13Eylül

‘An’…


Warning: Missing argument 1 for wp_get_related_posts(), called in /mounted-storage/home88a/sub005/sc46281-LYTF/nanelimon.net/wp-content/plugins/wp_related_posts.php on line 268 and defined in /mounted-storage/home88a/sub005/sc46281-LYTF/nanelimon.net/wp-content/plugins/wp_related_posts.php on line 41

Warning: Missing argument 2 for wp_get_related_posts(), called in /mounted-storage/home88a/sub005/sc46281-LYTF/nanelimon.net/wp-content/plugins/wp_related_posts.php on line 268 and defined in /mounted-storage/home88a/sub005/sc46281-LYTF/nanelimon.net/wp-content/plugins/wp_related_posts.php on line 41

Warning: Missing argument 3 for wp_get_related_posts(), called in /mounted-storage/home88a/sub005/sc46281-LYTF/nanelimon.net/wp-content/plugins/wp_related_posts.php on line 268 and defined in /mounted-storage/home88a/sub005/sc46281-LYTF/nanelimon.net/wp-content/plugins/wp_related_posts.php on line 41

Warning: Missing argument 4 for wp_get_related_posts(), called in /mounted-storage/home88a/sub005/sc46281-LYTF/nanelimon.net/wp-content/plugins/wp_related_posts.php on line 268 and defined in /mounted-storage/home88a/sub005/sc46281-LYTF/nanelimon.net/wp-content/plugins/wp_related_posts.php on line 41

Warning: Missing argument 5 for wp_get_related_posts(), called in /mounted-storage/home88a/sub005/sc46281-LYTF/nanelimon.net/wp-content/plugins/wp_related_posts.php on line 268 and defined in /mounted-storage/home88a/sub005/sc46281-LYTF/nanelimon.net/wp-content/plugins/wp_related_posts.php on line 41

Warning: Missing argument 6 for wp_get_related_posts(), called in /mounted-storage/home88a/sub005/sc46281-LYTF/nanelimon.net/wp-content/plugins/wp_related_posts.php on line 268 and defined in /mounted-storage/home88a/sub005/sc46281-LYTF/nanelimon.net/wp-content/plugins/wp_related_posts.php on line 41

Warning: Missing argument 7 for wp_get_related_posts(), called in /mounted-storage/home88a/sub005/sc46281-LYTF/nanelimon.net/wp-content/plugins/wp_related_posts.php on line 268 and defined in /mounted-storage/home88a/sub005/sc46281-LYTF/nanelimon.net/wp-content/plugins/wp_related_posts.php on line 41

Warning: Missing argument 8 for wp_get_related_posts(), called in /mounted-storage/home88a/sub005/sc46281-LYTF/nanelimon.net/wp-content/plugins/wp_related_posts.php on line 268 and defined in /mounted-storage/home88a/sub005/sc46281-LYTF/nanelimon.net/wp-content/plugins/wp_related_posts.php on line 41

Warning: Missing argument 9 for wp_get_related_posts(), called in /mounted-storage/home88a/sub005/sc46281-LYTF/nanelimon.net/wp-content/plugins/wp_related_posts.php on line 268 and defined in /mounted-storage/home88a/sub005/sc46281-LYTF/nanelimon.net/wp-content/plugins/wp_related_posts.php on line 41

yine yazıların arasında kaybolmak üzereyken bi cümle çekti dikkatimi..

hayat bir ‘an’dır demiş yazar…ve bu cümle büyüdükçe büyüdü gözlerimde…neden mi?

büyüklü küçüklü mutsuzluklar öyle bir ‘an’da yakalar ki bizi o ‘an’ı unutamayız…veya hayatımızın aşkı karşımıza çıkar ummadığımız bir ‘an’da…işte o ‘an’ tebessümle hatırladığımız bir zam’an’ dilimi olur bizim için…peki ya o en büyük mutluluklarımız bir ‘an’da omzumuza konup ve yine farkettirmeden bir ‘an’da uçup gitmiyor mu?

ve biz hayatın tadını o ‘an’ larda çıkarabiliyor muyuz?’an’ımızın kıymetini biliyor muyuz acaba?

mutluluğun kıymeti olur muydu mutsuzluk olmasaydı?veya mutsuzluk olur muydu mutluluk olmasaydı?hepimiz er ya da geç birtakım bedeller ödüyoruz…kimimiz bu bedeli mutlu olduktan sonra ödemekteyiz…kimimiz ise bedelini ödedikten sonra mutluğa erişiyoruz…yapmamız gereken; herşeye rağmen pozitif düşünüp, başımıza gelebilecek en büyük felakete bile psikolojik olarak kendimizi hazırlayıp, o zam’an’da bile bir pembe pencere açmak değil mi dünyaya?bakınız POLYANNA olalım demiyorum ki asla olmayalım…sadece karamsar olmaktan vazgeçip olumlu düşünsek, gerçekçi olmaktan vazgeçmeden, yaşamın gerçeklerini acı da olsa görüp ama inadına gülümseyerek hayata neşeyle bağlansak daha yaşanası olmaz mı hayat?

artık en ufak birşeye bile tahammül edemez haldeyiz…her an sinirlenip elimize ne geçerse fırlatasımız var… en ufak bi olumsuzlukta avucumuzdaki kalpleri vurup kırası bi psikolojiye hakimiz…neden peki?sabrımız mı azalıyor?biraz silkelensek, dönüp penceremizden dünyaya baksak aslında bizi gülümsetecek birçok sebep olduğunun farkına varmaz mıyız?sabretsek, olumsuzluklara karşı biraz dirensek, zam’an’ bi madalya takmaz mı sabrımıza?

işte birçoğumuz ‘an’ ı anmadan belki de umursamadan zam’an’ı  haince öldürüp bile bile kendi ‘an’ımızın katili oluyoruz…

ve sonra ‘an’ımız anı olup düşüyor avuçlarımıza…

sabır…sfraglieheartbyhoangquanvy4abır…sabır…

 Yazının Etiketleri  
  1. Yorum yapılmammış.

  1. Geri bildirim yok.

Yorum yapın