#8230;</p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.nanelimon.net%2Fsevmek%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:50px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nanelimon.net/sevmek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Okudum: Guillaume Musso – Çünkü Seni Seviyorum</title>
		<link>http://www.nanelimon.net/okudum-guillaume-musso-%e2%80%93-cunku-seni-seviyorum/</link>
		<comments>http://www.nanelimon.net/okudum-guillaume-musso-%e2%80%93-cunku-seni-seviyorum/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Nov 2009 09:47:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Elbeye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Hobi]]></category>
		<category><![CDATA[Çünkü Seni Seviyorum]]></category>
		<category><![CDATA[Çünkü Seni Seviyorum kitabı]]></category>
		<category><![CDATA[Guillaume Musso]]></category>
		<category><![CDATA[Guillaume Musso – Çünkü Seni Seviyorum]]></category>
		<category><![CDATA[Guillaume Musso – Çünkü Seni Seviyorum kitabı]]></category>
		<category><![CDATA[kitap tavsiyesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nanelimon.net/?p=619</guid>
		<description><![CDATA[5 Yaşındaki Layla,Los Angeles&#8217;ta büyük bi alışveriş merkezinde aniden kayboluyor.  Tam 5 yıl boyunca kimse Laylayı bulamıyor istihbaratcılar ,polis hiç kimse bişey bilmiyor. Bu 5 yıllık sürede ailesi çok kötü zamanlar geçiriyor dağılıyorlar. Ve tam 5 yıl sonra aynı gün Layla geri çıkıp geliyor&#8230; Kitabın başında yazar, sonunu kimseye söylememeniz gerektiğini,söylerseniz büyüsünün bozulacağını söylüyor. Bende [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>5 Yaşındaki Layla,Los Angeles&#8217;ta büyük bi alışveriş merkezinde aniden kayboluyor.  Tam 5 yıl boyunca kimse Laylayı bulamıyor istihbaratcılar ,polis hiç kimse bişey bilmiyor. Bu 5 yıllık sürede ailesi çok kötü zamanlar geçiriyor dağılıyorlar.</p>
<p>Ve tam 5 yıl sonra aynı gün Layla geri çıkıp geliyor&#8230;</p>
<p>Kitabın başında yazar, sonunu kimseye söylememeniz gerektiğini,söylerseniz büyüsünün bozulacağını söylüyor. <img src='http://www.nanelimon.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Bende onun sözünü dinliyorum ve sonunu anlatmak yok. Kitap çok kalın bir kitap değil ama 232 sayfaya böyle birşey sığdırmak gerçek bir yazarın işi olabilir ancak.</p>
<p>Sürükleyici ve doyurucu bir yazım olmuş tavsiye edilir.</p>
<p><span id="more-619"></span></p>
<table style="height: 134px;" border="0" cellspacing="1" cellpadding="3" width="297">
<tbody>
<tr>
<td align="left"><span>Çeviren: Zeynep Seymen<br />
Yayın Yılı: 2009<br />
Kitap Kağıdı<br />
232 sayfa<br />
14&#215;23 cm<br />
Karton Kapak<br />
ISBN:6051113708<br />
Dili: TÜRKÇE</span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.nanelimon.net%2Fokudum-guillaume-musso-%25e2%2580%2593-cunku-seni-seviyorum%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:50px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nanelimon.net/okudum-guillaume-musso-%e2%80%93-cunku-seni-seviyorum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;An&#8217;&#8230;</title>
		<link>http://www.nanelimon.net/an/</link>
		<comments>http://www.nanelimon.net/an/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Sep 2009 19:40:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>eflatun</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[an]]></category>
		<category><![CDATA[anı]]></category>
		<category><![CDATA[Büşra Eylül Bayraktar]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[sabır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nanelimon.net/?p=576</guid>
		<description><![CDATA[yine yazıların arasında kaybolmak üzereyken bi cümle çekti dikkatimi.. hayat bir &#8216;an&#8217;dır demiş yazar&#8230;ve bu cümle büyüdükçe büyüdü gözlerimde&#8230;neden mi? büyüklü küçüklü mutsuzluklar öyle bir &#8216;an&#8217;da yakalar ki bizi o &#8216;an&#8217;ı unutamayız&#8230;veya hayatımızın aşkı karşımıza çıkar ummadığımız bir &#8216;an&#8217;da&#8230;işte o &#8216;an&#8217; tebessümle hatırladığımız bir zam&#8217;an&#8217; dilimi olur bizim için&#8230;peki ya o en büyük mutluluklarımız bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>yine yazıların arasında kaybolmak üzereyken bi cümle çekti dikkatimi..</p>
<p>hayat bir &#8216;an&#8217;dır demiş yazar&#8230;ve bu cümle büyüdükçe büyüdü gözlerimde&#8230;neden mi?</p>
<p>büyüklü küçüklü mutsuzluklar öyle bir &#8216;an&#8217;da yakalar ki bizi o &#8216;an&#8217;ı unutamayız&#8230;veya hayatımızın aşkı karşımıza çıkar ummadığımız bir &#8216;an&#8217;da&#8230;işte o &#8216;an&#8217; tebessümle hatırladığımız bir zam&#8217;an&#8217; dilimi olur bizim için&#8230;peki ya o en büyük mutluluklarımız bir &#8216;an&#8217;da omzumuza konup ve yine farkettirmeden bir &#8216;an&#8217;da uçup gitmiyor mu?</p>
<p>ve biz hayatın tadını o &#8216;an&#8217; larda çıkarabiliyor muyuz?&#8217;an&#8217;ımızın kıymetini biliyor muyuz acaba?</p>
<p>mutluluğun kıymeti olur muydu mutsuzluk olmasaydı?veya mutsuzluk olur muydu mutluluk olmasaydı?hepimiz er ya da geç birtakım bedeller ödüyoruz&#8230;kimimiz bu bedeli mutlu olduktan sonra ödemekteyiz&#8230;kimimiz ise bedelini ödedikten sonra mutluğa erişiyoruz&#8230;yapmamız gereken; herşeye rağmen pozitif düşünüp, başımıza gelebilecek en büyük felakete bile psikolojik olarak kendimizi hazırlayıp, o zam&#8217;an&#8217;da bile bir pembe pencere açmak değil mi dünyaya?bakınız POLYANNA olalım demiyorum ki asla olmayalım&#8230;sadece karamsar olmaktan vazgeçip olumlu düşünsek, gerçekçi olmaktan vazgeçmeden, yaşamın gerçeklerini acı da olsa görüp ama inadına gülümseyerek hayata neşeyle bağlansak daha yaşanası olmaz mı hayat?</p>
<p>artık en ufak birşeye bile tahammül edemez haldeyiz&#8230;her an sinirlenip elimize ne geçerse fırlatasımız var&#8230; en ufak bi olumsuzlukta avucumuzdaki kalpleri vurup kırası bi psikolojiye hakimiz&#8230;neden peki?sabrımız mı azalıyor?biraz silkelensek, dönüp penceremizden dünyaya baksak aslında bizi gülümsetecek birçok sebep olduğunun farkına varmaz mıyız?sabretsek, olumsuzluklara karşı biraz dirensek, zam&#8217;an&#8217; bi madalya takmaz mı sabrımıza?</p>
<p>işte birçoğumuz &#8216;an&#8217; ı anmadan belki de umursamadan zam&#8217;an&#8217;ı  haince öldürüp bile bile kendi &#8216;an&#8217;ımızın katili oluyoruz&#8230;</p>
<p>ve sonra &#8216;an&#8217;ımız anı olup düşüyor avuçlarımıza&#8230;</p>
<p>sabır&#8230;s<img class="size-medium wp-image-577 alignright" title="fraglieheartbyhoangquanvy4" src="http://www.nanelimon.net/wp-content/uploads/2009/09/fraglieheartbyhoangquanvy4-300x225.jpg" alt="fraglieheartbyhoangquanvy4" width="300" height="225" />abır&#8230;sabır&#8230;</p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.nanelimon.net%2Fan%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:50px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nanelimon.net/an/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MaviM&#8217;e&#8230;</title>
		<link>http://www.nanelimon.net/mavime/</link>
		<comments>http://www.nanelimon.net/mavime/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Sep 2009 19:27:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>eflatun</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[Büşra Eylül Bayraktar]]></category>
		<category><![CDATA[cesaret]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[korku]]></category>
		<category><![CDATA[mavi]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nanelimon.net/?p=564</guid>
		<description><![CDATA[-korkuyorum&#8230;ya rüzgar birgün farklı yönlere savurursa&#8230;ya ilk defa bir elin sıcaklığını hisseden elim birgün tek kalıp üşürse&#8230; -korkma&#8230;cesaretli ol ve biraz güven&#8230;korkusuzluğun elinden tut artık&#8230;sana adam gibi gelen birinin elinden tut artık&#8230; -o zaman bana cesaret vermeli &#8220;uzat elini&#8221; demeli&#8230;. -tut o zaman ellerimi&#8230;&#8230;&#8230;. ve geldin&#8230;&#8230;..(= tuttum ellerini ısındı yüreğim&#8230;meğer bu kadar sene varlığından bihaber [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-570" title="1c102b6477c7d46d64bdf2a820ea34be" src="http://www.nanelimon.net/wp-content/uploads/2009/09/1c102b6477c7d46d64bdf2a820ea34be-150x150.jpg" alt="1c102b6477c7d46d64bdf2a820ea34be" width="150" height="150" />-korkuyorum&#8230;ya rüzgar birgün farklı yönlere savurursa&#8230;ya ilk defa bir elin sıcaklığını hisseden elim birgün tek kalıp üşürse&#8230;</p>
<p>-korkma&#8230;cesaretli ol ve biraz güven&#8230;korkusuzluğun elinden tut artık&#8230;sana adam gibi gelen birinin elinden tut artık&#8230;</p>
<p>-o zaman bana cesaret vermeli &#8220;uzat elini&#8221; demeli&#8230;.</p>
<p>-tut o zaman ellerimi&#8230;&#8230;&#8230;.</p>
<p>ve geldin&#8230;&#8230;..<span id="more-564"></span>(=</p>
<p>tuttum ellerini ısındı yüreğim&#8230;meğer bu kadar sene varlığından bihaber seni beklemişim hep, beklediğimden bile bihaber&#8230;.biliyordum ya da hissediyordum birgün yüreğime bir güneş doğacağını ve sonsuza kadar orada parlayacağını&#8230;bu yüzden bekledim hep seni&#8230;senden bihaber seni&#8230;</p>
<p>seninle anladım ben nefes almanın ne kadar güzel olduğunu&#8230;yaşamak için nefese ihtiyacım olduğu kadar seviyorum seni&#8230;gülüşünü,sesini,kelimelerini,cümlelerini,ya nımda olmayışında sana olan hasretimi,&#8221;Güneşim, seni seviyorum&#8221; dediğinde utanıp kızarışımı bile seviyorum&#8230;sebep olduğun herşeyi, içinde olduğun tüm cümleleri seviyorum&#8230;çünkü senin içinde olduğun her cümle yüklemine göre &#8216;aşk&#8217;, anlamına göre &#8216;masmavi&#8217;, ögelerinin dizilişine göre &#8216;sevdalı&#8217;, yapısına göre &#8216;taş&#8217; gibi cümledir&#8230;ömrüme neşe katanım, gülüşüme ömür katanım&#8230;cümleme öznem,yoluma ışığım&#8230;herşeyim sensin&#8230;</p>
<p>bedelini özlemle ödediğimiz bir mutluluk olsa da bu&#8230;her geçen dakika daha fazla özlüyor olsam da seni, &#8220;birkaç takvim yaprağı sonrasında zaman bizi ödüllendirecek&#8221; diyorum ve nefesim yettiğince yanımda olacağını düşünüp gülümsüyorum sen kokan satırlarıma&#8230;</p>
<p>gelişi güzelim&#8230;ne güzel geldin sen hayatıma&#8230;iyi ki varsın ömrüm, iyi ki geldin&#8230;HOŞGELDİN&#8230;<br />
umuda dair satırlarımın başlığısın&#8230;<br />
hayallerimin kahramanısın&#8230;<br />
sevdamsın,huzurumsun, aydınlığımsın&#8230;</p>
<p>Seni Seviyorum Mavi&#8217;m&#8230;</p>
<p>nereye baksam seni görüyorum, her aşk şarkısında seni duyuyorum, seni seven yüreğimi seviyorum, beni seven yüreğini seviyorum&#8230;<br />
<!--more--></p>
<p>şimdi ben her gece öperek uyuyorum yüzüğümü, sana verdiğim &#8216;söz&#8217;ümü&#8230;</p>
<p>ve sen yüreğime kocaman bir mutluluk takansın&#8230;mavi taşlı mutluluğumsun benim&#8230;MAVİMSİN&#8230;</p>
<p>seni yüreğime getiren Rabbime şükürler olsun&#8230;</p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.nanelimon.net%2Fmavime%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:50px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nanelimon.net/mavime/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şimdi Ben, Yokluğuna Sevdalı</title>
		<link>http://www.nanelimon.net/simdi-ben-yokluguna-sevdali/</link>
		<comments>http://www.nanelimon.net/simdi-ben-yokluguna-sevdali/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Sep 2009 19:22:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Alişan Yılmaz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Alişan Yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[ayrılık şiiri]]></category>
		<category><![CDATA[gitmeler]]></category>
		<category><![CDATA[hasret]]></category>
		<category><![CDATA[özlem]]></category>
		<category><![CDATA[sevdalı]]></category>
		<category><![CDATA[Şiirleri]]></category>
		<category><![CDATA[Şimdi ben yokluğuna]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nanelimon.net/?p=550</guid>
		<description><![CDATA[Şimdi Ben, Yokluğuna Sevdalı “Sen, Hayal ürünü bir sevdanın Nadasa bırakılmış toprağı… Oysa ben, Sonu hüzne açılan bir kapı… Şimdi ben, yorgun anılar savaşçısı…” ********* İçine dert olacak o son gülüşüm Bir daha hiç duyamayacağın sesim Şen şakrak, hüzünlü, kimi zaman deli Dönüp de baktığında maziye, Mutlu anlar gelecek göz önüne Yüzünde tebessüm ve hüznün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;"><strong>Şimdi Ben, Y</strong><a href="http://www.nanelimon.net/wp-content/uploads/2009/09/simdi_ben_yokluguna.jpg"><img class="size-medium wp-image-551 alignleft" title="simdi_ben_yokluguna" src="http://www.nanelimon.net/wp-content/uploads/2009/09/simdi_ben_yokluguna-300x206.jpg" alt="simdi_ben_yokluguna" width="300" height="206" /></a><strong>okluğuna Sevdalı</strong></p>
<p style="text-align: right;">“Sen,<br />
Hayal ürünü bir sevdanın<br />
Nadasa bırakılmış toprağı…</p>
<p style="text-align: right;">Oysa ben,<br />
Sonu hüzne açılan bir kapı…<br />
Şimdi ben, yorgun anılar savaşçısı…”</p>
<p style="text-align: right;">*********</p>
<p><span id="more-550"></span></p>
<p style="text-align: right;">İçine dert olacak o son gülüşüm<br />
Bir daha hiç duyamayacağın sesim<br />
Şen şakrak, hüzünlü, kimi zaman deli</p>
<p style="text-align: right;">Dönüp de baktığında maziye,<br />
Mutlu anlar gelecek göz önüne<br />
Yüzünde tebessüm ve hüznün<br />
Hiçbir şeye anlam veremezken,<br />
Kaybolacaksın derinliklerimde<br />
Ve benden uzakta,<br />
Çığlık atacak, o ürkek, serçe yüreğin…</p>
<p style="text-align: right;">Yine anlamlar çıkaracaksın;<br />
O masum gözlerden,<br />
Sen dolu yürekten,<br />
Her sözden…<br />
Nefret etmek için,<br />
Bence hepsi, “sence” nedenden</p>
<p style="text-align: right;">Oysa ben,<br />
Şimdi sana bunları yazarken,<br />
Sonu hüzne açılan bir kapı…<br />
Şimdi ben, yorgun anılar savaşçısı…<br />
İnan, inan bu gönül,<br />
Gittiğinden beri, yokluğuna sevdalı</p>
<p style="text-align: right;"><strong>Alişan Yılmaz</strong></p>
<p><center><embed src="http://www.alisanyilmaz.com/MP3/simdi_ben_yokluguna_sevdali.wav" autoplay="true" loop="true" height="25"></center></p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.nanelimon.net%2Fsimdi-ben-yokluguna-sevdali%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:50px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nanelimon.net/simdi-ben-yokluguna-sevdali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
<enclosure url="http://www.alisanyilmaz.com/MP3/simdi_ben_yokluguna_sevdali.wav" length="373804" type="audio/x-wav" />
		</item>
		<item>
		<title>Spontan Serzenişler</title>
		<link>http://www.nanelimon.net/spontan-serzenisler/</link>
		<comments>http://www.nanelimon.net/spontan-serzenisler/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Aug 2009 19:27:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Elbeye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nanelimon.net/?p=499</guid>
		<description><![CDATA[.cümleye sondan başlamak, noktayı sona koyup sınırsızlığa doğru koşmak.bir de bunu deneyelim. kendimizi bir deneyin ortasına fırlatmak.tüm fareleri tavşanları bir kenara itmek.eylemsizlik kanunu yıkmak. duran nesnenin durmaya devam etmeye çalışması değil, dururken harekete acıkmış gibi sürtünmesiz düzlemde kayarcasına kayıp gitmesi uzayın derinliğine.uzayın derinliği yok.uzay düzlem hatta nokta.noktanın da bir derinliği var.ya da belki bir sonu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>.cümleye sondan başlamak, noktayı sona koyup sınırsızlığa doğru koşmak.bir de bunu deneyelim.<br />
kendimizi bir deneyin ortasına fırlatmak.tüm fareleri tavşanları bir kenara itmek.eylemsizlik kanunu yıkmak.<br />
duran nesnenin durmaya devam etmeye çalışması değil, dururken harekete acıkmış gibi sürtünmesiz düzlemde kayarcasına<br />
kayıp gitmesi uzayın derinliğine.uzayın derinliği yok.uzay düzlem hatta nokta.noktanın da bir derinliği var.ya da belki<br />
bir sonu var.uzayınkini gören var mıdır, görse de söyler mi, söylese inanır mıyım bilmem&#8230;çok fazla şey bilmem&#8230;</p>
<p>kelimenin yalın hali, e, de,ben hali, sen hali.benim yalın halim, senin yalan halin, onun halsizliği.kendimi<br />
virgülle ayırmak,sonuna nokta koymadan, belki ünlem.heyecan katar belki coşku verir, peki ya sıkıntı 3 noktaları&#8230;<br />
3 noktayı da alıp teker teker denizde sektirmek isterim en azından 3 kez.deniz üzerinde yaşasınlar kendilerini.<br />
nasılki cümlenin bitmeyeceğini gösteriyorlarsa denizinde bitmeyeceğini göstersin.uzasın sonuna kadar.ufuk çizgisine kadar gitsinler<br />
ötesi yok çünkü.bana dünyanın yuvarlak olduğunu kanıtlamaktan başka naptıki?hem bildim de ne oldu.düz olsa ne yazar dönmese<br />
ne farkeder.yer çekmesi beni bir gün uçup gitsem, merak etme dünya istemezsen bir dakika daha durmam.belki beni kendine<br />
çekecek başka dünyalar vardır.yörüngesine alsın yada yavaşça indirsin yüzeyine.emin ol onların içinde de kor gibi bir kalp vardır&#8230;</p>
<p>eşyalar gibi ya hiç konuşmayacaksın yada arada tık tık sesler çıkartacaksın.gevezeliğe gerek yok.vazifen olmayınca<br />
hiç karışmıcaksın.ama gerektiğinde de işlevini yerine getireceksin.örümcek bağlasa da etrafını üzülmeyeceksin.içinde<br />
hep umut olacak belki bir gün gelir de tozumu siler kullanmasa bile.yere düşünce hemen kırılmayacaksın.nitelikli olmalısın</p>
<p>nicelikli değil.süs olmamalısın, sana süs olmalılar gerekirse.yaşlansan da çökmemelisin antika olmalısın.seni seven<br />
birileri hala olmalı, hala ilgi duyan.pes etmeyeceksin çünkü bir işe yaramıyor olsaydın sen..sen olmazdın&#8230;<br />
sana bir şey diyim mi dostum&#8230;gün gelir de hurdacıya ya da çöpe gidersen arkandan hiç ağlamam&#8230;</p>
<p>imece usulü çalışan elektronlar kadar düzenli olamadım olmak istemedim.kalabalık sevmedim, tek başıma dönmek istemedim<br />
geceleri bir atomun etrafından evime.elektronlar kadar profesyonel olamadım.başka atoma gözümü kırpmadan gidemedim.<br />
nötronlar kadar da gayesiz olmak istemedim.bütün olarak bir atom olabilirim..sadece bir atom.pozitifim negatifim dengeli olmaz ama<br />
benim.tamam belki içimde sabit kalan nötronlarım olabilir ama elbet bir kaç elektronum kopacaktır yada çalacağım en yakınımdan<br />
en güzel elektronlarını.önceden farketmezdi ama artık seçiyorum en hızlı dönenlerini boş durmayanlarını.ve mümkün olduğu<br />
kadar yüklemeliyim kendimi.ben kim miyim?katı madde atomuyum.bulunduğum kabın şeklini almam bizzat o kaba şekil veririm&#8230;.</p>
<p>Burcu Kuşdil&#8230;</p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.nanelimon.net%2Fspontan-serzenisler%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:50px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nanelimon.net/spontan-serzenisler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Popüler Temel</title>
		<link>http://www.nanelimon.net/populer-temel/</link>
		<comments>http://www.nanelimon.net/populer-temel/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Mar 2009 08:06:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Elbeye</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Paylaşasım Geldi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nanelimon.net/?p=412</guid>
		<description><![CDATA[Temel İtalya&#8217;da Fiat fabrikasında çalışan bir işçi&#8230; Dönemin Sovyet lideri Krusçev resmi bir ziyaret için İtalya&#8217;ya gelmiş. Programda Fiat tesisleri de var. Fabrikanın tezgâhları arasında dolaşırken Temel&#8217;e rastlamış. Herkesin gözü önünde &#8221;Vay Temel&#8230;&#8221; diye sarılıp kucaklaşmış. Orada ayaküstü sohbet etmişler. Tüm protokol bu dostluktan şaşkın&#8230; Konuk gittikten sonra patron Temel&#8217;i çağırıp, Krusçev&#8217;i nereden tanıdığını sormuş. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.nanelimon.net/wp-content/uploads/2009/03/ahmetde_temel121.jpg"><img class="size-medium wp-image-413 alignright" src="http://www.nanelimon.net/wp-content/uploads/2009/03/ahmetde_temel121-229x300.jpg" alt="ahmetde_temel121" width="162" height="213" /></a>Temel İtalya&#8217;da Fiat fabrikasında çalışan bir işçi&#8230; Dönemin Sovyet lideri Krusçev resmi bir ziyaret için İtalya&#8217;ya gelmiş. Programda Fiat tesisleri de var.</p>
<p>Fabrikanın tezgâhları arasında dolaşırken Temel&#8217;e rastlamış. Herkesin gözü önünde &#8221;Vay Temel&#8230;&#8221; diye sarılıp kucaklaşmış. Orada ayaküstü sohbet etmişler.</p>
<p>Tüm protokol bu dostluktan şaşkın&#8230; Konuk gittikten sonra patron Temel&#8217;i çağırıp, Krusçev&#8217;i nereden tanıdığını sormuş. Temel &#8216;Hiiç&#8217; demiş. &#8221;Ben eskiden komünisttim&#8230; 1 Mayıs kutlamaları için parti beni Moskova&#8217;ya göndermişti. Orada tanışmıştım.&#8221;<br />
Olay unutulmuş.. Üç beş ay sonra bu kez Amerika başkanı Nixon gelmiş İtalya&#8217;ya. Yine aynı program ve fabrika ziyareti. Tezgahların arasında &#8221;Vay Temel.Vay Nixon.&#8221; muhabbeti&#8230;</p>
<p>İyice meraklanan patron ziyaretten</p>
<p><span id="more-412"></span> sonra Temel&#8217;i yine çağırtmış. Soru da cevap da aynı; &#8221;Bir ara Amerika&#8217;ya göç etmeye kalkıştım. New York&#8217;ta başım polisle belaya girdi. Bu Nixon o zaman çiçeği burnunda bir avukattı. Beni o savunmuştu..&#8221;<br />
Olay bu kadarla kalsa iyi. İki ay sonra Fransa başkanı De Gaulle ziyaretinde de aynı manzara yaşanınca Patron Agnelli derin bunalımlara girmiş. Kendisini tanıyan yok. Yanında çalışan Temel&#8217;in uluslararası çevresi var.<br />
-De Gaulle&#8217;ü nereden tanıyorsun?<br />
-Nazilere karşı Paris&#8217;te yeraltı savaşı yapıyorduk&#8230; Özel kuryesiydim.<br />
-Sen herkesi tanır mısın?<br />
-Evet, hemen hemen&#8230; Patron iyice hırslanmış.<br />
-Neredeyse Papa da arkadaşım diyeceksin.<br />
Temel gülmüş. &#8221;Tabii. Yakın arkadaşımdır.&#8221;</p>
<p>Çıldırma noktasına gelen Agnelli haykırmış :<br />
-İspatla&#8230; İspatlayamazsan kovarım&#8230;</p>
<p>Temel :<br />
-Tamam, bu pazar ayininde Vatikan meydanında olun. Papa balkondan halkı takdis ederken ben yanında olacağım.<br />
Patron pazar&#8217;ı iple çekmiş. Vatikan&#8217;da Papayı bekleyen kalabalığın arasına karışıp beklemeye başlamış. Bir süre sonra Papa balkona çıkmış. Yanında Temel&#8230; Kalabalığa bakıp, patronunu bulmaya çalışıyor. O sırada bir kargaşa olmuş. Biri bayılmış.</p>
<p>Temel bayılanın kendi patronu olduğunu görünce Papaya &#8221;Bana müsaade&#8217; deyip meydana koşmuş. Agnelli yerde yatıyor. Bir iki kişi de ayıltmaya çalışıyor.<br />
Temel çevresindekilere, &#8221;Bu benim patronumdur; ne oldu?&#8221; diye sorunca biri cevap vermiş :<br />
- Siz Papa ile balkona çıktığınızda bunun önünde iki Japon turist vardı. Japonlardan biri senin patronuna dönüp, &#8217;Şu sağdaki bizim Temel, ama yanındaki kim?&#8217; diye sorunca seninki düşüp bayıldı.</p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.nanelimon.net%2Fpopuler-temel%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px;height:50px;margin-top:5px;"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nanelimon.net/populer-temel/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
