Archive

Author Archive

Sana Hizmet Etmek İstiyorum

Ekim 23rd, 2008

Sana hizmet etmek istiyorum.Rivayet edildiğine göre, bir adam Isâ aleyhisselâma gelerek:

“Seninle birlikte olmak ve sana hizmet etmek istiyorum.” dedi. İsâ aleyhisselâm onu kırmadı ve yanına aldı. Bir süre sonra ikisi bir yolculuk yaptılar. Azık olarak da üç ekmek götürdüler. Bir nehrin kenarına geldiklerinde mola verdiler ve ekmekleri çıkarıp her biri bir tane yedi. Geriye de bir ekmek kaldı. İsâ aleyhisselâm nehire inip su içti ve döndü. Kalan ekmeği yerinde göremeyince adama:

“- Kalan ekmeği kim aldı? Ekmeğe ne oldu?” dedi. Adam:

“-Bilmiyorum.” dedi. Kalkıp yola devam ettiler. Bir yerde bir geyik gördüler. İsa aleyhisselâm geyiği çağırdı ve geyik yanlarına geldi. Bunlar onu kestiler ve bir kısmını kavurup yediler. Ondan sonra İsa aleyhisselâm ölü geyiğe:

“Allah’ın izniyle diril.” dedi. Geyik dirildi ve kalkıp gitti. İsa aleyhisselâm adama:

“-Bu mucizeyi gerçekleştiren Allah teâlâ hakkı için, ekmeği kim aldı? Ekmeğe ne oldu?” dedi. Adam, ilk sözünü tekrarlayarak,

“-Bilmiyorum.” dedi. Yollarına devam ettiler ve bir denize geldiler. İsa aleyhisselâm adamın elinden tutup birlikte denizin üzerinde yürüdüler. Karşı sahile vardıklarında İsa aleyhisslâm:

“-Bu mucizeyi gerçekleştiren Allah teâlâ hakkı için, ekmeği kim aldı? Ekmeğe ne oldu?” dedi. Adam, yine:

“-Bilmiyorum.” dedi. İsa aleyhisselâm sahildeki kum ve çakıllardan bir yığın oluşturdu. Ondan sonra ona:

“-Allah’ın izniyle altın ol.” dedi. Ve demesi üzerine kum ve çakıl yığını altın hâline geldi. İsa aleyhisselâm adama dönüp:

“-Bu altınların üçte biri bana, üçte biri sana, üçte biri de ekmeği alana olsun.” dedi. Adam bu sözü duyunca, hemen:

“- Ekmeği ben aldım.” dedi. İsa aleyhisselâm:

“-Madem ki, ekmeği sen almışsın, altınların hepsi sana olsun.” dedi ve adamı altın yığınıyla baş başa bırakıp ayrıldı. Adam, altınları nasıl götüreceğini düşünürken, iki adam çıkıp geldiler. Bunlar onun önünde altınları görünce, kendisini öldürüp altınları almak istediler. Adam onlara:

“-Beni öldürmeyin, altınları aramızda bölüşelim.” dedi. Altınları bölüştüler ve her birine dünyayı satın alabilecek kadar altın düştü. Ondan sonra kendi aralarında:

“-Birimiz şehre gitsin, yiyecek ve içecek alıp getirsin. Yiyip içelim ve zenginliğimizi kutlayalım.” dediler. Onlardan birisi kalkıp şehire gitti ve bol miktarda yiyecek ve içecek aldı. Ancak bunları alırken, kendi kendine: “Bu şeylerin içine zehir katayım ve adamları öldüreyim. O zaman bütün altınlar bana kalır.” dedi. O bunu düşünürken, iki adam da:

“Bu adam gelince, onu öldürelim ve altınlar yalnızca ikimize kalsın.” dediler. Şehire gitmiş olan adam, zehirlediği yiyecek ve içecekleri getirince, iki adam üstüne çullandılar ve onu öldürdüler. Ondan sonra da oturup onun getirdiği şeyleri yemeye başladılar. Fakat bu şeyler zehirli oldukları için kendileri de düşüp öldüler. Bir müddet sonra İsâ aleyhisselâm dönüp o yerden geçti ve üç adamı da altın yığınının yanında ölü buldu. Bunun üzerine, kendi kendine:

“-İşte dünya budur. İnsanları aldatıp kendine çeker. Fakat onlara teslim olmaz. Onları ayağına getirir ve ondan sonra öldürüp müstahaklarını verir.”

Kıssadan Hisse

Command & Conquer - Red Alert 3

Ekim 16th, 2008

Efsane Geri dönüyor…

Command & Conquer’ın efsane RTS oyunu Red Alert 3. versiyonu ile strateji meraklılarına geri dönüyor.
Electronic Arts tarafından hazırlanan Red Alert 3 Pc ve Xbox 360 platformlarına uygun olarak hazırlanan oyun Tiberium Wars ‘un pabucunu dama atacak gibi görünüyor.
Oyunda en çok göze çarpan özelliklerden birisi ise Sovyetler Birliği ve America ırklarına birde japon ırkı eklenmiş.  İlk ekran görüntüleri aşağıda.

Read more…

Teknoloji & İnternet ,

Bu İlk Gidişin

Ekim 15th, 2008

Bu ilk gidişin işte gidiyorsun
Alıp götürdüklerin ve kalanlarla ben
Yüreğindekileri kazıyabilirmisin ki
Gözlerinden gözlerimi silebilirmisin ?

Bu ilk gidişin işte gidiyorsun
Bu şehirde dolaşabilirmisin
Yüreğinin sızlamayacagı
Gözlerini kapatmayacagın
Bir yere bakabilirmisin ?

Bu ilk gidişin işte gidiyorsun
Yüreğini al eline
Yaşananları yükle gözyaşlarına
Ve beni dinle yağmurda…

Bu ilk gidişin işte gidiyorsun
Yalnızlığınla başbaşasın artık
Kimsesizliğin sancısını hisset
Arkanda bıraktıklarına ağla
Pişmalıgının farkına var
Ama asla geç kalma…

Bu ilk gidişin işte gidiyorsun
Bu ilkin son olsun…

Murat Elbeye

Şiir

İstemem Üzülmeni..! (Dedi ve Gitti..)

Ekim 14th, 2008

İstemem Üzülmeni..!
(Dedi ve Gitti..)

Yer ayırma bana yüreğinde..
Öyle büyük olmasın ayırsan da..
Bir gün bende yok olurum bilinmeze..
Ve yokluğum,
Ayırdığın yer kadar derin olur yüreğinde..
İstemem üzülmeni..
Bilirim acıların neler getirdiğini,
Ve bilirim yoksunluğun nasıl buz kestiğini..
Dedi..

Ürkek kumru gibi kaçarım senden,
Acıların ortasında kalmışım ben,
Seni de katmak istemem hüzünlerime..
Kumru olsam da,
Uçamam sevdaya..
Bir gün yolumu kaybederim,
Kanadım kırılır kalırım..
İstemem üzülmeni..
Ve bilirim kırılmanın nasıl acı verdiğini…
Dedi..

Korkak bir sevdaya tutuldum…
Mecnun oldum, kör oldum,
Uğrunda her şeyden geçtim de..
Gün geldi değmediğini gördüm..
Hayallerin, kalplerin tuz oluşunu bildim
İstemem üzülmeni..
Ve bilirim kanayan yaraya tuz basmanın acısını
Dedi..

Karşı gelemem, dayanamam kalırım..
Yine severim, yine mecnun olurum,
Uğrunda her şeyden geçerim de belki..
Gün gelir değmediğini görürsem,
Yolunda ölürüm..
Ecelim olursun biterim..
İstemem üzülmeni..
Geride kalmanın acısını bilirim..
Ve bilirim acılarla yaşamanın nasıl hazin olduğunu
Dedi..
Çekti ve gitti..

…..
…….
korkakça yaşadığı hayata,
bir şans dahi vermeden…
kapattı yüreğinin kapılarını..

Alişan Yılmaz

Şiir

Şimdi Sen Yoksun Ya…!

Ekim 14th, 2008

Şimdi sen yoksun ya..
öyle garip, öyle yetim ki yüreğim
yaşamaktan geçtim, nefes alamaz oldum
ah bir görebilsem seni
ah bir gözlerine bakabilsem
yüreğine dokunabilsem
elini tutmak istesem çok mu olurum
ya dudaklarından öpmek istesem..
sarılsam sana söyle,
sarılamadığım tüm zamanlar için..
acısı dinse sensizliğimin.
aç kalmış yüreğimi doyursan sevginle.

Sahi….
sen hiç acıkmaz mısın

Yok yok çok oldu biliyorum

Şimdi sen yoksun ya..
sana dair herkesten sakladığım gülüşlerim soldu
sadece seninle dolu olan yüreğim kanadı
senden başkasını görmeyen gözlerim ağladı
sensizlik sardı dünyamı
hani içinde sadece senin olduğun
seninle yaşadığım dünyam

Şimdi sen yoksun ya
dünyam yok
ben yok

Yok yok çok oldu biliyorum

hani şöyle bir sesini duyabilsem, seviyorum desen.
bu bile yeterdi yaşamam için

Sanırım gözlerim ağlıyor yine…

Alişan Yılmaz

Şiir

Çınar Gibi Olmalı

Ekim 14th, 2008

Sevgilin olmalı…
…yanında huzur bulduğun…
ayrı geçen anlarında onu düşündüğün
ya da bir dostun olmalı, sen gizlice sevmelisin..
o bilmemeli nasıl sevdiğini…
aşık olmalısın delice…
özgürce..
korkmadan söylemelisin sevdiğini..
ve hiç kimse umurunda olmamalı
öyle bir sevmelisin ki…
bıkmalı ayrılıktan, onsuzluktan…
mutluluk olmalı bir de…
senin gözlerinde başlamalı…
onun yüreğinde bitmeli cümleler…
düşünmemeli yarını, hep bugünde olmalı…
kaçırmamalı güzellikleri, mutlulukları…
öyle sevmelisin ki…
kelimeler yetmemeli onu anlatmaya..
neden sorularının cevabı hep ismi olmalı…
aşk olmalı, sevgi olmalı..
aşık olmalı, sevgili olmalı…
bir de kaçmamalı, korkmamalı..
benim gibi olmalı…
senin gibi olmalı…
aşk sen… sen, ben olmalı..

aşkın da… aşkım da…
çınar gibi olmalı…

Çınar
Alişan Yılmaz

Şiir

Geceden Kalma Yüreğim Bile Bile Gittin

Ekim 14th, 2008

Geceden kalma yüreğimi kimsesiz
Her hasrette griye çalan gökyüzümü yıldızsız
Sonunu bir kez olsun düşünmeyen aklımı
Ve de umutlarımı

Çalıp da gideceğini bile bile sevdim

Gökyüzünde dolanan benliğimi sensiz bırakacağını
Okyanus endamında sevdamı ateşlere atacağını
Senden başkasını düşünemeyen aklımı,
Ve de çalıp okyanus mavilerimi

Çekip de gideceğini bile bile sevdim

Kolum, kanadım bellemişken sevdanı
Ufkumda doğan güneş bilmişken aşkını
Dünyam etmiş, dört mevsim sevmişken
Ve de sualsiz güvenmişken

Sırtımdan vurup da gideceğini bile bile sevdim

Ve şimdi…

Umutlarımı, kalbimi kırıp
Kör kuyularda bırakıp
Mavilerimi çalıp da gittin

İçi sen dolu dünyama
Yüreğimin tam ortasına

Bir çivi çaktın da gittin

Alişan Yılmaz

Slayt Gösterisi; İndir

Şiir ,

Hayatım…

Ekim 9th, 2008

Hayatımın cosinüs 30`undayım
Logaritmanın sonu İntegralin başındayım
Karmaşık sayılarla içiçeyim

Ben çözülmeyen tam bilinmeyenli denklemim
Doğal sayıları geçtim
Rasyonelleri boşverdim

Geldim hayatın analitik çemberdeki yerine
Ben neredeyim bu çemberde?
Birinci,ikinci,üçünçü bölge?
Hayır,ben tam orjindeyim…

Çarpanlarıma ayrılmam
Fonksiyonumu aldırmam
Başka kümelerle kesişmem
Parabol hayatlar yaşamam
Dedim ya

Ben hayatımın cosinüs 30`undayım
Logaritmanın sonu,integralin başında…

Edebiyat, Şiir

Bir Mucize İstiyorum

Eylül 8th, 2008

Maviye duyulan hasret kadar hüzünlü bugün gözyaşlarım
Bir o kadar da kasvetli, yağmur çiselenmiş sokaklar
Yeşile çalaraktan bir şeyler fısıldıyor rüzgâr
Galiba bir mucize istiyor aklım

Sevgiliye duyulan özlem gibi bugün bulutlar, gri, boz bulanık
Ve bir şairin İstanbul’a baktığı gibi bakıyor
Her seste, her çıtırtıda kendimi arıyorum
Galiba bir mucize istiyor ruhum.

Güneşe başkaldıran başaklar gibi bugün sevdam
Ne kadar yansa da ruhu, yakana aşık
Ve bir kardelen cesareti arıyor
Galiba bir mucize bekliyor gönlüm

Virane şehirleri anımsatıyor bugün yüreğim
Terkedilmişlerin sessizliğinde
Çaresizlik sisi bastırmış sineme
Nefes alamıyorum
Galiba bir mucize istiyorum

Murat ELBEYE

Edebiyat, Şiir

Fırtınada rahat uyuyabilirim

Eylül 5th, 2008

Yıllar önce bir çiftçi, fırtınası bol olan bir tepede bir çiftlik

satın almıştı. Yerleştikten sonra ilk işi bir yardımcı aramak oldu.

Ama ne yakındaki köylerden ne de uzaktakilerden kimse onun çiftliğinde

çalışmak istemiyordu. Müracaatçıların hepsi çiftliğin yerini görünce

Read more…

Kıssadan Hisse ,